Allah sabradenlerle beraberdir.
Reklam

SİZCE TÜSİAD NE DEMEKTİR? 1.4.2021 Perşembe-Yeşilyurt/MALATYA

PDFYazdıre-Posta

Kendilerini TÜRKİYE SANAYİCI İŞ ADAMLARI DERNEĞİ olarak tarif etmişler. Her ne kadar TÜSİAD kelimesinin açılımı buysa da adı geçen derneğin baştaki “T=TÜRKİYE “ dışında bu ülke ile yakından uzaktan ilgisi yoktur. Kendisi 1971 yılında bir kriz ortamından kurulmuştur. TÜSİAD Kurulduğu

ortamda mıdır ne dense arada geçen 50 sene boyunca bu memleketin hazinesini soymaktan kriz çıkarmaktan başka bir şey yapmamışlardır.

Sözde İş adamları derneği olmasına rağmen iş yaparak para kazanmak yerine kriz çıkararak Avrupa’da üretilen malların Distribütörlüğünü (Distribütör, mağaza ya da şirketlere ürün tanıtan ve tedarik eden gerçek yahut tüzel kişilere verilen isimdir. Distribütör bu görevi, bir ürünün üreticisi ile dağıtım veya tedarik kanalındaki bir başka işletme arasında aracılık yaparak gerçekleştirir.) yaparak hiç emek sarf etmeden para kazanırlar. Bu ülkede bunlara ait hiçbir fabrika ve ürettikleri yerli ürünleri yoktur.

Yıllarca İtalya’dan ve Fransa’dan üretilen arabaların parçalarını ithal edip ülkemizde montajlayarak bize araba diye sattılar. Adı geçen parçaları üretildiği

Ülkelerden almak yerine İsrail’den ithal ederek ikinci bir karı da israile kazandırıyorlardı. Yani Fransa ve İtalya’da ithal ettiğimiz parçalar için İsrail’e bedavadan döviz ödüyorduk. Hatta 1990’lı yıllarda Sanayi ve Teknoloji bakanlığı yapan DYP’li İsmail Karakuyu yaptığı bir konuşmada özetle; “….YILLARCA ARABA DİYE BU MİLLETE TENEKE SATTINIZ” dediği için üç gün sonra bakanlıktan istifa ettirdiler. O da yetmemiş gibi adamı milletvekilliğinde de istifa ettirip kaybettiler.

Siz bunların ikide bir ekranlara çıkıp iş adamlığından yatırımlardan işçi çalıştırmaktan bahsetmelerine bakıp bunların gerçekten iş adamı olup yatırım yapıp işçi çalıştırdıklarından bahsetmeyin. Bunlar yatırımı kendi paralarıyla değil devletten aldıkları teşviklerle yaparlar. Yatırım dediysem öyle makine yapan makine değil hepsi dışarıdan ithal ettikleri maddeleri montajını yapmak için kurdukları fabrikalardan ibarettir.

Bunların yakın zamana kadar kazandıkları 100 TL’nin 81 Lirası faizden geri kalan 19 TL’si yaptıkları Distribütörlüklerden geliyordu. Yakın geçmişe kadar bunlar MB ihaleye çıkacağı her ayın 1 ile 5 arasında faizleri yükseltir. MB yüksek faizle tahvil sattıktan sonra ayın 6’ında tekrar fiyatları düşürürlerdi. Bunların MB verdikleri borç paralar için MB verdiği tahvilin üstüne isimleri değil “HAMİLİNE” yazılırdı. Mevcut AK Parti iktidarıyla araları MB tahvil bonolarının Hamili yerine “İSME” yazılmasıyla başladı. Böylece kimin ne kadar tahvil aldığı ne kadar faizde para kazandığı ortaya çıkmış oldu.

Bunlar 12 Mart 1971- 12 Eylül 1980-4 Nisan 1994 krizinde- 28 Şubat 1997 Postmodern darbesi sırasında-27 Nisan 2007 E- MUHTIRASINDA- 15 Temmuz 2016 Türkiye işgali sırasında meydana çıkıp mevcut iktidar ve hükümetlere akıl verip dururlardı. Tek akıl verdikleri şey de Mevcut iktidarın krizden kurtulması için acilen derhal IMF’den borç almasını tavsiye edip dururlardı. Bunlara inanan mevcut iktidarlar IMF’den borç para alırlardı. Ama IMF’den çok yüksek faizlerle alınan borç paralar hiçbir zaman ülkede yaşayan işçi-köylü-çiftçi ve dar gelirliye yardım olarak verilmek yerine adı geçen TÜSİAD üyelerine geri ödenmemek üzere kredi olarak verilirdi.

Bunlar yaptıkları Distribütörlüklerden dolayı yaptıkları ithalat sebebiyle dövizlerini yabancı bankalardan mevduat hesabı açtırarak dövizlerini orada muhafaza ederlerdi. Mevcut iktidar IMF’den borç almaya başlayınca o yabancı bankalarda kredi çekermiş gibi yaparak paralarını alırlardı.IMF’den alınan dövizler gelmeden önce onlar iktidara sözde fabrikalarını çalıştırmak için aldıkları kredileri geri ödeyemedikleri için fabrikalarını kapatıp işçilerin akitlerine son vereceklerini söyleyerek iktidarı tehdit ederlerdi. İktidardakiler de gerçek borçlandıklarını düşünerek IMF’den alınan dövizleri onlara fabrikalarını kapatmamak şartıyla hesaplarına aktarırlardı. Mevcut iktidar IMF’den alınan kredileri ödemek için iğneden ipliğe zam yaparak borcu ödemeye çalışırdı.

Bu kısır döngü 2008 yılına kadar böyle devam edip geldi. Ne zaman ki 2008 yılında Amerikalı Dünyanın en büyük yatırım bankalarından biri olan Lehman Brothers iflas etti. Bıraktığı 700 milyar dolarlık borç ile ABD’yi ekonomik krize sokmuştu. Bu banka bir banka vatandaşlarına ev almaları için verdiği 700 milyar dolayı ödeyemeyip banka iflas edince yankıları Amerika’dan Asya’ya ya Afrika’dan Avrupa’ya bütün ekonomileri sarstı. O zaman yine bu TÜSİAD denilen kuruluşun üyeleri hükümete krizden çıkmak için IMF’den borç almalarını tavsiye ettiler. Ama şimdiki Reisimiz o zaman Başbakandı ve “bu krizin bize teğet geçeceğini; ekonomimize zarar veremeyeceğini; bizim adı geçen Lehman Brothera bankasında kredi almış bankamız olmadığını” söyleyerek bu tavsiyeyi reddetmişti. Neticede aynen öyle olmuş ve kriz bizim ekonomimizi teğet geçmişti.

İşte 2008 yılında bunların yağdanlıklarındaki yemleri kesilmiş oldu. Arkasında 2008 yılının Mayıs ayında Muhterem Reisimiz İsrail cumhurbaşkanıyla katıldığı bir televizyon programında ; “ONE MİNUTE= BİR DAKİKA” deyip müdahale edince içimizdeki hainler ile düşmanlarım için sonlarının başlangıcı başlamış oldu.

Bugün geldiğimiz noktada TÜSİAD için şöyle; “geçti bor’un pazarı sür eşeğini Niğde’ye-üsküdar’da sabah oldu-atı alan üsküdar’ı çokta GEÇTİ. ALIŞMIŞ kudurmuştan beterdir” gibi söyler söylersek yerinde olur. Çünkü bugün onların geçmişte rahat bir şekilde politikada at oynattıkları ortam BAŞKANLIK MODELİYLE tarihe karışmış oldu.

Onların geçmişte İŞ ADAMI KİSVESİYLE ORTAYA ÇIKIP MİLLETİN HAZİNESİNİ OYDUKLARI DEVİR ÇOKTAN BİTTİ. Onlar kurdun dumanlı havayı sevip ava çıktığı gibi kriz ortamlarını fırsat bilip milletin hazinesini soyma devirleri bitti. Artık onların ağızlarında çıkacak her kelimeyi Vazife sayan politikacılar onlarla beraber tarih oldu. Artık memleketimizde yanlış hesap IMF’den değil BEŞTEPE’DEN DÖNÜYOR.

ONLARIN TASMASINI TUTANLAR bu milletin 2,5 TRİLYON DOLARINI ALDILAR. İşin daha vahim tarafı ise bugün Muhterem reisimiz Sayın Recep Tayyip Erdoğan 1939 yılında İsmet İnönü zamanında çıkarılan bir kanunlar künye yerine Soyadı getirildi. Ülkemizde ne kadar Yahudi-Hıristiyan-Ermeni-Sabataist ve başka azınlık varsa hepsi T.C. vatandaşı yapılmıştı. Sayın Reisimiz Başbakanlık Arşivlerinde işin ehli ilim adamlarını görevlendirerek kim ne olduğu, nerede geldiği, hangi soyadı alarak içimize girdiğini öğrenip kayda aldırdı.

Bunların AK Partiye ve özellikle de Reise kızmalarının sebeplerinin başında bunlar geliyor. Yani arşivlerin açılmasıyla İP İPSİZİN ELİNDE ALINMIŞ OLDU. KİMİN KİM OLUP OLMADIĞI BÖYLECE ORTAYA ÇIKTI. EĞER TÜSİAD gerçekten de adında olduğu gibi kumaşı ve ham maddesi yerli olsaydı en azında başkanlarının TÜRK olması gerekmez miydi? Ya da başkanlık yapacak içlerinde bir Türk yok mudur?

Amerika ile Avrupa devletleri geçmişte Rusya’ya ambargo uyguladıklarında Rus devlet başkanı Vladimir Putin hemen zenginlerini toplayıp durumu onlara anlatıp onlardan sonra denmek üzere borç para istedi. Onlarda hiç itiraz etmeden gerekli dövizi verip ülkesini düşecek bir krizden kurtardılar. Şimdi bu TÜSİAD üyelerinin de bankalarda milyar dolar dövizleri var. Bunları hükümetin emrine borç olarak verseler dolar ikide bir yalpalayıp durabilir mi? Ya da borç vermeleri şurada dursun iktidarın yanında olduklarını; iktidarın doğru ekonomi politikaları uyguladığını söyleseler dolar ikinci günü 5 TL’nin altına gerilemez mi?

Er veya geç bunlar hizaya gelecek. Kimin Selanik’te Sabataist iken gelip içimize yerleşerek yıllarca bizi idare edip başta eğitim sistemimiz olmak üzere tarihimizi ekonomimizi nasıl iflasın eşiğine getirdiğini biliyoruz. Artık Şimon ZVi (Şemsi Efendi) Sabataycı haham Reisimizin hocası değil. Moiz Kohen (Munis Tekinalp Kemalizm’in ideloğu değil. Agop Martanyan (Agop Dilaçar) Türk dil kurumu başkanı değil. Artık Başkanın imzasını Vahram Çerçiyan tasarlamıyor. Bedros Keresteciyan Türkçenin ilk etimoloji sözlüğünün yazarı değil. Hatun Sebilciyan (Sabiha Gökçen) Reisini manevi kızı değil. Çünkü kuyrukları elimizde.

HAYVAN TERLİ YEM YEMİYOR. ARTIK TÜSİAD’IN TAVSİYELERİ BİZDE KARŞILIK BULMUYOR. ALLAH BİZE AKIL FİKİR VERİP UYANDIRSIN ÂMİN. SELAM VE DUA İLE.