Allah sabradenlerle beraberdir.
Reklam

MİRAÇ KANDİLİ TEBRİĞİ 24.2.2011 Perşembe –Yeşilyurt/MALATYA

PDFYazdıre-Posta

ÇOK MUHTEREM VE AZİZ KARDEŞLERİM! 27 Şubat 2022 Pazar günü Miraç kandili.Peygamberimizin yaşadığı asırda yüksek yerlere çıkmak için merdiven kullanılırdı. Ama bugün yükseğe çıkmak için merdiven kullanmakla beraber asansör

ve uzay aracı da kullanılıyor. Siz isterse Mi’raca isterse merdiven deyin isterse asansör deyin isterse de uzay aracı deyin. İsim pek önemli değildir. Önemli olan gerek Peygamberimizin yaşadığı yedinci asırda olsun, gerekse bugün olsun Mi’rac olayın hem bizler tarafından anlaşılmamasıdır. Peygamber efendimizin sallallahu aleyhi ve sellemin elli iki yaşında uyanık iken, beden ile, hicretten altı ay önce Receb ayının yirmi yedinci gecesi, Mekke-i Mükerremede Mescid-i Harâm'dan Kudüs'e ve oradan göklere ve bilinmeyen yerlere götürülüp, getirilmesi.

Ne büyük bir nimet, ne büyük bir şeref değil mi? Evet İsrâ gece yolculuğu demektir. Rabbimiz şerefli kulu, şerefli elçisi Hz. Muhammed (a.s)’ı bir gece Mekke’deki Mescid-i Haramdan alıp Kudüs’teki Mescid-i Aksâ’ya götürdü. Rabbimizin etrafını bereketli kıldığımız buyurduğu mübarek bir yurda götürdü böylece ona bir kısım ayetlerini göstermek ve Mekke’de kavminin baskıları ve zulümleri altında bunalmış olan Rasûlullah efendimizi içinde bulunduğu sıkıntılarından biraz biraz kurtarmak, rahatlatmak ve yüceliklerin zirvesinde bir izzet ve şerefe ulaştırmak istedi.

Her şey ilk adımla başladı, en uzun yolculukların bile ilk adımla başladığının bilinciyle atılan ilk adım. Kirletilmiş bir alanda temiz bir başlangıç yapmanın zorluğuna rağmen, büyük düşler kurularak çıkıldı yola. Çünkü “büyük düşler kuranlar, düşlerini gerçekleştirmez, aşarlar” diyen düşünürden farklı düşünülmüyordu.

Gel, ey Muhammed, bahardır…/Dudaklar ardında saklı/Âminlerimiz vardır…/ Hacdan döner gibi gel;/Mi’râc’dan iner gibi gel;/Bekliyoruz yıllardır!

Bulutlar kanat, rüzgâr kanat;/Hızır kanad, Cibril kanad;/Nisan kanad, bahar kanad;/Âyetlerini ezber bilen/Yapraklar kanad…/Açılsın göklerin kapıları,/

Açılsın perdeler, kat kat!/Çöllere dökülsün yıldızlar;/Dizilsin yollarına/Yetimler, günahsızlar!/Çöl gecelerinden, yanık/Türküler yapan kızlar/Sancağını saçlarıyla dokusun;/Bilâl-i Habeşî sustuysa/Ezânlarını Dâvûd okusun!/

Konsun –yine- pervazlara güvercinler,/“Hû hû”lara karışsın âminler…/

Mübarek akşamdır;/Gelin ey Fâtihalar, Yâsinler!”(Arif Nihat Asya)

Üç ayların başlangıcı olan Receb bizler için ekim ayıdır. Şaban ekilen ekime bakım ayıdır. Ramazan ise Hasat ayıdır. Bir başka deyimle Recep ağacların yaprağı ve çiçeğidir. Şaban meyvesidir. Ramazan da o meyveleri toplamadır. Allah gecenizi manen gündüz gibi, gününüzü de manen gece gibi yapsın!

Dinî anlatımda "Şühûr-ü selâse", yani üç aylar olarak bilinen bu mevsimin girmesiyle birlikte Müslüman ruhları bambaşka bir hava kaplar. Çünkü bu aylar İlâhî rahmetin coştuğu aylardır. Diğer vakitlerde iyilik ve ibadetlere on sevap veriliyorsa, Receb, Şaban ve Ramazan aylarında gittikçe yükselen bir oranda kat kat fazla sevap verilir.

Meselâ, başka zamanlarda okunan her bir Kur'ân harfi için on sevap yazılmaktadır. Receb ayında bu sevap yüz olarak yazılır, Şaban'da üç yüzü aşar, Ramazan'da bine çıkar. Cuma gecelerinde binleri bulur. Kadir Gecesinde de otuz bine ulaştığını düşünürsek, üç aylardaki mübarek vakitlerin âhiret ticareti bakımından ne kadar kıymetli bir fırsat olduğunu anlayabiliriz.

Bir kandil gülü savur sevdiklerine, size onlardan gülücükler getirsin öyle içten öyle samimi ol ki gözyaşlarını bile tebessüme çevirsin. Kandiliniz mübarek olsun.

“Ölüm bir tohumsa kefen zarında,/ Gün olur fışkırır bir orman olur.”M. Akif İnan

Üç Ayların ve 27 Şubat 2022 Pazar gün idrak edeceğimiz “MİRAC KANDİLİNİN” kalbimizdeki katılıkları ateşin mumu erittiği gibi eritsin. İman kandilimizin devamlı yanmasına sebep olsun. Ve kandilimizin İslâm âlemi için ve bütün Müslümanlar için hayırlara ve bereketlere vesile olmasını Cenâb-ı Feyyaz-ı Mutlak’tan niyaz ederim. Selam ve dua ile.