Allah sabradenlerle beraberdir.
Reklam

BATININ ORTAYA KOYDUĞU KRİTERLER BU MİLLETİ ANLATMAYA YETMEZ 23.2.2021 Salı-Yeşilyurt/MALATYA

PDFYazdıre-Posta

Bu millet kendini anlatmayı gösteriş yapmak olarak değerlendirdiği için kendini anlatmaz. Kendini analtmadığı için kendi dışında ortaya konan kriterler bu milleti anlatmaya yemez. Bu milleti anlatmaya alfabelerdeki harflerle oluştuurlan kelimeler de yetmez. Son 200 yıldan beri bu milletin hamurunu meydana geldiği İslam’dan uzaklaştırmak için bu millete akla hayala gelmedik

işkenceler zulümler yapıldı.

Bu işkence ve zulümleri yapanlar tam bu milleti İslam’dan uzaklaştırdık derken bir de baktık ki 15 Temmuz 2016 Cuma günü bu milletin sahip olduğu hasletler adeeta volkan gibi patladı. GEREK BİZLER GEREKSE MEVCUT İKTİDAR 15 TEMMUZ 2016 CUMA GÜNÜ ÜLKEMİZİ İŞGALE KALKAN YERLİ PİYONLAR İLE YABANCI DESTEKLİLERİNİN 50 SENE BOYUNCA HAZIRLADIKLARI İŞGAL PLANININ 5 SAATTE NASIL YERLE YEKSAN ETTİĞİMİZ ANLATAMADIK.

Yerli piyonlar ile yabancı düşmanların anlamadıkları nokta fahr-i kâinat efendimiz muhammed mustafa (SAV) 1400 sene önce; “İstanbul muhakkak fethedilecektir. Onu fetheden kumandan ne güzel kumandandır, onu fetheden askerde ne güzel askerdir.” (Ahmed Bin Hanbel/ Müsned, 4/335 ve Camiüs-Sağir,7227)

Şimdi böyle bir müjdeyi müjdelenmiş o müjdeye göre hareket ewtmeyi hiç ihmal etmemiş bir milleti Peygamberimizden başka kim hangi kelime ve harflerle anlatabilir. Şu CHP denilen ve her fırsatta laiklikten, özgürlükten, cumhuriyeti kuran parti olmaktan bahseden zihniyetin bu millete yaptığı zulüm ve işkeceleri dünya üzerinde başka bir devletin idaresi kendi milletine yapmışmıdır acaba? Bu CHP değil miydi Cumhuriyeti kurar kurmaz yaptığı ilk iş hilafeti lağvetmek alfabeyi değitirmek. 1000 sene boyunca Allahu Ekber, Allahu Ekber diye okunan ezanı “Tanrı uludur, Tanrı uludur…” diyerek 18 sene boyunca bu milletin camilerinde milleti ulutturan. Türkiye dışında devlet eliyle alfabe değiştiirlen başka bir milletin olduğunu ben bilmiyorum. Bilen varsa söylesin ben de öğrenmiş olayım.

70 yıl önce bugün 'Tanrı Uludur'dan vazgeçilip, Arapça ezana geri dönüldü. Halkın kabullenmediği, 18 yıl süren bu inkılâp da tarihe gömüldü

70 yıl önce bugün Türkiye, 18 yıllık bir aradan sonra ezanın minarelerden yeniden asıl diliyle okunduğuna tanık olmuştu. 16 Haziran 1950 günü Türkiye'nin yakın tarihinde bir dönüm noktası olup o gün, ezanın yeniden Arapça okunması, halkın hâlâ hafızalarda tazeliğini koruyan coşkulu sevgi gösterilerine sahne olmuştu.

Her şey 1932 Ocak'ında başlamıştı. Cumhurbaşkanı Gazi Mustafa Kemal Paşa, sıranın dinde reforma geldiğini düşünmüş ve "Türkçe ibadet" fikrini ortaya atmakla kalmamış, bunu derhal uygulatmak istemişti. Nitekim ilk Türkçe ezan Fatih Camii'nin minarelerinde Rifat adlı bir hafızın sesinden duyulmuştu. Diyanet İşleri Başkanı Rifat (Börekçi) tarafından yayınlanan genelgede din görevlilerine bundan böyle ezan ve kametin Türkçe okunacağı bildirilmişti. Böylece Türkiye 18 yıl boyunca minarelerinde ezanı, "Tanrı uludur, Tanrı uludur..." şeklinde dinleyecekti.

Ancak acaba bu "ezansız yıllar"da neler yaşandı? Halkın bu yasağa tepkisi oldu mu? Ezanı Arapça okudu diye tutuklanan, hapse atılan, dayak yiyenler neler yaşadılar? Türkçe bilmeyen Kürtlerin Türkçe ezan okumaya zorlanması ne tür gariplikler doğurdu?

Alfabenin lağvedilmesinin akabinde sadece İstanbul’da 1931 yılında İsmet İnönü’nün emriyle Osmanlı arşivi 50 ton evrak,1,5 milyon belge okkası 3 kuruşta Bulgaristan’a hurda kâğıt olarak satılmıştır. Şimdi Türkiye cumhuriyetinin ilim adamları bu belgelerle ilgili araştırma yapmak için her sene Bulgaristan’a 500 bin dolar ücret ödüyor.

15 TEMMUZ 2016 CUMA GÜNÜ SADECE BİR İŞGAL OLARAK GÖRMEK İŞİN BAŞINDA YANLIŞ YOLA SAPMAK DEMEKTİR.15 TEMMUZ TÜRKİYE’Yİ İŞGAL SIRADAN BİR DARBE DEĞİLDİ THAFAZANALLAH= ALLAH MUHAFAZA BUYURSUN-EĞER BAŞARILI OLSALARDI TÜRKİYE’Yİ 7 DEVLETE BÖLECEKLERDİ. 15 TEMMUZ İŞGAL HAREKETİNİN TEMELİ 1966 YILINDA ATILMIŞTI. CHP’NİN GENEL SEKRETERİ KASIM GÜLEK ŞİMDİKİ FETÖ TERÖR ÖRGÜTÜNÜN ŞARLATANINI İLK DEFA AMERİKAYA TANIŞTIRAN ZATTIR. İŞTE BELGESİ:

Fetö silahlı terör örgütünün temelleri 1966 yılında İzmir kestane pazarından atılıyor. Adı geçen bölgede ikamet edenlerin çoğu Sabatay’cı gelenekten geldiği ortaya çıkmıştır. Bence Fetö Silahlı terör örgütünün temellerinin İzmir’in kestane pazarında atılması tesadüf değildir. O zaman Fetö liderinin yanında CHP milletvekili Kasım Gülek ile Yaşar Tunagür’ü görüyoruz.

Geçmişte Ali Rıza Güven'le ilgili bir belgeselde Gülen ve Güven ilişkisi net olarak anlatılıyor. Güven'in Fethullah Gülen ile tanışması dönemin İzmir Merkez Vaizi Yaşar Tunagür'ün Diyanet İşleri Başkan Yardımcılığı'na atanmasıyla başlıyor. Ankara'ya giden Tunagür, o dönem askerliğini yeni bitiren genç bir vaiz olarak çalışan Gülen'in tayinini İzmir'in Kestane pazarı Camii'sine çıkarıyor. Burada ilk olarak Ali Rıza Güven'le tanışan ve birlikte çalışan Gülen, o günleri şu cümlelerle ifade ediyor:

"Bir masanın etrafına toplandılar. Anlatayım hizmeti bunlara. Sağdan soldan aidat ölçüsünde dönen paralarla olmaz. Bir umumi himmet olması için konuşayım. 10-12 kişi vardı. Hacı Ahmet Bey o zaman 100 bin lira verdi. Taç fabrikaları falan vardı. Ali Rıza Bey 50 bin lira verdi. Değişik yerlerde platformlarda hizmet derken bu yol değerlendirilebilecek bir yol denildi. Öyle bir çığır açıldı" Aynı belgeselde Güven'in 1971 muhtırasının hemen ardından üst rütbeli bir asker tarafından ifadesinin değiştirildiğine de yer veriliyor.

Yaşar Tunagür son nefesinde Fetö liderinin mason olduğunu açıklamıştır. İslami camianın önemli kadın yazarlarından Şule Yüksel Şenler'in ağabeyi Üzeyir Şenler, Fethullah Gülen'in Masonluğunu teyit ederken Gülen'i Mason örgütlerine sokan ismi de deşifre etti. Hasta yatağında iken ziyaretine gelenlerle sohbet eden Şenler'in bu sohbeti, ziyaretindekiler tarafından cep telefonuyla kaydedildi.

Günümüz dünyasında kimi zaman tapınak şövalyeleri, kimi zaman Shambala, kimi zaman mason, kimi zaman farmason, kimi zaman Rotary, kimi zaman da insan hakları savunucusu olarak görünür. Tapınak şövalyelerinin ilk çıkış yeri Babil Krallığıdır. Babil Krallığı zamanında fikirlerini açıktan ifade edemeyen kimseler takiyye yaparak yer altına çekilmişlerdir. Tapınak şövalyeleri büyük bir ihtimalle İbrahim ve Musa A.S. zamanında açıktan hak dine karşı gelemedikleri için böyle bir yol takip etmişlerdir.

Kurtuluş savaşından sonra Türkiye’ye Lozan’da gerekli teminatları aldıktan sonra devlet kurma izni vermişlerdir ve ondan sonra yönetime gelen idarecilere tıpkı uçakların rotası gibi bir rota çizerek yola devam etmesini sağlamışlardır. Rotayı değiştiren yöneticiler bu değişikliği çoğu zaman canlarıyla ödemişlerdir.

Yıllarca bize kahramanlık örneği olarak Çin’inTank Adam veya Meçhul Asi, 5 Haziran 1989'da, Pekin'deki Tiananmen Meydanı'nda Çin yapımı Type 59 tankları önünde tek başına durarak tankların geçişini engellemeye çalışması sırasında fotoğrafı ve videosu çekilen ve böylece uluslararası kamuoyunda tanınmış olan kişidir. Şahsın kimliği tam olarak bilinmediği için Tank Adam veya Meçhul Asi rumuzlarıyla anılmıştır. Her ne kadar daha sonraları İngiliz tabloit gazetesi Sunday Express ilgili kişinin 19 yaşındaki Çinli öğrenci Wang Weilin olduğunu duyursa da bunun doğru olup olmadığı bilinmemektedir ve şahsın kimliği veya kendisine olaydan sonra ne olduğu, hâlâ yaşayıp yaşamadığı meçhuldür.

Bütün dünya 31 sene bir tek özgürlük kahramanı olarak bize bu lanse edildi. 15 Temmuz 2016 Cuma günü FETÖ silahlı terör örgütünün giriştiği işgal sırasında Tankların önüne dikilenleri arka arkaya sıralasak buradan Çin’i bilmem ama avrupaya kadar ulaşır. Tankın birini durdurmak için önüne yatıyor bakıyor ki tankı durduramadı. Hemen 2. Tankı durdurmak için altına yatıyor. 2. Tank üstünde geçerken kolunu koparıp geçiyor. Nice sonra hastaneye kaldırılıp tedavi altına alınıyor. Tedavi olduğu sırada Sayın cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan kendisini arayıp hal hatır sorup “geçmiş olsun” diyor. Bu kahraman Sayın cumhurbaşkanımıza; “BENİ BOŞ VERİN SAYIN CUMHURBAŞKANIM SİZ NASILSINIZ İYİ MİSİNİZ? Diyerek iki kahramanlığın üstüne 3. Kahramanlığı ekliyor.

Bir başkası tankın önüne tank paletlerinin tam göğsüne gelecek şekilde yatıyor. Neyse ki millet o tankı durduruyor. Daha sonra kendisine niye böyle yattığı sorulunca o isimsiz kahraman: “Tank ciğerimin üstünde geçerek beni birden öldürsün ki ben ölüm acısını hissetmeyeyim” diye cevap veriyor.

Bir başkası tankın önüne yatıyor. Tankın içinde birisi çıkıp onu kaldırıyor. O tank geçtikten sonra diğer tankı durdurmak için önüne yatıyor. Böyle yüzlerce örnek var. Bu örneklerin yanında Çin’inPekin'deki Tiananmen Meydanı'nda Çin yapımı Type 59 tankları önünde tek başına durarak tankların geçişini engellemeye çalışması sırasında fotoğrafı ve videosu çekilen ve böylece uluslararası kamuoyunda tanınmış olan kişinin lafı olur mu? Çinlinin yaptığı Türklerin yanında deveden kulak bile değil.

“Toprağa su katarsa balçık (çamur),kan katarsan vatan olur” Şeyh Edebali. Bizi yüzyıl sonra tekrar özümüzle buluşturan Sayın Erdoğan ve ekibinden Allah razı olsun. ALLAH : “…Herhangi bir toplum tutumunu değiştirmedikçe Allah onun konumunu değiştirmez…” (RA’D SURESİ:11) BUYURMUŞTUR. ÂMİN. SELAM VE DUA İLE.