Allah sabradenlerle beraberdir.
Reklam

YÜRÜ YİĞİDİM YÜRÜ KÜHEYLÂNIN BUGÜN MEYDAN SENİNDİR 21.12.2021 Salı-Yeşilyurt/ MALATYA

PDFYazdıre-Posta

Allah’a şükürler olsun Yürü küheylân, bu yol çok uzun… Yürü ki durmadan yürüyorsun. Sayın Reisimiz Recep Tayyip Erdoğan çünkü siz kimsesizlerin kimsesi, sessiz yığınların sesi, yetim, öksüz ve yetemanın temsilcisiniz. Siz bizden daha iyi biliyorsunuz ki bugüne kadar size kefen biçmeye

kalkanların hepsine kefenlerini biçip tabuta koyup politika mezarına gömdünüz bile. Onun için bu tarîk bir çizgi, biz ise bir noktayız. Ömür biter lâkin bu seyr bitmez. Bak önümüzde yürüyor kusvâ, sağında ya'fûr ve solunda düldül duruyor. Önlerinde ise kıtmir…

Yiğidim benim açımdan mesele çok sevinçli ve mutluyum. Şahsım ve ailem adına konuşuyorum. Elhamdülillah Amerika ile ilk defa doğrudan doğruya büyük bir savaşın içinde olduğumuz için böyle şerefli bir milletin ferdi olduğum için çok mutluyum. Atalarımız “Öküz öküzün boynuzunda çamur görmezse durmazmış” sözünü boşuna söylemişlerdir. Ben de her kriz sonrası bu milletin başına örülmek istenen belaları 1971’den beri çok net biliyorum.

TÜSİAD ve onun yardakçıları kağnın gölgesinde yürüyen kelb’in kağnının gölgesini kendi gölgeleri görmelerinden kaynaklanıyor. Bunlar Siyonizm’in ABD’nin tasmalı, salyalı kuduz köpekleridir. Bunlar sanıldığı kadar çok ve güçlü değiller. Bunları güçlü kılan paranın ellerinden olmasıyla beraber birden bağırmalarından kaynaklanıyor.

Durma öyle mahmur mahmur küheylân, daha nice mesafeler katedeceğiz… İbn Batuta gibi Tanca'dan Çin'e, İbn Fadlan gibi Bağdat'tan Volga diyarına, İbn Cubeyr gibi Granada'dan Mekke'ye ve Mesudî gibi dünyanın engin altın bozkırlarında koca kâinatı temaşa ede ede yol alacağız…

Rahle'de başladı bizim rıhlemiz küheylân. Çin'e gidip ilim talep edeceğiz. Diyar diyar dolaşıp bir harf için köle olacağız. Çünkü kaderimize sefer yazıldı. Zaten Rahman ve Rahim olanın kitabını anlamanın yolu olan tefsir, seferin lisanda inkilâb etmiş hali değil miydi? Sefer ile yaratıcının okunan ve görünen kitabını keşfe çıkıyorduk…

Ne mevcut muhalefet ne de yerli ve yabancı düşmanlarımızın bu milleti bu memleketi düşündüklerine inanmıyorum. Bunların tek derdi bir an önce sömürü hortumlarını 2000’den önce olduğu gibi hazinemize takıp bizi sömürmekten ibarettir. Yani onlar efendi bizi köle olarak bırakmaya mahkum etmektir.

Yola revan ol küheylân… Burası Mâverâünnehir'dir, Horasan'dır, Kurtuba'dır, Timbuktu'dur, Semerkand'dır, Buhara'dır, Belh'dir, İsfehan'dır, Konstantiniyye'dir, Hemedan'dır, Bağdat'tır, Tahran'dır, Şam'dır, Kahire'dir, Mekke'dir, Medine'dir… Ne çabuk unuttun buraları azizim!.. Burası diyâr-ı Araptır, burası diyâr-ı Farstır, burası diyâr-ı Habeştir, burası diyâr-ı Zenctir…

Deh deh küheylânım, takılma sağ ve soldaki yeşilliklere, bunların hepsi sanaldır… Avunma, yola ram ol. Gayri ufuk bir güneş, bir ay kadar uzakta, menzil ise ötelerdedir… Maşrik'ten Mağrib'e hudûdü'l âlem içinde deveran eder dururuz; lâkin diyâr-ı huld, dâru's-Selâm ve me'vamızı bulamıyoruz… Çünkü menzil başka âlemlerdedir; biz ise fâni âlemde ideaların, gölgelerin peşinde debeleniyoruz…

"İbnü'l vakt"iz biz küheylan, tarih gelir herkes rolünü oynar göçer bu diyardan… Kimler geldi, kimler geçmedi ki bu umranlardan... Evvelkilerin hâli yol aldığımız güzergâhta gözüne çarpmaz mı? İşte, bu kavm-i Ad'dır, bu kavm-i Semud'dur, bu ise kavm-i Medyen'dir…

Koş küheylânım, zira bu yol zikzaklar, iniş ve çıkışlar ile doludur. Bilirim geride mızmızlananlar çeler aklını… Boş ver onları, kulak ver sen Süleyman'ın Hüdhüd'üne. O ki Mantıku't- Tayr ile bir şeyler anlatır sana… Yolda hakikati bulacaksın. Ona sahip çıkıp, asla ayrılmayacaksın… Mevt seni buluncaya kadar hakikatin müdafii olacaksın, onun uğruna ölümü göze alacaksın…

Bu yolun kat'ut tarikleri (yol kesicileri), eşkıyaları ve haramileri vardır… Yol kenarlarındaki hanlarda nisyan ile malûl avlarını beklerler… Böylece insan yolda kahraman, yolda hain, yolda mütekarrib, yolda dost olur. Yine bu yolda şeytanlaşır, Karun'laşır, Haman'laşır, Mele'leşir, Bel'am'laşır, Mutref'leşir ve Samiri'leşir insan… Fakat bil ki küheylânım, beni Firavunlar, Nemrutlar korkutmaz; asıl korkutan din adına ahkâm kesen içimizdeki Firavunlardır, Nemrutlardır, Karunlardır, Hamanlardır, Bel'amlardır…

İşte bundan azizim, bir tihten öbürüne 3 asırdır savruluyoruz. İlimden nasipleri olmayanları alleme saymışız, Karunların eteklerindeki kırıntıları yalayanları rehber bilmişiz, Haman'ları ve Mele'leri ise önder bellemişiz… Bundan daha büyük kerb ve belâ olur mu?

Bundan değil midir ki; ahlâk abidelerimiz esfele's-safilin çıkıyor küheylân... Düşünürlerimiz ise kibir abidesi… Tacirlerimiz ise gariplerin düşüncelerini, mallarını çalarak infakta ve tasaddukta bulunuyor…

Heyhat!... Herkes adalet arıyor küheylân, herkes ahlâk arıyor… Ne oldu bu kâinata… Hani nerede o genç kahramanlar… Hani nerede ashab-ı Kehf, hani nerede adaletin yılmaz savaşçıları…

Haydin kalk küheylân; zira şafakla birlikte diriliş ezanı okunmakta artık, cesur olma ve haykırma vaktidir…

Unutma ki! Bu yol âşıklar yoludur, bu yol marifet yoludur, bu yol hikmet yoludur, bu yol sadıkların yoludur, bu yol peygamberlerin yoludur, bu yol Salihlerin yoludur, bu yol Şehidlerin yoludur... Durmak yok; çünkü biz bu âlemin garip yolcularıyız… Yol ateştir, biz de ateşle pişeriz, umudun rahmine böylece düşeriz.Yine bilesin ki küheylânım, sebilimiz mihnetlerle dolu uzun bir imtihandır!...

Son olarak döviz ve faiz sarmalıyla bu milletin şahsında sizi bu yolda alıkoymak istediler. Ama Ava giderken yine avlandılar. Yani kendi oyunlarıyla tuş oldular. Tehlike geçti mi? Hayır geçmedi. Bunlar yenilmeye doymaz arlanmaz utanmaz sapı silik yüzsüz ve arsız kimselerdir. Eğer birazcık arlanma ve utanmaları olsaydı zaten akşam saatlerinde kabine toplantısından sonra millete yaptığınız çağrı sonrası ya özür diler ya da tasını tarağını toplayarak çekip bu ülkede giderlerdi.

Ama nerede onlarda bu mertlik? Onlar için birinci hedef çalışmadan para kazanmak için ülkemizin kaynaklarına sülük gibi yapışarak kasalarını doldurmaya çalışmaktır. Onlar her zaman kasalarını Yüksek kur ve yüksek enflasyon ve yüksek faizle doldurdular. Peki, gerçekten yüksek kur ve yüksek enflasyonun çaresi yüksek faiz mi? Ama onların elinin altında her zaman “Medyanın karanlık yüzü,TÜSİAD’dan darbe dilenmek, Susturma çetesi” var. Muhakkak bir şekilde ekonomik saldırılar devam edecek!

Ama spekülatörlerin akıllarının bir kenarında hep şu soru olacak: "Yaptığımız oyunlar ve manipülasyonlar Başkan Erdoğan'ın acaba hangi hamlesiyle bozulacak?"Tıpkı hazırladıkları son Yüksek kur ve yüksek enflasyon ve yüksek faiz” oyunun Sayın Erdoğan tarafından bozulduğu gibi.

SİZDEN İSTEYEN İNANIR, İSTEYEN İNANMAZ. AMA BEN İNANDIM, İNANIYORUM. Doğu Akdeniz'de, Türkiye'nin 572 yıllık ihtiyacını karşılayacak kadar doğal gaz rezervi var.

Dikkat ederseniz sadece Doğu Akdeniz'deki rezerv. Peki ya Karadeniz? Kardeşlerim bu size şakamı geliyor? Türkiye Cumhuriyeti devleti yedidüvele boşuna mı kafa tutuyor?  ABD, Fransa ve Yunanistan boşuna mı bize karşı ortak tatbikatlar yapıyor sanıyorsunuz?

Allah aşkına kendinize gelin! Dolar yükseldi, yok efendim öldük bittik... Yahu siz deli misiniz? Türkiye Cumhuriyeti devleti dünyanın petrol ve doğalgaz kralı olacak. Son virajdayız. SELAM VE DUA İLE.