Allah sabradenlerle beraberdir.
Reklam

HER KONUDA OLDUĞU GİBİ POLİTİKADA DA ŞARTLAR EŞİT OLMALIDIR 14.2.2022 Pazartesi-Yeşilyurt/MALATYA

PDFYazdıre-Posta

Her konuda olduğu gibi bir yarış varsa o yarışa katılanların eşit şartlar katılmaları lazım. Mesela Futbolda karşılaşmalarında taraflar 11 kişiden oluşuyor. Futbol karşılaşmasına çıkacak takımlardan birisi “Biz 12 kişiyle

sahaya çıkacağız. Ya da karşı takım bizden güçlü olduğu için onları 10 kişi olarak çıkarın” dese Maçı yönetecek hakem heyeti bunu kabul edr mi? Tabii ki kabul etmez. Diyelim ki hakem heyeti bu şartı kabul etse bile Futbol federasyonu bunu kabul eder mi?

Mesela herhangi bir güreş sıkletinde güreşecek kişiler en fazla 300 gram fazlaya kadar o sıklette güreşebilir. O da güreşten önce tartı heyeti kabul ederse. Aksi halde diğerlerinde 200 gram fazla gelen güreşçi bir üst sıklette güreşebilir.

İşte Türkiye’de geldiğimiz noktada politika yapacak partilerinde eşit şartlarda propaganda yapmaları gerekir. İktidara geldiklerinde uygulayacakları herhangi bir programı olmayan ve Millet ittifakını oluşturan parti liderleri yalan söylüyor. Karşısındakilere iftira atıyorlar. Millet ittifakını oluşturan parti yetkilileri alanı doğru gibi söyledikleri yetmiyormuş gibi üstüne üstlük Cumhur ittifakının liderine iftira atıyorlar.

Dolayısıyla Millet ittifakı maça İKİ SIFIR ÖNDE BAŞLIYOR. Millet ittifakının karşısındaki CUMHUR İTTİFAKINI OLUŞTURAN PARTİ LİDERLERİYLE Y YÖNETİCİLERİ İNAÇLARI GEREĞİ yalan söylemedikleri gibi iftira da atmıyorlar. Burada bir eşitsizlik oluşuyor. Hele Millet ittifakını oluşturan en büyük partisi olan CHP’nin genel başkanı o kadar çok yalan söyleyip iftira attığı için artık yalanı doğru gibi söylüyor. O kadar çok yalan söylüyor ki şimdiye kadar söylediği yalanlar sebebiyle Sayın Recep Tayyip Erdoğan ve ailesine toplamda ödediği tazminatların miktarı 11 dava sonucuna göre Erdoğan’a bugüne kadar mahkeme kararıyla toplam 2 milyon 830 bin lira tazminat ödedi.

Kemal Kılıçdaroğlu’nun yalan söylediği mahkeme tarafından karar haline getirildiği halde Kılıçdaroğlu o yalanları hala söylemeye devam ediyor. 1960’lı 80’lı yıllarda rüşvet ve yolsuzluk yapmakla suçlanan şahıs ve kurumlar; “ Böyle bir şey varsa belgesini göster” Diyerek kendilerini savunurlardı. Suçlayanlar ise; “Rüşvetin Belgesi mi olur? Diye cevap verirlerdi.

Şimdi de yalanın tazminatı mı olurmuş? Diye soranlara; “İşte CHP’nin kurduğu fonda söyledikleri yalanlardan ve attıkları iftiralardan dolayı tazminat ödemek için fon kurmuşlar.

2023 Haziran da yapılacak olan Cumhurbaşkanlığı seçimi yaklaştıkça daha çok yalan, iftira ve dezenformasyon’la karşılaşacağız. CHP bu işe dünden hazır olduğu için Sayın Recep Tayyip Erdoğan ile ailesi ve yakınlarına attığı iftiralardan dolayı mahkemelerin hükmettiği tazminatları ödemek için bir fon kurmuş. Bu fona her milletvekili maaş aldıkça o fona 5000 TL para yatırıyor. Kemal Kılıçdaroğlu da söylediği yalan ve attığı iftiralardan dolayı mahkûm olduğu tazminatları bu fonda ödüyor.

Allah kendisinden razı olsun. Sık sık takip ettiğimi bir gazeteci var. O genelde millet ittifakının liderlerinin söylediği yalanları deşifre ediyor. En son attığı twette Millet ittifakını oluşturan parti liderleriyle ilgili olarak; “Yalan söylemeyin. Siz böyle yalan söylemeye devam ettiğiniz müddetçe biz de sizin yalanlarınızı açığa çıkaracağız” dedikten sonra şöyle birkaç yalanı da eklemiş; Ülkeye namussuz siyaseti biz getireceğiz derken şaka yapıyor sanmıştık. Gayet ciddiymiş.” CHP’li Ekrem İmamoğlu ile Zeydan Karaların sanıldığı gibi İngilizce bilmediklerini de İngiliz elçisiyle görüşürken ikisinin de sadece: I am Ok= iyiyim. Sıradaki?

Biz onların yalanlarını ortaya çıkarcağız diye uğraşırken kendi davamızı anlatamıyoruz.

HIRSIZ HIRSIZ İLE ARSIZ ARSIZ İLE HEMHAL OLUR Sohbetten nasiplenmeyen köpeğin sırtında sopa kırarlar. Her kuş kendi sürüsüyle uçar. Aramızda dağlar var. Ben seni nasıl görem. İtle yatan pireyle kalkar. Nâdân kelimesi Farsça olup Türkçede,"câhil, bilgisiz" anlamına gelir.

"Nâdan ile sohbet etmek güçtür bilene; çünkü nâdân ne gelirse, söyler, diline."Atalarımız “Ahmak dostun olacağına akıllı düşmanın olsun”

Ziya Paşa'dan:“Nâdânlar eder sohbet-i nâdânla telezzüz,/Dîvânelerin hem-demi dîvâne gerektir” Yani “Nadan ile nadanlar eder telezzüz, divanelerin hendamı divane gerek”

Cahiller, cahillerin sohbetinden lezzet alır. Deli, divane olanların sohbet arkadaşı ise ancak kendileri gibi olanlardır.

Bir başka deyişle; Nadanlar eder sohbeti nadan ile telezzüz,/Divanelerin hemdemi divane gerektir.”

Aynı Ziya Paşa bir başka beytinde; Ârifle taş taşı, nâdânla bal yeme../"Görücek ebleh-u nâdanı hemân eyle firâr,/Sıkar edvârı sözü adamı eyler bizâr"

ARLI İNSAN ARSIZIN SÖYLEDİKLERİNE KARŞI UTANDIĞINDA CEVAP VERMEZKEN ARSIZ İNSAN DA İNANLARIN KENDİSİNDEN KORKTUĞUNU SANIRMIŞ. SELAM VE DUA İLE. Derken her ne yapıyorsak yapacaksak eşit şartlardan yapmamız gerekir diye düşünüyorum. Çünkü yalan söylemek, iftira atmak bizim inancımıza göre her ikisi de büyük günah. Allah sonumuzu hayır eylesin. Rabbimiz “Düşmanın merdini Dostun da sadığını nasip etsin. Âmin