Allah sabradenlerle beraberdir.
Reklam

TILKI TAVUKLARIN ÖZGÜRLÜĞÜNÜ SAVUNUYORSA TAVUKLARA SAHIP ÇIKMAK LAZIM 27.7.2020 Pazartesi-Pendik/İSTANBUL

PDFYazdıre-Posta

Atatürk öldüğü günün ertesi günü Atatürk’ün bütün fotoğraflarını resmi daireden indirip kendi resmini asanlar ile paraların üstünde dahi Atatürk’ün resimlerini çıkararak kendi resimlerini basanların bence en son Atatürk’ü savunmaları gerekir. Bunların Atatürk’ü savunması karşı tarafta ne kadar inandırıcı gelir. Şairimiz Yunus Emre böyle yapan kimseler için; “Halka fetva verirsin ya sen niçin tutmazsın, /İlim okumaktan garaz kendi özünü bilmektir, /Kendi özünü bilmezsen bir

hayvandan betersin.”

HEPİNİZİN BİLDİĞİ GİBİ 24 Temmuz 2020 Cuma günü AYASOFYA-İ KEBİR CAMİÎ ŞEFİR’TE 86 SENE SONRA İLK CUMA NAMAZI KILINDI. Namazı Diyanet İşleri Başkanı Sayın Ali Erbaş kıldırdı. Haliyle hutbeyi de o okudu. Bugün itibarıyla 3 gün geçti hala birileri Sayın Başkanın okuduğu hutbede Atatürk’e lanet ettiğini söyleyip duruyorlar. Hutbenin metnini inceledim. Atatürk’e böyle bir lanet yoktur. Kimileride Sayın Başkana sataşmak için gazetelerinde ve köşelerinde; “Bugüne kadar Atatürk’e kaç sefer dua ettin?” Diye soruyorlar. Kim kime nasıl nerede ne şekilde dua edeceğini veya ettiğini bir kendisi bilir birde Allah bilir. Sayın başkana bunu soranlar acaba bugüne kadar kaç defa dua ettiler. Veya onlar dua etmeyi biliyorlar mı? Onlar değil miydi dua yerine saygı duruşu icat edenler?

Atatürk de bir insan ve bir faniydi geldi yaşadı gitti. Hem Atatürk ve İsmet Mustafa İnönü Osmanlı paşası değiller miydi? Bunları sevip Osmanlıya hakaret etmek ne derece doğru? Hem bu ülkede 600 sene okunan, yazılan alfabeyi ben mi kaldırdım. Geçmişimize ve halimize dua edeceğimizi biz bu millete nerede öğrettik ki dua bekliyoruz.

Sizin ve dışarıda tasmanızı tutan düşmanlarımızın gücü Sayın Erdoğan’a yetmiyor. Siz kendi kafanıza göre sözde Diyanet İşleri Başkanına saldırarak oradan Sayın Erdoğan’ı hırpalamak istiyorsunuz ama bu millet uyandı artık sizin amerikadan aldığınız bu numaralara kanıp ihtilal yapmıyor. Bu numaralar bayatladı artık yeni numaralar bulup karşımıza çıkın belki üç-beş kişi inanıp peşinizden gelir. Atatürk’ü savunmak amerikadan fonlanan gazeteci ve televizyonculara kaldıysa “yandı gülüm keten helvası” demekten başka bir şeyimiz kalmamıştır.

Atatürk’ü savunmak bunlara kaldıysa vay Atatürk’ün haline!

İstanbul Sözleşmesi ile ilgili açıklama yapan Koç Holding, “İstanbul Sözleşmesinin tarafı olmak, kadına yönelik şiddetle mücadele konusundaki kararlılığın göstergesidir. Bu vesileyle ülkemizdeki herkesi ve tüm yetkili kurumları İstanbul Sözleşmesi’ni korumaya ve bağlı kalmaya davet ediyoruz. Kadınların şiddete maruz kalmadığı, öldürülmediği bir ülke için dayanışma içinde mücadele etmek gerektiğine inanıyoruz. Koç Topluluğu olarak bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da kadına yönelik şiddetle mücadele başta olmak üzere kadınların erkeklerle eşit hak ve özgürlüklere sahip olduğu bir dünya için çalışmaya devam edeceğiz.”

28 Şubat’ta darbecilerin arkasında duran, başörtüsüne savaş açan kendi holdinglerinde çalışmak için müracaat eden baş örtülüleri yetersiz görerek çalıştırmayan sermaye gruplarının bugün İstanbul Sözleşmesinin bayraktarlığını yapıyor olmaları dikkat çekici. Fetö’cüler 15 Temmuz’da başarılı olsalardı, inanın bugün İstanbul Sözleşmesi konusunda da, aynen içimizdeki AKP’liler gibi yaparlardı. Bu çevrelerin İstanbul Sözleşmesi konusunda seslerini yükseltmeleri karşısında iş dünyasından açıkça tepki koyan ve tavrını bir bildiri ile açıklayan kişiler oldu. “Bu süreçte, iş dünyasının bir bölümü “Kadın Erkek eşitliği” gibi güzel bir sözün arkasına sığınarak, değerlerimizi hiçe sayan ve hatta “kökünden kazımak” tabiri dahil her türlü batı merkezli hayat biçimini ülkemiz insanına dayatan bir sözleşmeyi neden destekliyorlar?” diye soruyor Yarar.

Üç günden beri bazı iş adamlarının açıklamaları karşısında “OLDU OLDU GÖZLERİM YAŞLA DOLDU” Diyesim geliyor. Be adam! Siz iş adamı mısınız yoksa STK’nız? Siz kendi işinize baksanız daha iyi olmaz mı?

SİZE Mİ KALDI KADIN HAKLARINI SAVUNMAK? SİZİN KADIN HAKKINDA BAHSETMENİZ GEÇMİŞTE 50 YIL BOYUNCA DOĞUM KONTROLÜ HARCAMALARINI AMERİKALI ŞİRKETLERDEN PARA ALARAK KARŞILAMANIZI HATIRLIYORUM.

Bunlara en iyi cevabı İdris Kardaş şu twettiyle vermiş: “Yıl olmuş 2020 İngiltere kraliçesi hala kılıçla şövalyelik veriyor. Ne olur yani gül verse! Sembollerle sorununuz varsa ait hissettiklerinizi sorgulayın önce. İngiltere kılıçla şövalyelik veriyor ama anayasası yok. SELAM VE DUA İLE.