Allah sabradenlerle beraberdir.
Reklam

HAZO DÜŞMAN GÖRÜNDÜ GAZO!! 17.12.2021 Cuma-Yeşilyurt/MALATYA

PDFYazdıre-Posta

Bizim doğudaki sınır da nöbet tutan askerlerimiz Doğudaki sınırlarımızın öbür ucunda nöbet tutan askerleri izliyorlarmış. Mesai saati yaklaştığında onların komutanları tepeden görünmüş. Karakoldaki rütbeli asker komutanın gelişine dikkat çekmek için ayağa kalkmış. Ve "-Hazo mülazıma

gazı" demiş. Yani Albay tepeden göründü hazır olun" demek.

Şimdi bende aynı şekilde dikkati çekmek için "HAZO DÜŞMAN GÖRÜNDÜ GAZO" Yani “Hazır olun düşmanlarımız Sosyal medya üzerinde göründü" diyorum. Kur’an-ı Kerim düşmana karşı devamlı hazırlıklı olmamız gerektiğini şu ayetle bize emretmiştir;Sizler de onlara karşı gücünüzün yettiği her çeşit kuvvetten savaş için beslenen atlardan hazırlayın; onunla hem Allah'ın düşmanı hem sizin düşmanınızı, hem de sizin bilmediğinizi fakat Allah'ın bildiği diğer düşmanlarınızı korkutursunuz. Allah yolunda her ne harcarsanız mükâfatı size tamamen ödenir ve hiç zarara uğramazsınız.” Enfal suresi, ayet:60)

Milli şairimiz Mehmet Akif Ersoy Bu konuyu şöyle açıklamıştır; “Doğrudan doğruya Kur’ân’dan alıp ilhamı,/ Asrın idrakine söyletmeliyiz İslâm’ı..."Aynı şekilde atalarımız bu durumu ; “Öküz öküzün boynuzunda çamur görmezse durmazmış.” sözüyle açıklamışlardır.

Dün savaş aletleri aşağıda yazdığım gibiydi. Ama şimdi eski savaş aletlerinin yerini “SOSYAL MEDYA” aldı. Sosyal medya üzerinde yalan ve iftira atarak daha çabuk ALGI oluşturuluyor. Sosyal medya konusunda Bizim taife oldukça zayıf kalıyor. Daha bize ait internet ağımız yok. İnternet ağımız olmadığı gibi WhatsApp, Instagram, Facebook ve diğer iletişim kurma ağlarımız yoktur. Adamlar PKK’nın ve diğer terör örgütlerin attığı mesajlara sınırlama getirmezken Bir belediye başkanının veya kendi görüşleri doğrultusunda hareket etmeyen kişi ve kuruluşların attığı mesajları silebiliyorlar. Aynı şekilde bizim toplumu haberdar edecek trollerimiz bile mevcut değil. Mesela Google bizim iletişim kurduğumuz kabloların fişini çekse biz bırakın sosyal medya üzerinde mesajlarımızı yazmak şöyle dursun biz para bile gönderemeyiz.

ÇOK AZİZ VE MUHTEREM MİLLETİM! Bundan sonraki savaşlar bundan önce olduğu gibi kılıçla kalkanla topla tüfekle atom bombasıyla olmayacaktır. Ezeli ve ebedî düşmanlarımız son olarak Fetö silahlı terör örgütünün piyonları olan mankurtları da yanına alarak 15 Temmuz 2016 Cuma günü ülkemizi giriştikleri işgal hareketinden sonra bu AZİZ VE MUHTEREM MİLLETİ MEYDANLARDA SAVAŞARAK YENEMEYECEKLERİNI ANLADILAR. ER MEYDANINDA SAVAŞMAK YERİNE SOSYAL MEDYA ÜZERİNDE YALAN İFTİRALARLA ALGI OLUŞTURMAYA BAŞLADILAR.

Onlar bizi mankurtlaştırarak dizinin dibinde oturan uslu çocuk haline getirmeye çalıştılar.

Şimdi onların piyonluğuna millet ittifakının ortakları da eklendi Millet ittifakını oluşturan partiler sizce niye BAŞKANLIK SİDTEMİ yerine güçlendirilmiş parlamentoya geçeceklerini söyleyip duruyorlar. Fakir-i Pür taksir o neyle güçlendireceklerini bilmedikleri o sistemi görmüş yaşamış birisiyim.

Güçlendirilmiş parlamenter sistemin ülkemizde uygulandığı zamanı bilmeyenler şuan Avrupa Birliği ülkelerine baksınlar 28 ülkede oluşan AB içerisinde şuan 6 ülkede hükümet kurulamıyor. Güçlendirilmiş parlamenter sistem demek seçimle yeterli çoğunluğu elde edip iktidara gelemeyen partilerin GÜNEŞ MOTEL benzeri kurulacak Parlamenter pazarında yeteri kadar Milletvekili satın alarak milletin seçimde kendisine vermediği iktidarı böyle karanlık mahfillerde alarak iktidara gelmek demektir.

Ya da olmadı hükümet yine de kurulamadıysa bu sefer Hilmi Şaballı'nın deyimiyle; “Onun bunun çocukları’nın evine gidip hükümet kurma icazeti alarak hükümet kurmak demektir.

Onlar Bizim idarecilerinizi yakın geçmişte Bülent Ecevit'in Amerika başkanı karşısında eli kolu bağlı suçlu gibi durmasını istiyorlardı. Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın 2009 yılının Mayıs ayında milyonlarca insanın seyrettiği bir programda İsrail Cumhurbaşkanına parmağıyla işaret edip yüksek sesle;-ONA MİMUTE=BİR DAKİKA" diyerek durduracak bir Türk devlet adamı istemiyorlardı.

Onlar istediler diye TSK 2004 yılına kadar ihtiyaçlarının % 95 dışarıdan ithal ederek tedarik ediyordu. Başta Amerika olmak üzere kendilerinde askeri mühimmat tedarik ettiğimiz ülkeler bize hem pahalı hem de demode olmuş silah ve malzeme veriyorlardı.

Özellikle Doğu ve Güneydoğu'da yaşlı genç kız erkek ihtiyar demeden katliam yapan PKK'nın elindeki silahlar Amerika ve Avrupa ülkelerinde üretilip satılan silahlardı.

Türkiye terörle mücadele etmek için ilk defa İsrail’den Heron denilen İHA almak istemişti. "Terörle mücadele için Türkiye, Heronları almadan önce 2008 yılında İsrail'den 'taktik' kategorisinde üç adet insansız hava aracı istedi. Bu araçlara 15 milyon dolar ödendi. Terörle mücadele için Batman'da konuşlandırılan Heronların üçü de düştü. Daha sonra 10 Heron daha alındı. Ancak bunlardan da beşinin motorunun arızalı olduğu tespit edildi. İki Heron tamamen devre dışı kalırken, diğerleri bakım için İsrail'e gönderildi.

Millet ittifakını oluşturan CHP Doğu ve güneydoğuya girmek için başlangıçta HDP’yi kullandığını sandı. Hâlbuki HDP CHP üzerinde Metropol şehirlere yerleşti. CHP’nin milletin sıkıntısını gidermek, milletin derdine çare olmak gibi bir derdi yok. Şimdi Kovid-19 bahane ederek milletin geçin sıkıntısını çektiğini, bu sıkıntıdan kurtulmak için mutlaka erken seçim yapılmasını sık sık gündeme getirmesi CHP ve şürekâsının bu milleti sevdiklerini göstermez. Eğer milleti sevselerdi. Tek parti döneminde Devletin TMO buğday olduğu halde bu buğdayı millete vermek yerine bekletip buğday kurtlandıktan sonra götürüp denize döker miydi?

1994 ile 1997 yılları arasında bir okulda müdür Başyardımcılığı yaparken okul müdürü hesap işlerini benim denetimime vermişti. O zamanlarda Mili eğitim Bakanlığında sadece Elektrik ve su faturaları devlet tarafından ödenirdi. Okulun Isınma, kırtasiye ve diğer ihtiyaçları velilerin yaptığı bağışlardan karşılanırdı. Sıkı bir takipten sonra epey para toplandı. Paranın kokusunu alanlar okul müdürünü ve diğer idarecileri ikide bir aslı astarı olmayan suçlamalarla şikâyet ettiler. Şikâyetlerin sonunda soruşturmaya gerek olmadığına karar verilerek son verildi. SELAM VE DUA İLE (DEVAM EDECEK)