Allah sabradenlerle beraberdir.
Reklam

TEDBİR BİZDEN TAKDİR ALLAH’TAN 5.8.2020 Çarşamba-Pendik-İSTANBUL

PDFYazdıre-Posta

HEPİNİZİN BİLDİĞİ GİBİ 4 AĞUSTOS 2020 SALI GÜNÜ LÜBNAN’DA BÜYÜK BİR PATLAMA OLDU! YÜZLERCE İNSAN HAYATINI KAYBEETTİ. BİNLERCE İNSAN YARALANDI.LÜBNAN’IN BAŞKENTİ BEYRUT İKİZ KULELERİNE DÜZENLENEN SALDIRI GİBİ BİR SALDIRI DÜZENLENDİ. LÜBNAN’IN CAN DAMARI OLAN LİMANA BİR SALDIRI DÜZENLENDİ.LİMANDA 2750 TON NİTRAT ASİTİN OLMASI PATLAMANIN ŞİDDETİNİ DAHA DA DERİNLEŞTİRDİ.

ORTAYA IŞİD YA DA DEAŞ NE DERSENİZ DEYİN İSRAİL TAŞERONU BİR ÖRGÜT ÇIKTI.PATLAMAYI ÜSTLENDİ(!) BİZLERDE YEDİK Mİ? TABİİ Kİ YEMEDİK. BEYRUT

SALDIRISINI IŞİD ÜSTLENMİŞ…! IŞİD’İN TASMASI KİMİN ELİNDE ACABA? NE IŞİD NE DE DEAŞ BİR DEVLETİN BAŞKENTİNE BOMBALI SALDIRI DÜZENLEYEMEZ. GEREK IŞİD GEREKSE DEAŞ BÖYLE BİR SALDIRI DÜZENLEMİŞSE BUNUN İÇİNDE ABD VE İSRAİL GİBİ DEVLETLERİN DAHİLİYETİ VARDIR. O HALDE MÜSLÜMAN YURTLARINI KANA BULAYANLAR İÇİN YA KAHHAR!

ATALARIMIZ “KAPINI SAĞLAM KİLİTLE KOMŞUNU HIRSIZ BİLME” DİYE BİR SÖZ SÖYLEMİŞLERDİR. İSTERSE IŞİD İSTERSE DEAŞ İSTERSE BİR BAŞKA ÖRGÜT TARAFINDAN DÜZENLENMİŞ OLSUN.NETİCEDE BÖYLE BİR SALDIRI DÜZENLENEREK YÜZLERCE MASUM İNSAN KATLEDİLDİ. BİNLERCE MASUM İNSAN YARALANDI. 300 BİN KİŞİNİN ETKİLENİP EVSİZ VE İŞSİZ KALDIĞI SÖYLENİYOR.

Lübnan bu patlamadan önce de ekonomisi iflas etmiş zor günler yaşıyordu. Ekonominin iflas etmesinden dolayı kurulan hükümetlerde pek uzun ömürlü olamıyor. Neticede israilin korktuğu bir devlete böyle bir suikast düzenleyerek etkisizleştirmek istiyorlar. İşin daha vahim tarafı ise Beyrut’a düzenlenen bu saldırının kim veya kimler tarafından düzenlendiğini araştırmak için Lübnan’daki muhalefet olayın araştırılması için uluslararası bir komisyon kurularak incelenmesini istiyor. Muhalefetin böyle bir teklifte bulunması Lübnan’ın ekonomik, sosyal, kültürel ve hukuk yönünde ne duruma geldiğini gösteriyor.

Bir an diyelim ki böyle bir komisyon kuruldu. Bu komisyonun tarafsız bir araştırma yaparak olayın faillerini ortaya çıkaracağına inanıyorlar mı? Daha öneki Başbakan Said El-HARİRİ suikastını araştırmak için de komisyon kurulmuştu. Sonuç koskoca bir fiyaskoyla neticelenmedi mi?

Yıllarca Batılılaşacağız diye yapmadığımız fedakârlık kaldı mı? Öyle aşağılık kompleksine kapıldık ki neticede artık kendimize bile güvenimiz kalmadı. Batı kendi meselelerine çare buldu mu ki bize çare bulsun. Yine atalarımız Lübnan’daki Lübnanlıların düştüğü çaresizliği: “Kendisi himmete muhtaç bir dede başkasına nasıl himmet ede” Diye açıklamışlardır. Batı kendi perişan durumuna çare bulamamışken nasıl olurda Lübnan’daki patlamaya çare bulsun. Diyelim ki Lübnan’daki muhalefetin dediği gibi bir uluslararası komisyon kuruldu. Bu komisyon araştırmaya başladığında suikastın israil tarafından düzenlendiğini görürse nasıl bir rapor hazırlayacak. Adamlar bu durumda yukarı tükürseler bıyık aşağı tükürseler sakal hesabına dönmez mi?

Eğer Lübnan’daki muhalefet Beyrut’taki bu patlamanın açığa çıkmasında samimi iseler hiç işi allandırıp pullandırmadan Türk İstihbarat Teşkilatından yardım isteseler bizim MİT teşkilatımız bu işi çabuk ve kolay bir şekilde çözer inşaallah.

Kurt dumanlı havayı severmiş. Beyrut’ta patlama olur olmaz fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron mal bulmuş mağribi gibi hemen Beyrut’u ziyaret etti. Halkın arasında gezen Macron piyonları harekete geçerek Lübnan’ın fransa mandasına girmesi için bağırıp durdular. Bir taraftan da fransa sömürgesine girmek için imza toplamaya başlamışlar. Lübnan daha önce fransa sömürgesi olduğu için celladına âşık olmuş idamlıklar gibi kendilerini sömüren fransadan medet istiyorlar. Piyonlar bu işi ayarladıktan sonra Macron “eğer biz gelmezsek Türkiye gelir” dedi. Zaten Türkiye olmadığı için Lübnan bu hale geldiğini eminim ki Lübnanlılar biliyordur.

OSMANLI TOPRAKLARI ÜZERİNDE YAŞAYAN HANGİ DEVLETTE HUZUR VAR Kİ LÜBNANDA DA OLSUN.

Ben şahsen Lübnan’daki bu patlamanın içinde israil ve amerikanın parmağı olduğunu düşünüyorum. Bu durum bana şu hikâyeyi hatırlatıyor. Hikâye kısaca şöyle:

Köyün birinde cemaat camide namaz kılarken ayakkabılar çalınıyormuş. Bir gün namazdan sonra cemaat toplanıp ayakkabıların çalınmaması için bir görevli tutmalarını söylemişler. İhtiyar adam görevli olarak köyde birisini önermiş. Köylüler: “Amca, biz ayakkabıların onun çaldığından şüpheleniyoruz” demişler. İhtiyar onun için onu önerdiğini söylemiş. Neticede onu ücretli olarak tutmuşlar. Onunda zaten işi yokmuş. Kendisine iş verilince sevinmiş. Büyük bir aşkla görevine devam etmiş. Camide ayakkabı çalınma işi bitmiş. Derken 3-4 ay sonra bir gün ezan okunduğu halde işe gecikmiş. Hanımı: “Herif geç kaldın, çabuk git. Ayakkabıları çalarlar. Sonra senin işine son verirler” demiş. Kocası: “Hanım korkma! Ayakkabıları ben çalıyordum” demiş.

Şimdi Lübnan’daki muhalefetin isteği doğrultusunda bir araştırma komisyonu kurulur da suikastı düzenleyenlerin içinde israil ve amerikalı ajanlar çıkarsa nasıl bir rapor düzenleyecekler? ALLAH SONUMUZU HSYIR EYLESİN. BU OLAY AKLIMIZI BAŞIMIZA ALIP İDARE EDİLMEKTEN ZİYADE İDARE EDECEK DURUMAGELECEK ADIMLARI ATARIZ. SELAM VE DUA İLE.