Allah sabradenlerle beraberdir.
Reklam

KATRANI KAYNATSAM OLMAZ Kİ ŞEKER…. 21.11.2019 Perşembe-Yüreğir/ADANA

PDFYazdıre-Posta

CHP’li yöneticiler her fırsatta “cumhuriyeti kuran, cumhuriyetle yaşıt, Atatürk’ün partisi olduklarına” söylemelerine inanmayın. Bugünkü CHP’nin Cumhuriyetle, Atatürk’le, Seçimle, milletin egemenliğiyle, Hak ve özgürlüklerle uzaktan yakından ilişkisi yoktur. CHP’nin Hak, özgürlük, seçim ve egemenlikte anladığı sadece kendileri iktidara geldikleri zaman geçerli kavramlardır.

1927’den 1950 yılına kadar seçimlerde açık oy gizli tasnif sistemini uygulan CHP değil miydi?

Bugünkü CHP’nin memleket idaresiyle veya milletine hizmet etmek diye bir derdi yoktur. Bugünkü CHP’li yöneticiler başta CIA, MOSSAD, Muhaberat, Olips çocuklarının, Tapınak şövalyelerinin, Vatikan Pensilvanya olmak üzere tüm İslam düşmanlarının önüne koydukları projeleri uygulamak ve memleketin rantını bu odaklara peşkeş çekmekten ibarettir. Memleketin rantını bu odaklara peşkeş çekerken komisyonunu almaktan ibarettir. Bunun böyle olduğu geçmişte İSKİ-GATE ‘de anladığımız gibi şimdi ise daha önce yıllarca Şişli CHP belediye başkanı olan ve CHP genel başkanlığı için Kemal Kılıçdaroğlu’yla yarışan Mustafa Sarıgül’ün bu seçimlerde DSP’de İstanbul Büyükşehir adayı olduğu zaman ANAP’ın kendilerini desteklemesi için genel başkanla görüşüyor. Destek istiyor. Ve konuşma esnasında “kendisinin kazanması halinde İstanbul’da 20 milyar dolarlık rant var. Bu rantta size de pay aktarırım” demiş. Bu sözü ANAP genel başkanı canlı yayında açıkladı.

Hani kurtuluş savaşı öncesinde memleketin işgalden kurtulması için beraber hareket edenlerden bir tane daha sonra sözde- onlardan ayrılmış (!!!) O zatı muhtereme; Savaştan önce hep beraberdiniz. Şimdi ne oldu da siz onlardan ayrıldınız? Diye sorulduğunu o zatı muhterem; “-Ben aynı yerimdeyim. Onlar beni terk etti” diye cevap vermiştir. CHP'de aynı genetik heves var! Topluma ve de özellikle Kadınlara had bildirme!

Hatırlayın TBMM'de 1999'da milletin seçtiği milletvekili olarak yemin etmek üzere kürsüye gelen Merve Kavakçı'ya demokrasi tarihinin utanç vesikası olacak bir çıkışla hem de Başbakan sıfatıyla "Burası devlete meydan okunacak yer değil. Bu kadına haddini bildirin" diyerek bir linç girişimi başlatan ve sonrasında milletin sandıkta siyasetten silerek cevap verdiği Bülent Ecevit'ten tam 20 yıl sonra CHP sıralarından Engin Özkoç AK Parti milletvekili Özlem Zengin'e aynı tavır, aynı kelime ve üslupla çıkıştı. İşte CHP'de adeta genetik kod haline gelen inanç üzerinden kadınlara had bildirme hevesinin 2019'daki tezahürü...(İnternet Haber)

20 yıl sonra CHP Grup Başkanvekili Engin Özkoç, 'ulan' ifadesini kullandığı AK Parti Grup Başkanvekili Özlem Zengin'e "Bu kadına haddini bildiriniz" diye bağırdı. Bu skandal sözler sonrası Başkan Erdoğan duruma el atarak, "Grup Başkanvekilimiz Özlem Hanım'a 'susturun bu kadını' diyecek kadar ahlaksız, edepsizce davranan CHP yetkililerine prim verecek değiliz." dedi.

Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu'nda yine tansiyon yükseldi. Dış politika üzerine muhalefetin eleştirilerine cevap veren AK Parti Grup Başkanvekili Özlem Zengin, eski başbakanlardan Bülent Ecevit'in dönemin ABD Başkanı Bill Clinton karşısındaki duruşunu hatırlattı. Bu hatırlatma üzerine CHP sıralarında sinirler gerildi.

AK Parti Grup Başkanvekili Özlem Zengin'in kürsüde konuşmasına müsaade etmeyen CHP Grup Başkanvekili Engin Özkoç önce "Ulan, böyle bir Grup Başkan Vekilliği olmaz" diyerek bağırdı.

CHP ideolojisinin değişmeden gelmesi bana: 10-15 yıl önce televizyonlarda şöyle bir reklam hatırıma getirdi. O reklam spotunda şöyle deniliyordu: “Yol değişir, araba değişir ama kaptanın yağı değişmez. 20/50 Shell Rotella” Buna göre demek ki zaman değişse, bilim gelişse bile CHP’nin bu millete ve devlete karşı zulmü değişmiyor. Rahmetli Adnan Menderes’e, Rahmetli Turgut Özal’a, rahmetli Necmettin Erbakan’a atılan iftiraların aynısının daha fazlası Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a atılıyor. Aynı iftira ve kumpaslar değişik versiyonlarla üstüne üstlük küfür eklenerek sıralanıp yürürlüğe sokuluyor.

CHP bu ülkede Cumhuriyeti, ilkeleri, devrimleri yerleştirmek adına dini ve dini değerleri ortadan kaldırılmak için oluşturulmuş bir projedir. Bugünler piyasada CHP’nin kuruluşuyla ilgili olarak İttihad ve Terakki’nin tabelalının CHP olarak değiştirildiği görüşü ortalıktan dolaşıp duruyor. Kimin tabelasının çevrilerek CHP’nin kurulduğu beni hiç mi hiç ilgilendirmiyor.

Bu kâfirler 21. yüzyıla geldiklerinde savaş yapmakta yoruldukları için biraz ara verip toparlanmak maksadıyla böyle kâğıt üzerinde var olan anlaşmalar yaptılar. Biz Müslümanlar da bu anlaşmaların içeriğine ve bu anlaşmayı yapan taraflara bakmadan balıklamasına daldık. Bunların anlaşmalarının altına imza atanlar “KERTENKELE YUVASINA” girmiş olurlar. Kertenkeleler hem omurgasız hem de derilerinin üstünde kendilerini sadece ileriye itmeye yarayan düzenekleri olan hayvanlar olduklarında dolayı en dar kaya deliklerinin içine rahatlıkla ilerleyebilirler. Hem de herhangi birisi onları o deliklerden çıkarmaya çalışmak için kuyruklarında yakalayıp geri çektiğinde-zorlandığı zaman kuyruğunu bırakır. O zaman onları yakalamak isteyen de onun öldüğünü sanarak yaptığından vazgeçer. Hâlbuki kertenkeleden daha sonra kendiliğinde yeniden bir kuyruk çıkar.

Peygamberimiz (SAV) bu konu ile ilgili olarak: “Ahir zamanda Ümmetim Yahudi ve Hıristiyanlara uymaya çok dikkat edecek. Onlar kertenkele yuvasına girdiklerinde; benim de ümmetim girmeye çalışacaktır, ama giremeyecektir.” Buyurmuştur.

O HALDE ÇOK AZİZ VE MUHTEREM KARDEŞİM; AET ile başlayan AT diye değişen; AT olmasıyla tepki topladıktan sonra AB olan ve başlangıçta 6 devlet iken bayrağındaki yıldız sayısının 12 olduğu; 12 yıldızın sebebi sorulduğunda;-hedefimiz 12 devletli “AVRUPA EKONOMİK TEŞKİLATI” kurmak diye cevap verenler; bugün oraya dâhil olan devlet sayısı 25’e ulaştığı halde o bayraktaki yıldızların hala 12 olması sana bir şey hatırlatmıyor mu? Bu birliğin bir kertenkele yuvası olmadığından emin misin?

Atalarımızın bu konuda güzel bir sözü var. Söz şöyle: “KATRANI KAYNATSAN OLMAZ Kİ ŞEKER, CİNSİNİ SEVDİĞİM CİNSİNE ÇEKER” demişlerdir. Sözün aslında “cinsini sevdiğim” yerinde başka bir kelime var ama bunu buraya yazmak ahlakıma ters geldiği için onun yerinecinsini sevdiğim” deyimini yazdım. Merak edenler internette yazıp okuyabilirler. SELAM VE DUA İLE.