Allah sabradenlerle beraberdir.
Reklam

YALANLA DOLANLAR ŞİKÂYETLE ALGIYLA OLUŞTURULAN SENARYOLARIN SONU HEP BÖYLE BERBAT BİTMİŞTİR 29.1.2022 Cumartesi-Yeşilyurt/MALATYA

PDFYazdıre-Posta

CHP zihniyetinde millete hizmet etmek, milletin derdiyle dertlenmek yoktur. Çünkü CHP bu millete hizmet etmek için kurulmuş bir parti değil. CHP içinde birileri ileri gittiği zaman burnuna, geri kaldığı zamanda

sırtına vurarak terbiye eder.

Ekrem İmamoğlu’nun CHP’ye üye yapılması adeta paraşütle olmuştur. Siz CHP’nin kapitalizm’e düşman olduğunu; fakir-fukarayı savunur görünmesine inanmayın. İleri ki yılarda hatıralar yazıldığında bunun böyle olduğu görülecektir. Çünkü CHP’nin 1 ve 2 nolu adamları Türkiye’nin en zengin adamları olduğu mal varlıkları açıklandığında gördük.

Siz CHP’nin isminin içinde Halk kelimesi geçti diye CHP zihniyetinin halkı savunduğa inanmayın. Çünkü dünyada sözde demokrasiyle yönetilen ülkelerde hiçbir partinin bankası yoktur. Özel banka dediysem öyle eften püften bir banka değil.Türkiye’nin EN BÜYÜK ÖZEL BANKASI OLAN İŞ BANKASI KURULMUŞ. İşin daha vahim tarafı siz ve sizin gibi her fırsatta demokrasi havarisi kesilenler şöyle etrafına baksınlar CHP dışında dünyanın başka memleketlerinde özel bankası olan başka parti var mı? İncelesinler. Hem de öyle az boz bir para değil. İş Bankasının sermayesi 2021 itibarıyla 661,6 Milyar lira. Bunun % 28,9 ‘i CHP genel merkezine aittir. Bu miktar 191.029 Milyar lira ediyor.

Onlar Ekrem İmamoğlu’nun zenginliğinde istifade edeceğiz diye resmi süreyi beklemeden paraşüt hızıyla CHP’ye üye yapmışlardır. Ekrem İmamoğlu ise CHP’ye girişini kariyerine sıçrama tahtası olarak kullanmıştır. Ekrem İmamoğlu için bir an önce ulaşmak istediği makama ulaşmak için İBB başkanlığından ilgili makama ulaşmak için kimi tamircilerde adı polis kimi tamircilerde “İNGİLİZ ANAHTARI” denilen anahtar olarak kullanmaktadır. Bunlar işe yaramadığı için en son İngiliz büyük elçisini o kapıları açmak için İngiliz anahtarı olarak kullanmak istemiştir.

Ekrem İmamoğlu için İstanbul’a kar millet kar yağışı dolayısıyla yolda kalmış İstanbullu perişan olmuş hiç ırgalamıyor. O uzun zaman açılmayan somunu açamayan usta çırağına; “OĞLUM ORADA BİR İNGİLİZ ANAHTARI VER” Diye İngiliz anahtarı istediği gibi İngiliz büyük elçisinde kariyerine ulaşmak için yürüdüğü yoldaki pürüzleri temizletmekle meşgul.

Ama Atalarımızın; “EVDEKİ HESAP ÇARŞIYA UYMAZ” Dedikleri gibi Ekrem İmamoğlu algıyla, yalanla hileyle gösterişle ördüğü karton kaplanı 24 Ocak 2022 Pazartesi günü yağan kar yakıp yıktı. Yerle bir etti. Artık ne Ekrem Oğlu’nun seçim öncesi Eyüp Sultanı ziyaret edip sözde Yasin okuyup namaz kılması; türbelere gidip dua etmesi CHP ve özelde de millet ittifakının oluşturduğu karton kaplan karın yağmasıyla tuzla buz olup kaybolmuştur.

Artık Meral Akşener’in Ekrem İmamoğlu için Fatih Sultan Mehmed’e benziyor. Yok, ablam rüyasında Ekrem İmamoğlu’nun yüzünde; La yessür” görmüş. Bir fayda veremeyeceği açıkça ortaya çıktı. Gerçi karın İstanbulluları esir alması en çok Kemal Kılıçdaroğlu’yla ekibini sevindirmiştir.

Kemal Kılıçdaroğlu 1 değil 5 milyar lira verseydi karın Ekrem İmamoğlu’nu düşürdüğü derekeye düşüremezdi.

Onun için zalimin bir hesabı varsa Allah’ın da bir hesabı var. Ama Allah hesabında mutlak galip gelir.

1950’li ve 1960’lı yıllarda –ALLAH GÖSTERMESİN-kadınların eşleri ölünce evlenmek isteseler de dedikodu ve çevre baskısı yüzünde evlenemezlerdi. İşte köyün birinde kadını genç yaşta eşi vefat etmiş. Birçok delikanlı kadınla evlenmek istemiş ama kadın her seferinde; “-Çocuklarım küçük, akrabalarım razı olmaz. Hele ben çocuklarımı büyüteyim sonra düşünürüz” diyormuş. Tabi kadın için bunları söylemek kolay ama kadınla evlenmek isteyenler için beklemek oldukça zor.

Zaman geçtikçe kadınla evlenmek isteyenlerin hepsi evlenip ev bark sahibi olmuş. Bu arada kadının da çocukları büyümüş. Kadın kendisiyle evlenmek isteyenleri bekleye dursun artık köyün çobanından başka kimse kadınla evlenmek istememiş. Derken çoban kadının evinin olduğu yamaca çıkarak başlamış kaval çalmaya. Kadın çeride ekmek pişirmek için un elerken kaval sesini duyunca elinde kalburla un elerken dışarı fırlamış. Başlamış dışarıda yere un elemeye. Oğlu tarla sulamadan gelirken bakmış ki annesi yere un eliyor. Anne; “-Ne yapıyorsun? Diye sormuş. Annesi o kadar kaval sesini dinlemeye kendini vermiş ki; “Görmüyor musun oğlum ekmek pişirmek için un eliyorum.” Diye cevap vermiş. Oğlu; “-Anne hani teşt (şimdi ki adı büyük leğen) ?” deyince, annesi; “-Oğlum her taraf annene teşt oldu.” Diye cevap vermiş.

Bana göre Ekrem İmamoğlu bundan sonra değil İngiliz büyükelçisiyle görüşmek şöyle dursun ülkemizde görev yapan bütün büyükelçilerle görüşte gidip onlara meşhur lokantada “kalkan ciğeri” yedirse ücretini İBB değil de kendi cebinde finanse etse oluşturduğu “YALANLA, DOLANLAR ŞİKÂYETLE ALGIYLA OLUŞTURULAN SENARYOLARIN SONU HEP BÖYLE BERBAT BİTMİŞTİR. ALLAH SONUMUZU HAYIR EYLESİN. Sizi bilmem ama bana göre Ekrem İmamoğlu’nun İstanbul’a ve CHP’ye verdiği onarılması imkansız olan imajı fillerin zücaciye dükkanına girerken verdiği zarardan daha büyük oldu. Ve başta CHP olmak üzere millet ittifakının iktidar hayali böylece hayal olmaktan bile çıktı. SELAM VE DUA İLE.