Allah sabradenlerle beraberdir.
Reklam

ÜMIT ÖZDAĞ İSTEMEM AMA YAN CEBİNE KOY DEMEK İSTİYOR 24.08.2021 Salı-Yeşilyurt/MALATYA

PDFYazdıre-Posta

Ümit Özdağ geçenlerde attığı bir Twitter’ Kırşehir’de faaliyet gösteren Afgan Market’in resmini yerleştirmiş. Altına da “Kırşehir merkezde Afgan Market-Sahibi Afganistanlı bir genç” Diye yazmış. Altına da “Ben bunu yazdım diye kimse bu gence bir zarar vermesin. Ben bunda sorumlu değilim” diye açıklama yapmış.

Sığınmacıların ülkelerine dönmesini istemek başka bir şey, sığınmacıları hedef göstermek başka bir şey. Ümit Özdağ böyle bir Twitter’le açık bir şekilde

hedef gösteriyor. Attığı tweet ortada. Ne var bunda? Şimdi bunu paylaşınca eline ne geçti? Kime hedef gösterdin dükkân sahibinin Afganlı olduğunu söyleyerek? Şimdi bu esnafın başına bir şey gelirse suçlu kim?

Bu bir türlü istemem ama yan cebime koyun anlamına gelen bir mesajdır. Ümit Özdağ bu mesajla kendine göre bir taşla iki kuş vurmak istiyor. Bir taraftan Mültecileri hedef göstererek onların gitmesini dile getiriyor. Diğer taraftan Göçmenlere karşı kendisi gibi alerjisi olanların oylarını almak istiyor.

İstemem yan cebime koy; “Aslında teklif edilen şeyi kabul etmeye çok hevesliyken kafanın içinde yapılan bazı hesaplar nedeniyle (geçmişte böyle bir şeyi kabul etmeyecek birisi $eklinde oturtulmuş bir imaj, güzel bir örnek olabilir.) istemiyormuş gibi görünmek, lakin bu imajı verirken bazı acık kapılar bırakıp teklif eden kişiyi son bir kez ısrar etmek konusunda cesaretlendirmek" eylemini temsil eden kalıp.

Rüşvet konusunda alay yollu söylenir. Kendisine yapılan bir teklifi istemez gibi gözükmek, aslında istemek. Herhangi bir nedenden dolayı istemem diyerek verileni reddeden; fakat verilince sevinen ve buna memnun olan kimse için söylenir.

Ama aynı Ümit Özdağ yüzlerce Amerikalının almanın, ingilizin, bilmem hangi ülke insanlarının yurdumuzun çeşitli yerlerinde aldıkları gayrimenkul ile bu menkuller üzerine kurdukları fabrikalarla ilgili hiç ses çıkarmıyor.

Mesela ülkemizde Amerikan hastanelerini, Alman ve Fransız okullarını, İngiliz mağazalarını, İtalyan restoranlarını, Çin lokantalarını gözün görmüyor da şu küçücük marketi mi gördü gözün?! Hedef göstererek neye ve kime hizmet ediyorsun bre ahmak adam?

Birisi bunlara karşı çıksa hemen; “Cahil olmayın! Bu şirketler vergi veriyor, istihdam sağlıyor! Elbette gönül ister ki tüm yurdumuzda yabancı şirket olmasın. Ancak küresel emperyalizm buna izin vermiyor. Ancak kıyasladığınız Afgan Market’i düşününce bu şirketlerde çalışan vatandaşlarımıza bir kez daha acıdım!

Burası Kırşehir değil burası İstanbul merkez de Amerikalı bir kahve firması. Firmanın sahibi yaşlı bir Amerikalı çok yazık ülkenin geldiği hale bak.

Kırşehir küçük ve şirin bir ilimiz. Hafazanallah=Allah muhafaza etsin- birisi Ümit Özdağ’ı görünce adam sanar da bakarsın o Afgan marketin camlarını taşlarsa bunun sorumlusu kim olur acaba? Taşlasınlar ya da yaksınlar diye hedef gösteriyorsunuz sanırım.

Mevlana Celâleddin-i Rumî Hazretleri, 1207 yılında bugünkü Afganistan, o dönemde İran sınırları içerisindeki Horasan eyaletinin Belh şehrinde dünyaya gelen ünlü bir yazar, veli ve felsefecidir. Mevlana’da Afganistan Belh ‘ten geldi onun mezarını da geri gönderecek miyiz?

Ümit Özdağ’ın babası Muzaffer Özdağ aslen Dağıstan Lak kökenli, asker ve siyasetçiymiş. Şimdi birileri dev Ümit Özdağ’ın memleketine göndermesini istese ne kadar yerinde olur?

Ümit Özdağ birilerini memleketine göndermek istiyorsa Celal Şengör’ün şu demecini okusun ondan sonra kimi tekrar memleketine göndereceğine karar versin. İşte Celal Şengör’ün demeci;

Cumhuriyeti sizin “TÜRK” diye bildiğiniz ama Türk olmayan bizler (Sabataistler dönmeler) kurduk.

Celal Şengör: Benim damarımda bir damla Türk kanı yok. Bu ülkeyi biz kurduk, sahibi biziz.

Biz olmasak Türkiye Cumhuriyeti olmayacaktı...

Bizim ülkedeki İslam düşmanlarının kalitesi o kadar yüksek ki, bu kadar ateşli İslam düşmanını ne İsrail'de nede Avrupa'da bulabilirsiniz.

Türk olmadığınızı kendiniz söylüyorsunuz. Peki, sizler kimsiniz ve kurduğunuz ülkenin adını neden TÜRKİYE koydunuz!!

Ne güzel anlatıyor damarlarında bir damla Türk kanı olmayanların Mehmetçik sayesinde kazandığımız topraklar üzerine konup, devlet kurduk diye böbürlenenleri... Sonra Türklere ait hiç bir eser bırakmadıklarını...”

Geçmişte patates çipsinin reklamı yapan Cem Yılmaz, koskoca kalın kesilip kızartılmış bir patates eline alıp; Doktor bu ne?? Bunu insanlar yiyecek. Şimdi de aynı şekilde bu tipi tipler bir yabancı gördükleri zaman hemen: “-Ne işi var Türkiye’de? Suriyeli değil diye mi sessizsin? Diye mırıldanıyorlar.

Bre ahmaklar her zaman arkanıza baktığınız için önünüzde olup bitenlerden haberiniz yok. Aklınızı kiraya verdiğiniz merkezlerden alıp başınıza koyup önünüze baksanız bu savaşın niye devam ettiğini bilirsiniz.

Aklınızı idare eden merkez size her fırsatta milletinize ve devletinize ihanet etmenizi kulağınıza fısıldıyor. Sizde kameraların önüne çıkıp onları kendi görüşünüz diye millete söylüyorsunuz.

Bre boş beyinliler! Siz ikide bir bozuk plak gibi “Bizim Suriye’de ne işimiz var?” Diye sorup duracağınıza niye Rusya’ya, niye İran’a niye amerikaya, niye ingilterede, niye fransaya, niye Almanya ya, niye İtalya’ya, niye Kanada’ya ve niye oradaki diğer ülkelere; “Sizin burada ne işiniz var?” diye sormuyorsunuz.

Uluslararası bir toplantıda Kürsüye Suriyeli bir konuşmacı çıkıp konuşmasını yaptıktan sonra gazeteciler ona; “İç savaş nedeniyle ülkenizde Türkiye’ye sığınan mültecilere Türkler; “Burada ne işiniz var? Memleketinize dönüp savaşın, diyorlar. Bu sizin zorunuza gitmiyor mu? Konuşmacı; Bizde geçmişte İran ile Irak arasında çıkan savaşta Iraklılar bir kısmı bize sığınmışlardı. Bizde aynı şekilde aynı soruyu onlara sormuştuk. Sizde “Gülme komşuna gelir başına diye” biz söz vardır. İşte 32 sene sonra bize de aynı soru soruldu” Diye cevap vermişti.

Ümitçiğim nasılsın iyi misin? Çay kahve veya en iyisi sen yazdığın mesajların üstüne bir bardak soğuk su iç iyi gelir. SELAM VE DUA İLE.