Allah sabradenlerle beraberdir.
Reklam

YOL SEFASINI SÜRENLERLE DEĞİL, CEFASINI ÇEKENLERLE YÜRÜNÜR 31.1.2019 Cuma-Yüreğir/ADANA

PDFYazdıre-Posta

Atalarımız her konuda düşünerek söylemiş oldukları sözler zamanın geçmesi zeminin değişmesiyle değeri değişmiyor. Nasıl ki o gün düşünerek taşınarak sırası geldiğinde gediğine konan taşlar bugün de aynı şekilde gediğe konulduğu zaman taşlar daha bir rahat yerine oturuyor. İşte emekle ilgili sözlenmiş birkaç atasözü şöyledir;

“Gülü seven dikenine katlanmak zorundadır. Yazın sıcağında güneşte başı yanmayanın kışın tencereden aşı pişmez.” Emek

olmadan yemek olmaz.” Bir sene önce ayağına diken batmayan kimse bir sene sonra gülyağı kullanamaz.”

Milletimiz yıllarca ayet Hadis ve onlara uygun söylenmiş sözleri rehber alarak çıktığı tarihi yolculukta imkânsızı başarmıştır. Olmaz denilenleri olması için çalışmış ve bu konuda büyük başarı elde etmiştir.

Ve millet tarihin çeşitli devrelerinde açlık olmak üzere birçok badirelerle karşı karşıya kalmıştır. Ama-ALLAH’A HAMDÜ SENALAR OLSUN Kİ-hiçbir zaman esaret hayatı yaşamamış kendisine esaret hayatı yaşatmaya çalışanlara dünyayı dar etmiştir.

Bir imam-Hatip arkadaşımız kürsüde; Çocuklarımıza ibadetleri öğretmeden önce ahlaklı olmayı öğretin. Yoksa çocuklarımız –Allah göstermesin- namaz kılan bir hırsız, oruç tutan bir sapık, Hacca giden bir yalancı, kurban kesen bir tefeci ve şehadet getiren bir terörist olabilir.” Demişti.

“Yol sefasını sürenlerle değil, cefasını çekenlerle yürünür. Bir işçi Ekrem İmamoğlu’nun ömründe ilk defa fransaya gitmiş. Arkasında yaptığı açıklamada “Kendini evinde hissetmiş.” Demiş. 25 yıldır almanyada yaşayan işçi “Kendimi hiç evimde hissetmedim” Diye yazmış Sizce de bir yerde bir gariplik var ama… Çözemedim.

Yabancı okulları açanlar o devleti ele geçirme planlarının kamuflajlarıdır. İşte fransızlar tarafından açılıp fransızca eğitim görülen Galatasaray Lisesinde o günkü yönetmelik gereği bir tane edebiyat öğretmenin de olması gerekiyordu. İşte o liseye Tevfik Fikret edebiyat öğretmeni olarak atanmıştı. Oğlu Haluk da o okulda okudu.

Tevfik Fikret yemeğini yediği havasını soluduğu ikamet ettiği vatanına ihanetini 21 Temmuz 1905 Cuma günü hazırlanan suikast faytonu 1 dakika 42 saniye sonra patlatılacak şekilde padişahın arabasının yanında bırakılmıştı. O gün takdiri ilahi, Şeyhülislam Cemalettin Efendi ile padişahın konuşması uzayınca, bomba patlamış Abdülhamit Han suikasttan kurtulmuştu. Bu patlama esnasında 26 ölü, 58 yaralı ayrıca 17 araba 20 at da parçalanmıştı. 2. Abdülhamit'in suikasttan kurtulmasına üzülen Tevfik Fikret, üzüntüsünü yazdığı bir şiirde, şu mısralarla belirtmişti.

" EY ŞANLI AVCI, TUZAĞINI BOŞUNA KURMADIN ATTIN… FAKAT YAZIK Kİ, YAZIKLAR Kİ VURAMADIN! "  

Merhum Abdülhamit'i suikastlarla tahtan indiremeyenler, siyasi entrikalarla iktidardan indirerek, Beylerbeyi sarayına hapse mahkûm ettiler. Aynı Tevfik Fikret Abdülhamit Han’ın ne kadar haklı ve milleti için ne büyük fedakârlıklarda bulunduğunu anlayınca, büyük bir özür ve itirafla şu mısraları yazmıştır.

"NEREDESİN ŞEVKETLİM, SULTAN HAMİD HAN?/ÖLÜM UYKUSUNDAN BİR LAHZA UYAN, ŞU NANKÖR MİLLETİN BAK GÜNAHINA / TARİHLER İSMİNİ ANDIĞI ZAMAN, SANA HAK VERECEK, EY KOCA SULTAN; / BİZDİK UTANMADAN İFTİRA ATAN ASRIN EN SİYASİ PADİŞAHINA.."

Aslında bunları konuşup yazmaya bile değmez ama sonra bunlara cevap verilmezse bunlar kendini bir şey zannederler. Ekremoğlu, Kılıçdaroğlu, Kaftancıoğlu ve benzerlerinin temsil ettiği ideolojide memleket diye bir meseleleri yoktur. Onlar için memleket kendilerinin babasının çiftliği gibi zannederler. Onların dedeleri İstanbul işgal edildiği zaman Galatasaray lisesinde dansla karşılayıp memleketinize “Hoş geldiniz” pankartı açanlar değil miydi?

Bunlar 1. Dünya savaşında Ermenilerle beraber olan fransaya gitti.Orada şimdi Ermenilerle bir olan PKK/HDP’yi övüp dururken Türkiye’yi kötülüyor. Bütün bunlardan sonra Ekrem ve yandaşlarına hala “CUMHURİYET ÇOCUĞU” DİYELİM Mİ? Bize düşen bunların sahiplerini bulup tasmalarını çıkartmak kalıyor.

BUNU HİÇ UNUTMA EVLAT! BATI HİÇBİR ZAMAN UYGAR, LAİK VE ÖZGÜR OLMAMIŞTIR. ONLARIN BUGÜNKÜ REFAHI DEVAM EDEGELEN SÖMÜRGECİLİĞİ, DÖKTÜĞÜ MASUM KANI, AKITTIĞI GÖZYAŞI VE ÇEKTİRDİĞİ ACILAR ÜZERİNE KURULUDUR.

Hâlbuki Aylar yıllar geçti Ayasofya hâlâ ağlayıp duruyor. Artık birilerinin meydana çıkıp bu gözyaşları silmeli ki o mahzun halinle daha fazla yürek dağlamayasın. Sen Fatih Sultan Mehmed Han’ın sembolüsün Ayasofya!

Esasen Reisi cumhurumuz öyle bir kudret ve cesaretle yürüyor ki onun yürüyüşünde zalim kudret görürken mümin iman ve zafer görüyor. Reisimiz siz “Hayat ön provası yapılmamış bir tiyatro, bir oyun ve oyuncaktan ibaret” olduğunu düşünerek hareket ediyorsun.

Rahmetli Şehid Başbakan Adnan Menderes’i 10, Rahmetli Şehid Turgut Özal’ı 7, Rahmetli Şehid Necmettin Erbakan’ı 1 yılda indirmeyi başardılar. Ama Allah’a şükür Reisimizi 18 yıldır yerinden kımıldatamadılar. Küffar ile bizdeki yerlilerin kudurması bundan olsa gerek…!

Böyle basit bir devleti milletin gözünde büyütmenin hiç kimseye yararı yoktur. Bizimle Rusya arasında ilişkiler 1540 yılından itibaren başlamış. O zaman Rusya Osmanlı imparatorluğu yerine Kırım hanedanlığıyla görüşüp işlerini ona göre hallediyordu. Bu durum 1683 yılına kadar devam etmiştir. 1683 yılından itibaren Osmanlı’nın zayıfladığını düşünen küffar hep birden Osmanlı topraklarına saldırarak Osmanlıyı tarih sahnesinde silmek için savaş ilan etmişlerdir. Rusya’da onlarla beraber olup bize saldırmıştır.

“Kış kışlığını, p..t da p…..ğunu,kafir küfrünü, zalim zulmünü icra edecektir. Bunlara diyeceğim bir şey yoktur. Bizim bildiklerimiz çoğu bizim memlekette yaşayan bu memleketin kaymağını yiyen mankurtlara ne oldu da birden bire Rusyalı oldular. Gerçi bunların dedeleri de fransızlar İstanbul’u işgal ettikleri zaman fransız askerlerini dans eşliğinde “memleketinize Hoş geldiniz” diyerek karşılamadılar mı? Adları Agop, Artin, Agobikvs. iken daha sonra adlarını Oğuz, Savaş, Barış olarak değiştirmeleri onları bizim dostumuz kılmaya yetmez. Çünkü ihanet onların mayalarından vardır. Cins ve cibilliyetleri bozuktur. Cins ve Cibilliyetleri bozuk olduğu için mayalarının hükmünü icra edeceklerdir.

Ekrem İmamoğlu ile rüesasının ne kadar malı ve mülkü olursa olsun, ne kadar kaliteli giyinirlerse giyinsinler karakterleri olmadığı için fakirler…! Sayın Erdoğan siz yerli ve milli duruşun adısınız. Onun içi sizi Rahmetli Nuri Pakdil ağabeyimin şu dizeleriyle selamlıyorum:

antiemperyalist, antikapitalist, antinasyonalist, antisiyonist, antifaşist en önemlisi de antifiravunist bir bilinçle selamlıyorum" "Ne mutlu ezeli ebedi ulu önderimiz HZ. Muhammed'in (SAV) şefaatçisi olanlara" "Ne mutlu Müslüman diyene" SELAM VE DUA İLE.