Allah sabradenlerle beraberdir.
Reklam

“AĞIRDAĞA KER ARDAYA KE ARDAYASA HAŞ TEARDAYA” 26.3.2022 Cumartesi-Yeşilyurt/MALATYA

PDFYazdıre-Posta

CHP genel başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ne söylediyse bilin ki yüzde yüz yalandır. Doğrusunu öğrenmek istiyorsanız tersinden alın. Bugün itibarıyla 66 yaşındayım. 57 seneden beri gazete, dergi okur radyo ve

televizyon dilerim. Şimdi de sosyal medya çıktı ki saydıklarım pek dinlenip izlenmiyor. Buna rağmen bugüne kadar Kemal Kılıçdaroğlu gibi söylediklerinin yalan oldu hakkında mahkeme kararı olan 2. Bir politikacı görmedim.

Adam o kadar çok yalan söyledi ki doğruyu unuttu. Hani insanlar “inandığı gibi yaşmazsa yaşadığı gibi inanırmış” derler. Söylediği yalanları tazminatını ödemek için partisi bir fon kurmuş. Her CHP’li milletvekili düzenli olarak bu fona her ay 5000 TL para yatırıyor. Kemal Kılıçdaroğlu’nun söylediği yalanların attığı iftiraların yalan ve iftira olduğuna mahkemeler karar verince para cezası bu fondan ödeniyor.

Ve Yalan söylediği mahkeme tarafından da tescil edilen Kılıçdaroğlu bugüne kadar devam eden davalar hariç sonuçlanan davalardan dolayı Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a ödediği tazminatların miktarı 11 dava sonucu Erdoğan’a bugüne kadar mahkeme kararıyla toplam 2 milyon 830 bin lira tazminat ödedi. Devam eden davalar hariç.

CHP kurulduğundan beri politikası zaten yalan üzerine bina etmişti. Bu CHP’liler değil miydi Rahmetli Şehid Başbakan Adnan Menderes Adana çimento fabrikasını yaptırıp fabrika hizmete açılıp çimento torbaları bantın üzerinde kamyonlara yüklenirken o günkü Adana’nın katmerli CHP milletvekiline partilileri gidip; “Paşa Demokrat Parti çimento fabrikasını bitirip hizmete açtı. Şimdi de çimento üretilip torbalanıp bantın üzerinde3 kamyonlara yüklenir” deyince o rezil adam utanmadan sıkılmadan; “Onlar çimento fabrikası yapıp çimento üretemezler. Onlar toprağı paketleyip bantın üzerinde kamyonlara yüklerler.” Deyince partili sinirlenip yumruğu vurunca yere yatırmış.

Hani CHP’lilere politika dersi veren Sedef Kabaş var. Bu Sedef Kabaş verdiği eğitimde partililere; Şimdi de yalanın tazminatı mı olurmuş? Diye soranlara; “İşte CHP’nin kurduğu fonda söyledikleri yalanlardan ve attıkları iftiralardan dolayı tazminat ödemek için fon kurmuşlar.

Kemal Kılıçdaroğlu’nun kılavuzu Sedef Kabaş olduğu için bu yalan ve yanlışları doğruymuş gibi sarılıp anlatıyor. Sedef Kabaş ““Kitleleri etkilemek istiyorsanız çok büyük bir yalan söyleyin. Baktınız ki kimse inanmıyor sonra daha büyük bir yalan söyleyin. Bunu sık sık tekrar edin. Baktınız ki buna da inanmıyorlar. Bu sefer küçük bir yalan söyleyin. Bunu sık sık tekrar edin. Belli bir zaman geçtikten sonra kitleler buna inanır ”Diye CHP ve yandaşlarına –sözde-akıl hocalığı yapıyor. Aslında Sedef Kabaş bunları düşünüp söyleyecek kadar akıllı değil. Bayan Kabaş’ın kılavuzu ise daha önce Adolf Hitler’in kılavuzluğunu yapan Joseph Goebbels ”Yalan ne kadar büyük olursa inananlar o kadar çok olur” Diyerek kitlelerin Hitler’e inanmasını sağlamıştı.

İşte Sedef Kabaş’ın görüşüne uyarak Kemal Kılıçdaroğlu BM’nin 128 milyar doları ne oldu? Diye ilk defa büyük bir yalan söylemişti. Ama gel gör ki bu büyük yalanı kendi parti milletvekili İlhan Kesici cevap vermişti. Böylece büyük yalan balon gibi sönüp gitmişti.

Ama aradan biraz zaman geçtikten aynı yalan ve iftirayı CHP’li Malatya milletvekili Veli Ağbaba sözde doların düşüşüne bahane bulmak için büyük yalanın arkasına şöyle küçük bir yalan iliştirdi: "- 128 milyar dolar gibi 7 milyar dolar daha iç edildi mi?

Hâlbuki daha önce MB 128 milyar dolar dolara ne oldu? Sorusuna CHP İstanbul Milletvekili ve ekonomist İlhan Kesici, Halk TV'de katıldığı programda, şu açıklamaları yapmıştır;

"128 milyar dolar kaybolmaz. Okumayı bilenler girer MB sitesine görür. MB bir mahalle bakkalı değil. Orada hangi dövizin nerede olduğunu MB sitesine baktığınızdan görürsünüz" Diye cevap vermiştir.

İşte çoğu zaman Kemal Kılıçdaroğlu’nun söylediği yalanlar bir başka CHP’li tarafından yalan olduğu izah açıklanmıştır.

İşte Kemal Kılıçdaroğlu’nun son yalan ve iftirasını 24 Mart 2022 Perşembe günü NATO’nun olağanüstü toplantısına Brüksel’de katılan Sayın Recep Tayyip Erdoğan’la ilgili şöyle söyledi; eskide Türkiye denilince herkes ne söyleyecek diye dönüp bakardı acaba ne söyleyecek derdi. Şimdi Türkiye yalınız kaldı” dedi.

Hâlbuki işin aslı tam tersinde gizli. Şöyle ki Sayın Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Brüksel'de liderlerle ikili görüşmeler gerçekleştirdi. Zirve öncesi Fransa Cumhurbaşkanı Macron ile görüşen Erdoğan daha sonra İtalya Başbakanı Draghi, Estonya Başbakanı Kallas ve İngiltere Başbakanı Johnson ile bir araya geldi.

Gerek bizim gerekse bütün dünyada eskiden beri kadın erkek arasında kıskançlık sürüp gelmiştir. Bugün geldiğimiz noktada kadın cinayetlerinin artması da kıskançlıktan dolayı ileri geliyor. Hele bizim toplumumuzda bir erkeğin birden fazla kadınla evlenmesi ta baştan beri tasvip görmemiştir. Dinimize göre işin aslı esası da “TEK EŞLİLİKTİR.” Hz. Ali (RA) Hazretleri Hz. Fatıma annemizle evliyken Ebucehilin kızıyla evlenmek ister. Bunu duyan Peygamberimiz Efendimiz (SAV) hemen Hz. Ali (ra)’ye; “YA ALİ EĞER SEN Ebucehilin kızıyla evlenmek istiyorsan benim kızımı boşa sonra onunla evlen. Aksi takdirde senin Ebucehilin kızıyla evlenmene rızam yoktur” Buyurmuş. Hz. Ali (RA) da Ebucehilini kızıyla evlenmekten vaaz geçmiştir.

İşte geçmişte Anadolu’da birisi hanımın üstüne ikinci evliliği yaprak kuma getirmiş. Adam tarladan çalışıp yorgun argın eve gelmiş. Akşam yemeğinde Dövme çorbası varmış. Adam durmadan çorbayı kaşıkladıktan sonra; “ AĞIRDAĞA KER ARDAYA KE ARDAYASA HAŞ TEARDAYA” yani; “BU ÇORBAYI KİM PİŞİRDİ” Demiş. Büyük hanımı; Çala fıskı te ardaya= Yani senin pis kokulu hanım pişirdi” Diye cevap vermiş. Adam; “KİM PİŞİRMİŞSE GÜZEL PİŞİRMİŞ” Deyince büyük hanımı baltayı taşa vurduğunu görünce; “ Ağam ben de tuz atıp karıştırdım” Diye cevap vermiş.

NATO bir günlük olağanüstü toplantı yapıyor. Sayın cumhurbaşkanımız bir günde hem toplantıya katılarak konuşma yapıyor. Hem de Zirve öncesi Fransa Cumhurbaşkanı Macron ile görüşen Erdoğan daha sonra İtalya Başbakanı Draghi, Estonya Başbakanı Kallas ve İngiltere Başbakanı Johnson ile bir araya geldi. İte kimsenin kulak asmadığı Türkiye bu mu? Hani geçmişte sözü dinlenen Türkiye(!!!) Amerika başkanı ve Dış İşleri bakanıyla görüşmek için görüşmek 10-12 gün amerikada beklerlerdi. Sonra da 12 Dolar’lık bir yemek ısmarlayarak ancak 12 DAKİKA görüşürlerdi.

Eskiler boşuna dememiş; “Yalanla abat olunmaz.” SELAM VE DUA İLE.