Allah sabradenlerle beraberdir.
Reklam

FİT VEREN OLMAYINCA TERÖR OLAYLARI NASIL KESİLDİ 23.4.2020 Perşembe-Yeşilyurt/ MALATYA

PDFYazdıre-Posta

1962’den beri haberleri takip ederim. Altmışlı yıllarda haberleri gazete ve raydodan takip ederdim. Daha sonraki yıllarda televizyon ve gazetelerden takip etmeye başladım. Şimdi de televizyon gazete ve sosyal medyada takip etmeye çalışyorum. Televizyonda Haberleri severek 1974’lındaki “KIBRIS BARIŞ HAREKETI”sırasında izlemiştim.

Daha sonraki yıllarda SAĞ-SOL terör olayları başladı. Haberleri izlemek içimde gelmezdi. Ama mecburen izlerdik. Sonra 12 Eylül

1980 ihtilali oldu. SAĞ-SOL olaylar birden bire kesildi. O zaman anladık ki milleti SAĞ-SOL diye ayırıp birbirine kırdıran bir merkez tarafından yönetildiğini milletimiz farkına vardı. Ama çok geç farkına vardık. Çünkü 1967-1980 YILLARI ARASINDA MEYDANA GELEN OLAYLARDA 8.000 KİŞİ ÖLDÜRÜLDÜ.10.000 KİŞİ YARALANDI VE SAKATLANDI.20.000 KİŞİ BU OLAYLARDAN DOLAYI CEZA EVİNE GİRDİ.

12 Eylül 1980 ihtilalini yapan konsey göstermelik mahkemeler kurarak bir sağdan bir de soldan idam ederek 4 sene olayları durdurdu. 1984 yılında itibaren PKK terör örgütünün doğu ve güneydoğuda genç-yaşlı, çoluk çocuk asker polis bebek ayırımı yapmadan 50 bin masum insanımızı şehid etti.

O zamanlar Türkiye’nin karakol ve cezaevleri adeta işkence merkeziydi. Karakol ve cezaevlerinde yapılan işkenceler mahkeme salonlarına bile taşınmıştı. Ama netice değişmemiş. İşkence eden işkence ettiğiyle kalmıştır. İşte şimdiki İzmir Büyükşehir Belediye başkanı Tunç soyer’in babası da o yıllarda İzmir adliyesinde mahkeme heyetindeyken bir genç savunmasını yaparken ikide bir boğazı düğümlenip ağlamaya başlar. Mahkeme heyeti genci teskin etmek için ikide bir; “-AĞLAMA EVLADIM. SAKİN OL” Der. Ama genç gördüğü işkenceyi anlatmak için epey zorlanır ve neticede mahkeme heyetinde ve mahkeme salonundakilerden özür diledikten sonra ağlayarak şunları anlatır;

“SAYIN MAHKEME HEYETİ! BEN GÖZALTINDAYKEN BANA ÖYLE İŞKENCE YAPTILAR VE GENETOL ORGANIMA ELEKTRİK BAĞLAYARAK BENİ ERKEKLİKTEN DÜŞÜREREK HADIM ETTİLER. HADIM ETTİKTEN SONRA NASIL OLSA SEN ARTIK CİNSEL ARZULARINI KULLANMAZSIN. OLMUŞKEN BİRDE MAKADINA COP SOKALIM DA DOĞRU DÜRÜST TUVALET İHTİYACINI DA KARŞILAYMAYASIN DİYEREK MAKADIMA COP SOKTULAR DEDİKTEN SONRA AĞLAMAYA BAŞLAMIŞ DAHA DA KONUŞAMAMIŞTIR. MAHKEMEDEKİLERİN HEPSİ AĞLAYARAK AYAĞA KALKMIŞ MAHKEME HEYETİNDE BİR AN ÖNCE BU İŞKENCEYİ YAPANLARDAN HESAP SUURLMASINI İSTEYEREK ZULMÜ YUHALAMIŞLARDIR. İŞTE Kemal Kılıçdaroğlu’nun “Babası çok saygıdeğer bir hukukçudur diye savunduğu Tunç Soyer’in babası koltuğunda geriye yaslanarak utanmadan gülüyormuş. Bu olayı gazeteci Sayın H.Öztürk anlatmıştı.  

İşte atalırımız: “AT SÜVARİSİNE GÖRE ADIM ATAR” Sözünü boşuna söylememişlerdir. Böyle bir polis ve askerden bugüne geldiğimizde komanyasını yemeden sivillere veren, hasta ve yaşlıları sırıtnda taşıyan, boş evlerde çay demleyip içtikten sonra çay ve şeker parasını oraya bırakan; daha önce politika olmasın diye evinde Cuma namazı kılan(!!!) Hâlbuki Cuma nmazı evde kılınmaz. Bir ordudan Cuma namazı kıldıran bir genelkurmay başkanı yetişti.

Bu memleketin ordusuyla polisi ve jandarması uzun süren zaman zarfında terörle savaştığı için artık profesyonel ordu, polis ve jandarma haline geldi. 2013 yılında başta amerika olmak üzere ingiltere, fransa, italya, Rusya israil, suriye ve diğer ülkeler içimizdeki PKK, PYD, YPG, DEAŞ gibi terör örgütlerine maddi lojistik destek sağlayarak 250-300 km uzunlukta tünel kazıyıp Türkiye devletini dizçöktürmek için harekete geçtiler.

İçeride ve dışarıdaki teröristleri yetiştirip eğiten merkezlerin başında FETÖ silahlı terör örgütü geliyordu. FETÖ silahlı terö örgütünün militanları devletin beyni sayılan kozmik odaya girdikleri için resmi ve özel görevlilerin kimler olduğunu da öğrenmiş oldular. Öğrendikleri kişilerin isimlerini PKK terör örgütüne verdiler. Ve hatırlarsanız PKK ilk defa terör örgütünün içine sızan 26 vatan evladını ŞEHİD etmişti. O zaman başta FETÖ’nün medyası olmak üzere diğer tasmalı medya bu işi terör örgütünün iç hesaplaşması olarak vermişti.

İşte 1967 den 2019 yılına kadar geçen 52 sene boyunca ülkemizin sınırları içinde terör olayları bazen hız kessede devam edip gelmişti. Ne zaman ki bu KORONAVİRÜSÜ ÇIKIPTA İŞE ZENGİNLERİ ÖLDÜRMEKTEN BAŞLADIYSA BİR DE BAKTIK Kİ TÜRKİYE’NİN İÇİNDE VE DIŞINDA TERÖR OLAYLARI BIÇAK KESER GİBİ KESİLDİ.

Terör olaylarının birden bire bıçak keser gibi kesilmesi bizim açımızda çok iyi oldu ama hatırıma şu iki hikâyeyi geyirdi: Hikayenin birincisi;

Köyün birinde cemaat camide namaz kıldıktan sonra dışarı çıkınca ayakkabılarının çalındığını görmüş. Köylüler ayakkabılarını beklemek için bir bekçi tutmaya karar vermişler. Köyün ihtiyar heyetindeki birisi bu iş için filan gencin bekçi olarak tutulmasını öğütler. İhtiyar heyeti; “-Amcacığım, biz zaten ayakkabıların onun çalabileceğinde şüpheleniyoruz. Şimdi onu nasıl bu işte görevlendireceğiz.” Diye itiraz etmelerine rağmen ihtiyar tavsiyesinden diretince o genç ayakkabıları beklemesi için görevlendiriliyor. Genç zaten işsizmiş. İş bulduğu için sevinmiş ve bunu hanımına da söylemiş. Genç görevine başlamış, ayakkabılar çalınmamış. Birkaç ay böyle devam edince bir gün genç işe gitmemiş. Hanımı: “-Herif ezan okundu sen hala buradasın. Ayakkabılar çalınırsa köylüye ne diyeceksiz?” Genç; “-Hanım korkma! Kimse ayakkabıları çalmaz. Çünkü daha önce camide köylünün ayakkabıları ben çalıyordum.” Demiş.

Hikayenin İKİNCİSİ DE ŞÖYLE:Köylünün biri değirmene öğütmek için bir çuval buğday götürür. Değirmenci buğdayı hazneye boşaltır. Buğday öğütürürken köyden biri değirmenciyi çağırır. Değirmenci köylüye buğday hazneden bitince değirmeni nasıl durduracağını anlatır gider. Buğday bitene kadar köylü değirmeni nasıl durduracağını unutur. Değirmene durması için önce yalvarır. Değirmen durmaz. Daha sonra eliyle durdurmak ister. Değirmen taşı elini yaralar geçer. Değirmeni ayağını basarak durdurmak ister. Değirmen taşı ayağını sıyırır. Değirmenin durması için eğilip taşı öpmek isterken taş dudağını da sıyırır geçer. Köylü can havliyle sağa sola bakarken balyozu görür. Köylü balyozu kaptığı gibi taşa vurunca demir çemberle birbirine bağlı olan taş parçalanır ama taşı döndüren baltacık dönmeye devam edince köylü değirmen taşına: “-Senin bir suçun yokmuş. Altta sana fit veren varmış” diye söyler. İşte bütün meselenin özeti bu. Çünkü İngilizler küresel sistemin beyni amerika jandarmasıdır. SELAM VE DUA İLE.