Allah sabradenlerle beraberdir.
Reklam

GÖZLERİ OLDUĞU HALDE GÖRMEYEN KULAKLARI OLDUĞU HALDE DUYMAYANLARA SON ÇAĞRIMDIR (1) 28.6.2020 Pazar-Yeşilyurt/MALATYA

PDFYazdıre-Posta

Kur’an-ı Kerim Bakara suresi 18.ayetinde; "Onlar sağırdırlar, dilsizdirler ve kördürler." Buyurulmuştur.Şimdi bu adamlar, artık dünyaları karardığı için, eşya ile irtibatları kesildiği için, ne yapacaklarını şaşırmış haldedirler. Az evvel görüyorlardı ama şimdi görmüyorlar. Her şey bitmiş, sağır, kör ve topal hale gelmişler.

Kulaklar, diller ve gözler sesleri, ışıkları algılamak hidayetten ve aydınlıktan yararlanmak için yaratıldığına göre, bunlar

kulaklarını fonksiyonsuz bıraktıklarından dolayı "sağır", dillerini fonksiyonsuz bıraktıklarından dolayı "dilsiz", ve gözlerini fonksiyonsuz bıraktıklarından dolayı "kör"dürler. Bu yüzden hakka dönmeleri, hidayete yönelmeleri, başka bir deyimle hidayete ve ışığa kavuşmaları sözkonusu değildir.

Ayette verilen şu örnek de onların içinde bulundukları durumu tasvir etmekte, duygu dünyalarına egemen olan kargaşayı, şaşkınlığı, endişeyi ve kaygıyı gözlerimizin önüne sermektedir.

Türkiye son 18 yıldan beri gerek Savunma sanayinde gerek eğitim-öğretim konusunda, gerek sağlık sektöründe gerekse terörle mücadelede gerekse uluslar arası arenada adeta destan yazmaktadır. Bütün bunları görmemek için Kur’an-ı Kerim’in ifadesiyle sağır, dilsiz ve kör." Olmak lazım.

Hele Mehmetçiğin başta Kuzey Irak, Sudan, Katar, Afganistan, Suriye ve son olarak Libya’da yazdığı destanları görmemek, duymamak ve bilmemek için gerçekten kör, sağır ve dilsiz olmak gerekir.

Hele Mehmetçik ile polisimizin 2014 yılında PKK ve onun uzantıları olan PYD ve YPG terör örgütlerinin Doğu ve Güney Doğuda kazıdığı tünellere oradaki sivillere zarar vermeden onları kazdıkları tünellere gömmesini anlatmak için kelimelerin kafi gelmeyeceğini düşünüyorum.

Sağlık alanında türkiye’nin geldiği duurmu anlatmaya kelimeler yetmez. Sözde dünyanın süper gücü olan amerikaya bile Koronavirüs döneminde başta maske olmak üzere tıbbi malzeme gönderdi. Sadece amerikaya değil İspanya’ya, fransaya, ingiltereye ve italya başta olmak üzere 120 ülkeye tıbbi malzeme gönderdi. İşin en ilginç ve akıl almaz tarafı ise Türkiye Kovid-19 ortaya çıktığından itibaren 2 hafta gibi kısa sürede SOLUNUM CİHAZI İMAL EDİP HEM İÇERİDE KULLANDI. Hem de dışarı ihraç etti. Parası olmayan birçok ülkeye bu cihazı beradava gönderdi.

Bence Türkiye 40 seneden beri dünyanın en büyük iki terör örgütü olan PKK ve FETÖ ile mücdele ediyor. Neden iki büyük terör örgütü diyorum; Çünkü PKK terör örgütünün lideri “Bebek Katili” yargılandığı mahkemede vrdiği ifade de kimlerin kendilerine yardım ettiğini şöyle açıklamıştır; Biraz daha hatırlayalım... Haziran 1999. İmralı duruşması. Öcalan anlattı. Anadolu Ajansı tüm dünyaya servis yaptı. Gazeteler de yazdı. İşte o ifadeden kısa detaylar:

"Yunanistan, bomba dâhil, eğitim verdi, ağır silahlar sağladı. Güney Kıbrıs Rum Kesimi, geçişler ve pasaportlar için yardım etti. Buradan aktarılan paralar, kiliseler aracılığıyla verildi. Paramız Avrupa'da. Çeşitli bankalara yatırılıyor. Ağırlık İsviçre'de... Arşivimiz dağınık, daha çok Avrupa'da... Kazakistan ve Azerbaycan'daki temsilciliklerimiz çok güçlü. Moskova'daki temsilciliğimiz, bunlara para desteğinde bulunuyor. Bayan Mitterand'ın ilişkileri var, doğru. Yugoslavya'da eğitim yaptırdık. İran'da hastanemiz var. Asala ile ilişkimiz oldu. İngiltere, Kürt üzerinde derin bir politikanın sahibi; 150 yıldır... Lord Avebury ile görüştüm. İtalya'da da bir lordla görüştüm. Almanya'da çok sayıda örgüt mensubu var. Alman Senatör Lummer ile Şam'da görüştüm. Almanya'da eylem yapmamamız için benden yardım istedi. Siyasi eğitim merkezi Hollanda... Evler tuttuk, Hollanda makamları ses çıkarmaz. Belçika'da güçlü temsilciliklerimiz var."

Yukarıdaki yazı bana ait değil. O yazının üstündeki tarihe bakınca da çok eski olmadığı anlaşılır. Üstelik o yazı magazin haber de değil.

Ki, o zamanlar... Henüz komşumuz olmamıştı ABD. Unutursan bunları... Bak, Ankara'nın göbeğine... Böyle hatırlatırlar.

Şimdi bu ifadeyi dikkatle okuduğumuz zaman en az 50 devletin doğrudan PKK terör örgütüne destek verdiğini görüyoruz. Bütün bunlar yetmiyormuş gibi amerika bu terör örgütüne sözde DEAŞ’a karşı savaşmak için 3 bin tır dolusu silah gönderdi. Şimdi gerek Mehmetçiğimizin gerekse Polislerimizin PKK, PYD ve YPG ile çatışmada yakaladıkları silahların çogunun amerika silahları olduğunu görüyoruz.

Şimdi PKK terör örgütünden daha EŞED bir örgüt FETÖ silahlı terör örgütüyle savaşıyoruz. FETÖ silahlı terör örgütü bu milletin dişinden tırnağından keserek verdiği vergilerle alınan silahları PKK terör örgütüne karşı kullanmaktan çekinirken 15 TEMMUZ 2016 CUMA GÜNÜ SİLAHSIZ MİLLETİMİZE KARŞI KULLANMAKTAN ÇEKİNMEMİŞTİR. FETÖ SİLAHLI TERÖR ÖRGÜTÜNÜN LİDERİ ZALİM KATİL VE İKİYÜZLÜ ALÇAĞIN BİRİDİR. FETÖ SİLAHLI TERÖR ÖRGÜTÜ ÖYLE ZALİM VE GADDAR BİR ÖRGÜTTÜR Kİ PKKK’DAN DAHA TEHLİKELİDİR. ÇÜNKÜ PKK ELİNE SİLAH ALIP DAĞA ÇIKMIŞ BELLİ KİŞİLERDEN OLUŞAN BİR ÖRGÜTTÜR.

MEHMETÇİKL VE GÜVENLİK GÖREVLİLERİMİZ Son 10 seneden beri “BİR KARAMANLIK DESTANI” YAZIYORLAR. GEREK DOĞU VE GÜNEYDOĞUDA PKK’NIN KAZIDIĞI HENDEKLERİ TEMİZLERKEN GEREK 15 TEMMUZ İŞGAL GİRİŞİMİNİ BERTARAF EDERKEN GEREK FIRAT KALKANI, GEREK ZEYTİNDALI, GEREK BARIŞ PINARI, GEREKSE LİBYA’DAKİ HAREKETİ SIRASINDA GEREKSE ŞUAN IRAK VE SURİYE SINIRLARI İÇİNDE DEVAM EDEN PENÇE-KARTAL VE PENÇE KARTAL HAREKETLERİ SIRASINDA TERÖRİSTLERİ SİVİLLERİN İÇİNDE TEREYAĞINDA KIL ÇEKER GİBİ ÇEKİP TEMİZLERKEN GÖSTERDİĞİ BAŞARI “DESTANSI BİR BAŞARIDIR.” (DEVAMI VAR)