Allah sabradenlerle beraberdir.
Reklam

DEVLET AKLI CHP'NİN İKTİDARA GELMESİNİ İSTEMİYOR 17.7.2020 Cuma-Pendik/İSTANBUL

PDFYazdıre-Posta

Birileri CHP'nin iktidara gelmesini istemiyor. Onun içindir ki CHP yönetimine gelenler gidenleri aratıyor. CHP yönetimi danışman olarak aldığı kişiler CHP yönetimine yol göstereceğine her seferinde yanıltıyorlar. CHP'nin bugün geldiği çizgi tıpkı Kadı Beydabi'nin "KELİLE VE DİMNE" adlı eserinde anlattığı şu hikaye ile örtüşüyor:

"Bir tavşan bir aslanı hile ve düzenle helak etti" başlıklı hikâyedir...

Bir aslan bir kırlıkta, güzel kokuları cenneti andıran ve ışığının aksi yeryüzünü aydınlatan bir çayırlıkta yer edinmişti. Her ağacın dallarında bülbüller şarkı söylüyor, binlerce yıldız çayımı üzerinde parlıyor, çiçeklerin taze kokuları dünyaya dağılıyordu.

Çayırda bulunan bütün hayvanlar, bu otlak ve sulak sahada refah ve nimet içinde yaşıyordu. Ancak aslanın da buraya yerleşmesi keyiflerini kaçırdı.

Bir gün toptandılar, hep birlikte aslanın yanına gittiler. Şöyle dediler

"Sen her gün birçok zahmet çekerek içimizden birini kandırıyor ve avlıyorsun. Biz de senin elinden kaçmak için çok zahmet çekiyoruz. Bir çare düşündük ki bu sayede sen koşup yorulmayacaksın, bize de biraz rahatlık ve emniyet gelecek. Eğer kabul edersen her gün senin mutfağına bizlerden birini. gıdanı temin etmen için göndereceğiz. Böylece sen avlanma zahmetinden hepten kurtulacaksın."

Aslan kabul etti ve bu düzen işlemeye başladı. Her gün sıra kendisine gelen hayvan kendi ayağıyla aslana gidiyor ve yem oluyordu.

Bir süre sonra sıra tavşana geldi. Tavşan diğer hayvanların yanından ayrılmadan önce şöyle dedi:

"Beni aslana vermez ve biraz rahat bırakırsanız ben de sizi bu kan içip can alan zalimin azabından kurtarırım."

Diğer hayvanlar tavşana pek inanmadılar ama "Peki" dediler.

Tavşan bir süre gezdi eğlendi, yemek vakti geçtikten sonra aslanın yanına gitti.

Aslan yemeği geciktiği için öfkeliydi, "Neden bu saatte geliyorsun, diğer hayvanlar nerede?" diye kükredi. Tavşan da üzgün bir ifadeyle cevap verdi:

Kimseye kızmayın efendim. Diğer hayvanlar benimle birlikte bir tavşan daha göndermişti. Yolda karşımıza bir aslan çıktı, çok yalvardık, Biz bizim aslanın yemeğiyiz, bize dokunma dedik, dinlemedi. Sizin aslan da kim oluyormuş, buraların kralı benim dedi ve yanımdaki besili tavşanı kaptı. Ben de kaçıp durumu size bildirmeye geldim."

Aslan öfkeyle ayağa kalktı. "Çabuk beni o aslana rastladığın yere götür" dedi. Tavşan önde aslan arkada yola düştüler, bir kuyu başına geldiler.

Tavşan aslana döndü "İşte o bu kuyunun içindedir, beni sırtına al da tam göstereyim" dedi. Aslan tavşanı sırtına aldı, kuyuya eğildiler. Aslan suda kendi aksini ve tavşanın aksini gördü. Tavşan "İşte onlar" diye bağırdı, aslan da tavşanı sırtından atıp suya hamle etti ve birkaç saniyede kuyunun dibini boyladı.

Tavşan diğer hayvanların yanına döndü, onlar da çok sevindiler, emniyet ve rahata yeniden kavuştular.

Eğer CHP'nin danışmanlarıyla parti kurmayları CHP'nin iktidara gelmesini isteselerdi en başta Sayın Deniz Baykal'ı çirkin bir seks kaseti düzenlenmesi sonucu onun görevden alınmasına müsaade etmez olayı sonuna kadar takip edip suçluların bir an önce ceza almasını isterlerdi. Bu millet vitrinde böyle ahlaken tefessüh etmiş kişilere değer vermez. CHP'nin şimdiki genel başkanı Kemal Kılıçdaroğlu Fetö silahlı terör örgütünün her kumpas gibi Sayın Deniz Baykal'a hazırlanan kumpasın arkasına sığınarak CHP genel başkanı olmazdı. CHP bu seks kasetini organize edenlerin peşine düşmedi. AK Parti olayın kumpas olduğunu sezdiği için işin peşini bırakmayarak takip etti. Şimdi Sayın Deniz Baykal'a seks kaseti organize eden toplam 40 kişi mahkemelerde hesap veriyorlar. Eğer CHP genel başkanı Kemal Kılıçdaroğlu bir Amerikan ve Fetö projesi olmasaydı 15 Temmuz 2016 Cuma günü Fetö silahlı terör örgütü Türkiye'yi işgale kalktığında Atatürk hava limanında indiği anda tankların arasında sıvışarak CHP Bakırköy belediye başkanın evine gidip banyo edip elbisesini değiştirip kırmızı kravatını takarak koltuğa yaslanarak televizyon izlemezdi. Bu Kemal Kılıçdaroğlu değil miydi geçmişte kendisine darbe sorulduğunda; "Darbe olsa ilk defa ben tankın üstüne çıkar durdururum" diyen. İşte 15 Temmuz 2016 Cuma günü Kemal Kılıçdaroğlu Atatürk hava limanında inip VİP salonunda dışarı çıkınca ihtilal yapmak için oraya dizilen tanklardan birinin üstüne çıkar diğerlerine de kurmaylarını çıkartıp durdururdu. Eğer öyle yapsaydı kendisi Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın yerine kahraman olurdu. Eğer kendisi havaalanında inip dışarı çıktığında danışmanlarını gönderip geçmek için askerden izin istemek yerine; "bizzat gidip bunun ne olduğunu sorsaydı oradaki Fetö’cü alçakların sorumlusu Türkiye'yi işgal planı olduğunu söylerdi. Bunun üzerine biraz ses tonunu yükselterek; "-Sizin işiniz darbe yapmak değil, memleketi dış düşmanlara karşı korumaktır. Şimdi derhal tanklara binip burayı terk edin" deseydi şimdiye çoktan kendisi başkandı. Ama CHP yönetimi devletin çeşitli kademelerine ve bilhassa İŞ bankasının yönetimine çöreklenip kallavi ücret aldıkları için devlet yönetimine talip olmuyorlar.

CHP iktidar olmak istiyorsa bu kadar danışmana gerek duymadan sadece benim yanıma gelsin ben onlara nasıl iktidara geleceklerini öğreteyim onlarda yapılacak ilk seçimde iktidara gelirler. Ben öyle şu belediyeden 250 bin TL danışmanlık, bu belediyeden 300 bin TL ücret istemem. Bana sadece ayda 100 bin lira versinler. Yeter de artar bile. SELAM VE DUA İLE.