Allah sabradenlerle beraberdir.
Reklam

ÇOK AZİZ VE MUHTEREM LÜBLANLI KARDEŞLERİM 10.8.2020 Pazartesi-Pendik/İSTANBUL

PDFYazdıre-Posta

bir önceki makalenin türkçesi

ÖNCELİKLE 4 AĞUSTOS 2020 Salı günü ülkenizin başkenti beyrutta meydana gelen patlama sonrası vefat eden kardeşlerime başsağlığı dilerken yaralılara rabbimden acil şifa vermesini dilerim. patlamanın meydana geldiği günden beri şahsen ben sizin hiçbir etnik ayırım

yapmadan hep bir araya gelip birlik mesajı vereceğinizi bekliyordum. ama patlamadan sonra muhalefetin yaptığı açıklamaları görünce israilin yıllarca kavuşmak istediklerine nail olduğunu gördüm.

haber ajanslarına düşen görüntülere göre telafisi oldukça zor bir maddi felaketi de beraberinde getirdi.siz millet olarak bu büyük felaketi atlatmak için bir ve beraber olup beraber sırt sırta verip çalışacağınıza o günden BUGÜNE güzelim ülkenizi yakıp yıkmakla uğraşıyorsunuz.

düşmanlarınız yıllarca sizi birbirine düşürerek birbirine kırdırarak sizin onlara vereceğiniz zarardan kurtulmak değil miydi? bulunduğunuz coğrafyadaki devletleri birbirine düşürüp kırdıran israilliler şimdi sizin onlara vereceğiniz korku kaldı mı? israilin 1948 yılından beri müslümanların göğsüne saplanmış bir hançer olduğunu bilmiyor musunuz?

lüblanlı kardeşlerimin patlamanın arkasında mevcut iktidarı istifaya zorlamak için giriştikleri yakma yıkma olayları üzerine mısırlı-suriyeli-ıraklı ve afganistanlı kardeşlerimizin başına gelenlerden ibret almadıklarını görüyorum. ben bunca islam alimi ve ilim adamı olan bir devlete islamı anlatacak değilim. ben sadece fitne ve fesat zamanında nasıl hareket edeceğimizi bildiren birkaç ayet ve hadisin mealini buraya yazarak geçeceğim. Önce Fitneyi kısaca tarif edeyim.İşte fitne; insanları ayrılığa, belâya düşürmek, Müslümanlar arasında bölücülük yapmak, onları sıkıntıya, zarara, günaha sokmak, insanları isyana kışkırtmak, demektir.

Önemli bir terim olan “Fitne”; “ayrılık, karışıklık, kargaşa, insanı hak ve hakikatten saptıracak şey”; diğer bir ifade ile, “insanları ayrılığa, belâya düşürmek, Müslümanlar arasında bölücülük yapmak, onları sıkıntıya, zarara, günaha sokmak, insanları isyana kışkırtmak” demektir.

şimdi de fitnenin kötülüğünü anlatan ayet ve hadislerden birkaçınıN meali:

Allahu Teâlâ, Kur’ân-ı hakîminde, fitnenin kötülüğünü bir âyet-i kerimede mealen “…Fitne, adam öldürmekten daha beterdir, daha kötüdür...” (Bakara, 191), diğer bir âyet-i celîlede ise “…Fitne, adam öldürmekten daha büyüktür…” (Bakara, 217) şeklinde beyan buyurmaktadır.

Görüldüğü gibi, bu iki âyet-i kerîmede “fitne” hakkında “eşedd: daha şiddetli” ve “Ekber: daha büyük” kelimeleri kullanılmıştır.

Zaman zaman Birleşmiş Milletler ’de, NATO’da, Avrupa Birliği’nde, Davos’ta, diğer Uluslararası toplantılarda sesini yükselten Türkiye’nin sesini kısmak istemişlerdir.

Ama devlet-millet el ele vererek, bu hainlerin, zalimlerin, gaddarların darbesini püskürtmüş; hain darbe girişimine "darbe" yapmıştır!Â İşte bu millet ile iftihar edilir.

(Lütfettiği bu muvaffakiyet ve muzafferiyetinden dolayı Cenâb-ı Hakk’a sonsuz Hamd ü senalar, sayısız şükürler olsun.)

"Ey iman edenler! Siz kendinize bakın. Siz doğru yolda oldukça sapıtmış olanlar size zarar vermez..." (Maide, 5/105).

- Bana şu cevabı verdi:

"Gerçekten bunu, iyi bilen birine sordun. Zira ben aynı ŞEYİ RESÛLULLAH (aleyhissalâtu vesselâm)'a sormuştum: Demişti ki:

"Ma'rufa sarılın, münkerden de kaçının! Ne zaman uyulan bir cimrilik, takip edilen bir heva, (dine, ahirete) tercih edilen dünyalık görür, rey sahiplerinin (selefi dinlemeden) kendi REYLERİNİ BEĞENDİKLERİNİ müşahede edersen, o ZAMAN KENDİNE bak. İnsanlarla uğraşmayı bırak. Zîra (bu safhaya gelince) arkanızda sabır günleri var demektir. O günler avuçta ateş tutmak gibi (sıkıntılı)dır.  O günlerde, sizin kadar amel yapabilen bir kimseye elli kişinin ecri verilecektir." [Ebu Davud, Melahim 17, (4341); Tirmizî, Tefsir, Mâide, (3060); İbnu Mace, Fiten 21, (4014).]

Birey olarak hiçbir şeye gücümüz yetmiyor, başkada çaremiz yok ise fitne ateşinden kurtulmak için Efendimiz (sav)'in; “Fitne zamanında evinizde oturun, günahlarınıza tövbe edin, dilinizi tutun, kendi işinize bakın, başkalarının işine karışmayın!” (Nesai, Ebu Davud) buyurduğu gibi hareket etmeliyiz.

"Ey Ebu Zerr!"

"Buyurun, Ey Allah'ın Resulü, emrinizdeyim!"  Dedim.

"İnsanlara (kitle halinde) ölüm isabet edip, kabirlerin (ücretli) hizmetçiler tarafından kazılacağı zaman ne yapacaksın?" buyurdular.

"Benim için Allah ve Resulü neyi ihtiyar buyurursa onu yaparım!"  Dedim.

"Sabrı tavsiye ederim!" buyurdular -veya sabredersin! dediler- ve sonra bana tekrar seslendiler:

"Ey Ebu Zerr!"

"Buyurun ey Allah'ın Resûlü, sizi dinliyorum!" dedim.

"Zeyd mıntıkasının taşları kanda boğulduğunu gördüğün zaman ne yapacaksın?"

"Allah ve Resûlü benim için neyi ihtiyar buyurursa onu!" dedim

"Sana kendilerinden olduğun yakınlarını tavsiye ederim!"  Dedi. Ben sordum:

"Ey Allah'ın Resulü! (O zaman) kılıcımı alıp omuzuma koymayayım mı?"

"BÖYLE YAPARSAN (fitneci) kavme ortak olursun!" buyurdular.

"Bana ne emredersiniz!" dedim.

"Evine çekil!" buyurdular.

"Evime girilirse?" dedim.

"Eğer kılıcın parıltısının seni şaşırtacağından korkarsan, elbiseni yüzüne ört. Gelen hem senin GÜNAHINLA hem de kendi günahıyla dönsün!"  Buyurdular." [Ebu Davud, Fiten 2, (4261); İbnu Mâce, Fiten 10, (3958)

İmam Şafii'ye SORULUR: -Fitne zamanı Hak ehlini nasıl bulabiliriz?
Cevap VERİR: -Düşman oklarını takip edin, sizi hak ehline götürecektir!...

EY LÜBNANLI KARDEŞLERİM BENİ DİNLEYİN VE BENİ ANLAYIN!

GAZETELERDEN OKUDUĞUM VE TELEVİZYONLARDAKİ HABERLERDEN DUYDUĞUM KADARIYLA SİZİN BU PATLAMA ÖNCESİ 90 MİLYAR DIŞ BORCUNUZ VARMIŞ. YİNE OKUDUĞUMA GÖRE SİZİN NÜFUSUNUZ DA 2018 YILI SAYIMINA GÖRE 6.150.000 KİŞİYMİŞ. ŞİMDİ bu 90 milyarı nüfusa böldüğümüzde kişi başı borcunuz 14634 Dolar ediyor. Sizin paranıza göre bir dolar 1515 Lübnan lirası ettiğine göre kişi başı borcunuz 22.170.510 Lübnan lirası ediyor. Şimdi siz bu borcu nasıl ödeyeceğinizi düşüneceğinize bunu bırakmış kalkmışsınız o güzelim ülkenizi yakıp yıkıyorsunuz. Siz ülkenizi yakıp yıkınca borcunuz azalacak mı yoksa sizi birbirine düşürerek daha da borcunuz çoğaltıp sizi batıracak mı? Elbette ki sizin böyle yapmanız borcunuzu çoğaltıp -HAFAZANALLAH-sizi iflas ettirecekler.

Ben sizin haberlerinizi ta 1965 yılından beri takip ediyorum. Onca yıl geçmesine rağmen okuduğum kadarıyla Günyüzü görmediniz. Çünkü sizin de bağımsızlığınızdan önce sömürgecilik vardı. Sömürgeciler sömürdükleri ülkelere bağımsızlık verseler bile orada öyle bir sistem kurarlar ki o ülkeler bağımsızlaşmaya yöneldiklerinde önlerine böyle engeller koyarak kendilerine tekrar muhtaç ederler.

Bunun örneği Kurt dumanlı havayı severmiş. Beyrut’ta patlama olur olmaz fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron mal bulmuş mağribi gibi hemen Beyrut’u ziyaret etti. Halkın arasında gezen Macron piyonları harekete geçerek Lübnan’ın fransa mandasına girmesi için bağırıp durdular. Bir taraftan da fransa sömürgesine girmek için imza toplamaya başlamışlar. Lübnan daha önce fransa sömürgesi olduğu için celladına âşık olmuş idamlıklar gibi kendilerini sömüren Fransa’dan medet istiyorlar. Piyonlar bu işi ayarladıktan sonra Macron “eğer biz gelmezsek Türkiye gelir” dedi. Zaten Türkiye olmadığı için Lübnan bu hale geldiğini eminim ki Lübnanlılar biliyordur.

YAZIMA SON VERİRKEN BİR DAHA LÜBLANLI KARDEŞLERİMİN “ÖLENLERİNE RAHMET YARALILARINA ALLAHTAN ACİL ŞİFA DİLERKEN KENDİLERİNE DE GEÇMİŞ OLSUN” DİYORUM. SELAM VE DUA İLE.