Allah sabradenlerle beraberdir.
Reklam

TAVŞAN ETYEMEZ KEDİ SİRKE İÇMEZ 11.3.2020 Çarşamba-Yeşilyurt/MALATYA

PDFYazdıre-Posta

İdlib’de silahsız devriye gezen Türk askerine Suriye ordusu tarafından 22 Şubat 2020 günü kalleş bir saldırı sonunda 34 askerimiz Şehid olmuştu. Bunun üzerine Cumhurbaşkanın emriyle TSK İdlib’te “BAHAR HAREKATI”nı başlattı. Suriye ordusu bir hafta zarfında general olmak üzere 3300 e yakın kayıp verdi. Biz aslında İdlib’de Suriye ile değil Rusya ile savaştık. Çünkü

Suriye ordusunun elindeki silahların hepsi Rus yapımıydı.

Biz daha önceki sınırötesi harekâtlarda da vekâletçilerle savaşmıştık. Yani dünya bir satranç tahtasına benzetecek olursak biz şimdiye kadar piyonlarla oynadık. Daha kale, fil, vezir ve şah yerinde duruyor.

Olayın duyulmasının akabinde ana muhalefefet partisi genel başkanı Kemal Kılıçdaroğlu kameraların karşısına geçti. Ve yaptığı açıklamada “Bizim iktidarımızda ŞEHİDLER TEPESİ BOŞ KALACAK” Dedi.

Kemal Kılıçdaroğlu’nu oraya getiren güç onun böyle tutarsız, birbiriyle çelişen patavatsız açıklamalar yapmasını öğütlemişler. O da perde arkasında süflürün söylediklerini tekrarlayan tiyatrocu gibi tekrar yapıyor. AK Parti iktidarı da Kemal Kılıçdaroğlu gibi düşünüp hareket etse o zaman bizim kimseyle problemimiz olmaz. Nitekim Türkiye 1970 yılından bu güne geçen süre zarfında 50 senenin 10 senesini SAĞ-SOL diye adlandırılan terör olaylarıyla savaştık. Geriye kalan 40 sene boyunca da para ve ağa babalarının destekleyip silahlandırdığı PKK, YPG, PYD, KCK ve diğer örgütlerle mücade vererek geçirdik.

Ezeli ve ebedi düşmanlarımızın yukarıda kısmen saydığım terör örgütlerine nasıl yardım ettiklerini “Bebek Katili” verdiği ifadesinde şöyle açıklamıştır;

Birde işin görünmeyen kısmına bakalım. İşin görünmeyen kısmını yakın tarihten devlet arşivine girmiş belgelerden okuyalım. Bakın adamların bizi yıkmak için Rengi, kirli beyaz, mat... Ama hafif yağlı. Macun gibi. Rulosundan bozup, şekil verebiliyorsun, iri taneler halinde ufalamak mümkün. Kokusuz. Sinsi yani... 3 bin derece ısı veriyor. Basıncı, dehşet. Bozulmuyor. Al, 15 yıl sakla.

Nedir bu? A4. Ankara'da patlayan... Portekiz malı. Irak'tan ithal. Küçücük. El kadar. Komple plastik. Minicik iğnesi dışında metali yok... Bu yüzden dedektörle bile yakalayamıyorsun.

Bu nedir? Mayın. İtalyan.

Hatırlayalım... Kasım 1998. Hürriyet gazetesi. Öcalan'a villa tahsis edildiği dönemde İtalya'nın Başbakanı olan D'Alema, ne demiş? "PKK'ya mayın sattık."

Biraz daha hatırlayalım... Haziran 1999. İmralı duruşması. Öcalan anlattı. Anadolu Ajansı tüm dünyaya servis yaptı. Gazeteler de yazdı.

"Yunanistan, bomba dahil, eğitim verdi, ağır silahlar sağladı. Güney Kıbrıs Rum Kesimi, geçişler ve pasaportlar için yardım etti. Buradan aktarılan paralar, kiliseler aracılığıyla verildi. Paramız Avrupa'da. Çeşitli bankalara yatırılıyor. Ağırlık İsviçre'de... Arşivimiz dağınık, daha çok Avrupa'da... Kazakistan ve Azerbaycan'daki temsilciliklerimiz çok güçlü. Moskova'daki temsilciliğimiz, bunlara para desteğinde bulunuyor. Bayan Mitterand'ın ilişkileri var, doğru. Yugoslavya'da eğitim yaptırdık. İran'da hastanemiz var. Asala ile ilişkimiz oldu. İngiltere, Kürt üzerinde derin bir politikanın sahibi; 150 yıldır... Lord Avebury ile görüştüm. İtalya'da da bir lordla görüştüm. Almanya'da çok sayıda örgüt mensubu var. Alman Senatör Lummer ile Şam'da görüştüm. Almanya'da eylem yapmamamız için benden yardım istedi. Siyasi eğitim merkezi Hollanda... Evler tuttuk, Hollanda makamları ses çıkarmaz. Belçika'da güçlü temsilciliklerimiz var."

Yukarıdaki yazı bana ait değil. O yazının üstündeki tarihe bakınca da çok eski olmadığı anlaşılır. Üstelik o yazı magazin haber de değil.

Ki, o zamanlar... Henüz komşumuz olmamıştı ABD. Unutursan bunları... Bak, Ankara'nın göbeğine... Böyle hatırlatırlar.

Bu ifadeyi okuduktan sonra şimdi vekâlet savaşı yaptığımızı ve Kemal Kılıçdaroğlu’nun “ŞEHİDLER TEPESİNİ” niye boş bırakacağını daha iyi anlamışsınızdır.

Bu süre zarfında 50 binden fazla polis, askerve sivili şehid verdik. Türkiye terörle mücadele için bugüne kadar resmi rakamlarla 1,5 milyar dolar para harcadı. Eminim ki yukarıda saydığım terör örgütleri bu paranın iki katını harcamışlardır. Ya güvenlik gerekçesi bahane edilerek göçe zorlanan evi barkı yakılan insanların göçe zorlanması sonucu boş kalan arazilerin ekilmemesi ve hayvancılık yapılmaması sonucu Doğu ve Güneydoğu’daki insanların uğradığı tahmini zarar 2,5 ile 3 milyar dolar civarındadır.

Bakın Kemal Kılıçdaroğlu’nun iktidarında boş bırakacağı “ŞEHİDLER TEPESİNE” Ççıkmış Tolga cansın tepeye çıkmadan önce şunları yazmış; Garip gurabanın çocukları vatan için Şehid olurlar. İnanarak mertçe, dövüşerek ölürler. Karadeniz’in yemyeşil yaylaları, cennet gibi dereleri için. Ege ve Akdeniz’in inci koyları için ölürler. Ölürler ve öldürürler. Can alırlar can verirler birlikte omuz omuza.”

“Acı olan şudur ki bu garipler ömürleri boyunca uğrunda öldükleri cennet vatanın cennet gibi köşelerinde bir hafta tatil yapacak parayı ve vakti bulamzlar. Kiminin evi sıvasızdır,kimisi hasta anasını yaşatıp kardeşlerini okutmak için,çaresizlikten sınırlarda nöbet bekler.İşte bir şeye ağlayacaksanız bu gariplere ağlayın.Bu ana kuzularına ağlayın.”

Ne CHP zihniyetini savunanlar ne de Kemal Kılıçdaroğlu geçmişte partisinin bu ülke insanına uyguladığı zulüme aldırış etmedikleri gibi bu vatan uğruna şehid olup Şehidler Tepesine” çıkamazlar. Onun içindir ki atalarımız böylelerine; TAVŞAN ETYEMEZ KEDİ SİRKE İÇMEZ” diye açıkamışlardır. SELAM VE DUA İLE.