Allah sabradenlerle beraberdir.
Reklam

BAŞKANLIK YERİNE GÜÇLENDİRİLMİŞ PARLAMENTER SİSTEM 15.10.2020 Perşembe-Yeşilyurt/MALATYA

PDFYazdıre-Posta

Muhalefeti oluşturan millet ittifakı mevcut şartlarda iktidara gelme ümitlerini kaybettikleri için Başkanlık yerine “GÜÇLENDİRİLMİŞ PARLAMENTO SİSTEMİNE”geçilmesini isteyip duruyorlar. Bu durum bana iki deyimi hatırlatıyor. Birisi “Gücü

eşeğe yetmeyince palana saldırmak. Diğeride “Yıkılan pehlivan güreşe duymazmış.”

Millet ittifakının karşısında çelik zırh gibi duran bir cumhur ittifakı var. Bu ittifakın oylarının oranı aslında % 70’tir. Şu anda CUMHUR İTTİFAKININ oylarının % 52 olduğuna Siz bakmayın. Bana göre kayıp olan %18 oy oranının sebebi mevcut CUMHUR İTTİFAKINDA KENDİNE YER BULAMAYANLARIN ikbal peşinden koşmalarından veya CUMHUR İTTİFAKININ önemini kavrayamanlardan kaynaklanıyor. Tür4kiye’nin sosyolojik yapısına göre CUMHUR İTTİFAKI % 70 iken Millet ittifakının da oyları % 30’dur.

Bana göre Cumhur İttifakının kayıp oylarının en kısa zamanda aslına dönmelerinden korkan Millet ittifakını oluşturan partiler HDP ile bile istemeyerek beraber hareket ediyorlar.Bu beraberliği milletin önünde yapmak yerine perde arkasından yürütüyorlar. Eğer milletin önünde beraber hareket ettiklerini açıklasalar oyları hemen aynı gün toplamda % 18 oy kaybına uğrarlar.

Türkiye 1970 ile 2002 yılları arasında geçen süre zarfında PARLAMENTER SİSTEMDEN BU ÜLKENİN NELER ÇEKTİĞİNİ BEN VE BENİM 65-70 YAŞINDA OLANLAR çok iyi bilir.

Şimdi bu yıllarda parlamenter sistemin nasıl çalıştığına dair birkaç örnek vererek yazıma devam edeceğim. Bu yıllarda bir GÜNEŞ MOTEL MODELİ vardı. Tek başına hükümeti kuracak sayıa ulaşmamayan partiler kendilerine lazım olan milletvekillerini bu motele çağırır kimine bakanlık, kimine ihale kimine transfer parası vererek alır. Hükümeti kurardı. Aylarca bakanlar kurulu toplanamazdı.

1974 Kıbrıs Barış hareketinin arkasında memleketi 70 Sente muhtaç olmuştu. Daha sonra ki havayı iyi koklayıp hemen erken seçime gidip onu oya tahvil ettiğini ve Türkiye Cumhuriyetinde ilk defa “GÜNEŞ MOTEL”modeliyle bizi tanıştırmasını da unutmayacağız.Milletin kendisine seçimle vermediği yetkiyi güneş Motelde 11 tane AP Adalet Partisi)’den milletvekili satın alarak 22 ay iktidar olduğunu tarih yazmıştı

Türkiye Şeker üretimi bakımında dünyanın sayılı ülkelerinden olmasına rağmen,Karaoğlan(Bülent Ecevit)’ın kara günlerinde, “TÜP-BENZİN-MAZOTGAZ YAĞI-NEBATİ YAĞLAR-ŞEKER vs.bütün gıdaların karaborsa satıldığını,memletin her tarafında ve bilhassa akaryakıt ve tüp bayileri önündeki kuyruklara beklemeyi ve tüp kuyrukalarında doğum yapan kadınları,kriz geçiren dedeleri ve nineleri nasıl unuturuz.Bunlar Karaoğlanın bize biçtiği hayat tarzıydı.Yani güçlendirilmiş Parlamenter sistemin bize sağladığı ayrıcalıklardı.(!!!)

20 dönem Afyon’un milletvekili vardı. Adı Kubilay Uygurdu.Ama herkes onu “Kubi” olarak bilirdi.Sayın Kubi hemen hemen her gün bir parti değiştirirdi.Yeni girdiği partinin genel başkanı ona kendi partisinin rozetini takardı.Partililer onu omzuna alır ve: “-Türkiye seninle gurur duyuyor,”diye tezahürat yaparlardı.Ben de bu haberleri izledikçe: “-Eğer Türkiye böyleleriyle gurur duyacak hale gelmişse vay Türkiye’nin haline” der,güler geçerdim. İşte bütün bu rezaletler güçlendirilmiş Parlamenter sistemin bize sağladığı ayrıcalıklardı.(!!!)

O yıllarda Cumhurbaşkanını TBMM’i seçiyordu. Fahri Korutürk’ün 7 yıllık cumhurbaşkanı süresi 6 Nisan 1980 tarihinde dolmuştu. Meclis toplanıyor. Bir türlü çoğunluğu sağlayıp yeni cumhurbaşkanını seçemiyordu.6 Nisan 1980 tarihinden 12 Eylül 1980 tarihine kadar devletin başı olan cumhurbaşkanlığı gibi bir makam en yaşlı üye sıfatıyla İhsan Sabri Çağlayangil tarafından yürütlüyordu. TBMM cumhurbaşkanını seçmek için 115 tur yapmış.Ama cumhurbaşkanını seçememişti. Neden? Çünkü Türkiye güçlendirilmiş parlamenter sistemle idare ediliyordu da ondan.

Hele o zaman Milliyetçi cephe koalisyonları kurulurdu. Tabi haliyle Süleyman Demirel mecliste en çok milletvekiline sahip olduğu için Başbakan olurdu. Rahmetli Şehid Necmettin Erbakan, Rahmetli Şehid Alparslan Türkeş de Başbakan yardımcısı olurlardı. Rahmetli Şehid Necmettin Erbakan herhangi bir ilimize İmam Hatip okulu açmak için Süleyman Demirel’e kararname götürdüğünde Demirel masanın gözünde Rahmetli Şehid Necmettin Erbakan’ın imzalaması için içki veya bira fabrikasının kararnamesini önüne kordu. Ve “-Hocam siz bunu imzalarsanız ben de onu imzalarım” dermiş. Rahmetli İmam Hatip hatırına imzalarmış. Bu sefer de Demirel el altında utanmadan sıkılmadan “Hoca içki fabrikasının açışılını imzaladı” diye haber yayardı. İşte bütün bu rezillikler güçlendirilmiş parlamenter sistemi sayesinde oluyordu.

Geçen seçimde yeni kurulan partilerin mecliste gurubu olmadığı için seçime giremeyeceklerine dair haberler çıkınca hemen CHP genel başkanı Kemal Kılıçdaroğlu partisinden 15 kişiyi istifa ettirerek İyi partiye geçmesini sağlamıştı. O milletvekilleri kurbanlık koyun gibi günlerce bekleyip durdular. Neden? Güçlendirilmiş parlamenter sistemi sayesindeydi de ondan.

Millet ittifakını güçlendirilmiş parlamenter sistemini savunurken türkiye genelindeki % 10’luk barajın kaldıırlmasını istiyor. Büyük bir ihtimalle o zaman mecliste 15-20 parti oluşacak. Başkanlık sistemi olmadığı için koalisyon hükümetleri için pazarlıklar başlayacak. 2002 öncesi gibi pazarlıklar uzayıp gidecek. Sonunda Başbakan yazı-tura ile belkirlenecek. İşte bunun adına da birileri utanmadan sıkılmadan “GÜÇLENDİRİLMİŞ PARLAMENTER SİSTEM” diyecek.

Millet ittifakı iktidara gelmekten ümidini kestiği için tıpkı oynamasını bilmeyen gelinin yerim dar” demesi üzerine yeri genişletilince de bu sefer YEN’im dar dediği gibi seçmene şirin gözükmek için bu sistemden medet umuyor. BİZ İYİSİ Mİ BAŞKANLIK SİSTEMİYLE DEVAM EDELİM. GÜÇLENDİRİLMİŞ PARLAMENTER SİSTEMİ DAHA ÖNCE KULLANDDIĞIMIZ İÇİN HÜKÜMSİZDÜR.SELAM VE DUA İLE.