Allah sabradenlerle beraberdir.
Reklam

YALAN, DEZANFORMASON VE İFTİRANIN BİRBİRİNE KARIŞTIĞI KARIŞIK BİR DÖNEMDE GEÇİYORUZ. 06.12.2021 Pazartesi-Yeşilyurt/MALATYA

PDFYazdıre-Posta

Millet ittifakını oluşturan partilerin genel başkanlarıyla yöneticileri bir gün önce Ak dediklerine birkaç gün veya ay geçtikten sonra kara diyebiliyorlar. Çoğu zaman fırıldak gibi dönmeleri 24 saat bile sürmüyor.

2023 yılı Türkiye için hedeflenmiş bir sıçrama tahtası olacak.  Bu tarihte Allah nasip ederse Cumhurbaşkanlığı seçimi olacak. Millet ittifakını oluşturan partiler bu seçime 18 ay gibi bir zaman kalmasına rağmen hala kimi aday göstereceklerine karar veremediler. Belli ki daha önce 2014 yılı Cumhurbaşkanlığı seçimi için tepeden inme bir aday olan Ekmeleddin İhsanoğlu  gibi bir aday gösterecekler.

Bilmem hatırlar mısınız CHP genel başkanı kendi partisinde evli bir kadınla zina ettiği kasetle belgelendikten sonra Kemal Kılıçdaroğlu o günün akşamında gidip sabık CHP genel başkanı Deniz Baykal’la bir görüşme yapmıştı. Görüşmeden çıkarken gazeteciler kendisine mikrofonları uzatarak ; - Sayın Kemal Bey siz CHP genel başkanlığına aday olacak mısınız? Diye sorduklarında Kılıçdaroğlu; “-Aday olmam söz konusu değil” diye açıklama yapmıştı. O günün ertesinde Kemal Kılıçdaroğlu adaylığını açıklamıştı.

Kemal Kılıçdaroğlu dediği gibi aday olup seçimi kazandı. Seçimi kazandıktan sonra CHP’de ne kadar tecrübeli isim varsa hepsini partiden bertaraf etti. İstediği bir yönetim oluşturdu. Bunu neden anlıyorsunuz? Diye soracak olursanız Kemal Kılıçdaroğlu CHP genel başkanı olduktan sonra yerel, genel ve Cumhurbaşkanlığı seçimleri olmak üzere İki tane Referandum, Üç tane Genel seçim ve Üç tane de yerel seçim olmak üzere 8 defa seçime katılmış hepsinde de yenilmiş. Ama her ne hikmetse aynı tarihlerde 6 Defa Genel başkanlığa adayı olup kazanmış.

Kılıçdaroğlu Genel başkanlık yolunda oluşacak pürüzleri tamamladıktan sonra iktidara giden yolları temizlemek istedi. Ama olmadı. Bu sefer yalan iftira ve dezenformasyon yollarına baş vurdu. Cumhurbaşkanlığı seçimi yaklaştıkça bir daha çok yalan, iftira ve dezenformasyon’la karşılaşacağız. CHP bu işe dünden hazır olduğu için Sayın Recep Tayyip Erdoğan ile ailesi ve yakınlarına attığı iftiralardan dolayı mahkemelerin hükmettiği tazminatları ödemek için bir fon kurmuş. Bu fona her milletvekili maaş aldıkça o fona para yatırıyor. Kemal Kılıçdaroğlu da söylediği yalan ve attığı iftiralardan dolayı mahkûm olduğu tazminatları bu fonda ödüyor. 

Ve Yalan söylediği mahkeme tarafından da tescil edilen Kılıçdaroğlu bugüne kadar devam eden davalar hariç sonuçlanan davalardan dolayı Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a ödediği tazminatların miktarı 11 dava sonucu Erdoğan’a 2 milyon 750 bin lira tazminat ödedi.

Şimdiye kadar tek başına yalan söyleyen ve iftira atan Kemal Kılıçdaroğlu’nun yanına İyi Parti Genel başkanı Meral Akşener’de katıldı. O daha büyük yalanlar söyleyip kendini inkâr eden duruma düştü.

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, Ankara’da Nazım Hikmet Kültür Merkezi’nde düzenlenen üye katılım törenine katıldı.

Burada yaptığı konuşmada Akşener, kendisinin İçişleri Bakanı olduğu 28 Şubat dönemine atıfta bulunarak "Kadının başörtüsü üzerinden bir kavga vardı ’başı açık, kapalı’ diye. O zaman o kadınlar birbirlerine düşmediler. Başı açık kadın başı kapalı kadının başörtüsüne elini uzatmadı." açıklamasında bulundu.

Akşener'in bu sözleri Cumhuriyet Üniversitesi Sivas Hemşirelik Meslek Yüksekokulu mezuniyet törenindeki saldırıyı akıllara getirdi. Başörtülü oldukları için törene katılmalarına izin verilmeyen öğrenciler Zöhre Kınık ve Hülya Öztaş, "Kes sesini. Konuşmaya hakkın yok" denilerek sahneden indirilmişti.

Akşener ise o dönemde yaptığı bir açıklamada 28 Şubat kararları için 'Uygulanması gerektiğine gönülden inanıyorum, kıyafet yasası da uygulanacak' demişti.

Akşener’in İç İşleri bakanlığı sırasında Adana-Karaisalı ilçesindeki bir ilköğretim okulunda görev yapan bir bayan öğretmen başörtüsünü okulun girişindeki bekçi kulübesinde çıkardığı için soruşturma başlatılmıştı. Hele ki 2002 seçimlerinde milletimiz Akşener’in temsil ettiği partiyi barajın altında bıraktı da milletimiz Akşener’in zulmünden kurtulmuştu.

Akşener’in İç İşleri bakanlığı sırasında bir bayan öğretmen başörtüsüyle derse girdiği için hemen soruşturma başlatılıp 9. Gününde görevine son verilmiştir.

ŞİMDİ MİLLET İTTİFAKINI OLUŞTURAN PARTİLER ÂLEMİ SAĞIR MİLLETİ KÖR SANIYORLAR. HÂLBUKİ ASIL SAĞIR VE KÖR KENDİLERİDİR. BU MİLLET UNUTSADA BELGELER UNUTMUYOR. RABBİM MİLLETİMİZE FERASET VERİP BUNLARIN ŞERRİNDEN BİZİ MUHAFZA ETSİN. ÂMİN. SELAM VE DUA İLE.