Allah sabradenlerle beraberdir.
Reklam

ÜLKEMİZ ÜÇ TARAFI DENİZ DÖRT TARAFI DÜŞMANLA ÇEVRİLİ 3.11.2019 Pazar-Yüreğir/ADANA

PDFYazdıre-Posta

Atalarımız “Korkulu rüya görmektense uyanık uyumak lazımdır” sözünü boşuna söylememişlerdir. Ülkemiz Avrupa, Asya ve Afrika’nın uğrak noktasıdır. Nasrettin Hocanın terimiyle “Türkiye dünyanın ortasıdır” gerçekten de öyledir. Türkiye olmadan Türkiye izin vermeden ne avrupa, ne Asya ne de Afrika’daki ülkeler bir şey yapamıyor. Dolayısıyla Türkiye’yi idare etmek

dünyayı idare etmekten daha zordur. Çünkü yakın ve uzak komşularımızın hemen hemen hepsinin Türkiye’ye sahip olama projeleri vardır.

2003 yılına kadar geçen süre zarfından Rahmetli Şehid Abdülhamid Han Hazretleri, Rahmetli Şehid Adnan Menderes, Rahmetli Şehid Turgut Özal, Rahmetli Şehid Necmettin Erbakan dönemleri hariç geri kalan iktidarlar Türkiye’nin Jeopolitik ve Jeostratejik konumunun önemini bilmiyorlardı. İşte 3 Kasım 2003 yılında yapılan genel seçimlerde iktidara gelen AK Parti yönetimi Türkiye’nin önemini önce milletine sonra da dünyaya anlattı. Geçen zaman zarfında bu konuda büyük ilerlemeler kaydedildi.

Sayın Recep Tayyip Erdoğan Türkiye’nin önemini ilk defa 30 Mayıs 2009 yılında israil cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın 2009 yılında İsveç’in Davos kentindeki Davos toplantıları sırasındaki bir televizyon söyleşisinde israil cumhurbaşkanı Şimon Peres’le katıldığı bir toplantıda programı yöneten Sayın başbakana bu programda 12 dakika konuşma süresi tanırken israil devlet başkanına 42 dakika süre tanımıştı. Üstüne üstlük konuşma süresi önce Sayın Recep Erdoğan’a vermişti. Sayın Erdoğan kendisine yakışır bir biçimde sorulan sorulara cevap vermişti. Sıra İzak Rabin’e gelince yaşına ve tecrübesine dayanarak başta Filistin yönetimini suçladı. Arkasında Recep Tayyip Erdoğan’a akıl verircesine konuşmasına devam ederken Sayın Başbakan araya girerek; “-ONE MİNUTE” diyerek araya girmiş ve İsrailli Şimon Peres’i ters köşeye yatırmıştır.

O günün arkasında -sözde- yerli gazeteler ile televizyonlar çok korkunç yazılar yazıp yorumlar yaptılar. “Ve Türkiye’nin böyle yersiz çekişmelerin içine sokulması Türkiye’nin zararına olan davranışlardır. İsrail’in arkasında amerika ve Yahudiler var. Amerika bunu bize pahalıya öder.” Dediler.

O gün sadece bir Yunanistanlı gazeteci delikanlı bir şekilde Sayın Başbakanımızın Davos’taki çıkışı hakkında; “…Bütün dünyanın hayal edip söylemek isteyipte söyleyemediğini söyleyen adam” Diyerek dik duruşunu ortaya koymuştur.

“-ONE MİNUTE= BİR DAKİKA” Sözü düşmanlarımız ve israil için sonun başlangıcı olmuştu. Hiçbir devlet kardeş kabul etmez. Ve hiçbir devlet kendinin yıkma iznini gönüllü olarak başka bir hizbe vermez. Uzağa gitmeye gerek yok Suriye gözümüzün önünde görüyoruz ki devlet olmayınca neler olmazmış. 21 milyonluk Suriye nüfusunun 12 milyonu göç etmek zorunda kalmış. 1 milyonu katledilmiş. 12 milyonluk nüfusun 7 milyonu Suriye dışına göç etmek zorunda kalmıştır.

Sınırı belli olmayan, sınırları da belli olmadığı için devlet bile diyemediğim israilin yıkılışını hep beraber görmek ümidiyle hepinizi Allah’a emanet ediyorum.

Başka ülkelere göç edenlerin 3.600.000 (Üç milyon altı yüz bin)’i 8 seneden beri Türkiye’de yaşıyor. Bu kadar büyük bir nüfusun Türkiye’ye göçe zorlanması Türkiye’yi mali yönden zayıflatma projesidir. Çünkü Türkiye bugüne kadar Suriye’den gelenlere 40 milyar dolar para harcamıştır. Bu para 28 AB ülkesinin 20 ülkesindeki bütçesi kadardır.

Dedemiz 2.Abdülhamid Han Hazretlerinin dediği gibi “atalarımız zamanında çadırı eşkıyanın yolunun üzerine kurmuşlar.”

Gerek amerikanın gerek avrupanın, gerek paralel yapının ve gerekse bizde muhalefetin anlamaktan zorlandığı konuların başında bizimle yeryüzünde aynı inancı, aynı dini paylaşanlarla aramızdaki manevi bağı bilemediklerinden ileri geliyor. Bizim İslam coğrafyasında Büyükelçilik veya elçilik açmamıza gerek yoktur. Bizi oralarda gösteren camilerimiz, medreselerimiz ve şehidliklerimiz var. Gerek Afrika gerekse Asya, gerekse uzak Doğu’da yaşayan Müslümanlar zaten bizi biliyor. Mesela Osmanlı eserlerine en büyük tahribatı yapan Suudi Arabistan krallığı olmasına rağmen bugün hala Mekke’de Osmanlı kışlasıyla Kâbe’nin etrafındaki revaklı avlular varlığını koruyor. Aynı şekilde Medine’de de onlarca Osmanlı eseri arasında Ambar tren istasyonu hala mevcuttur. Hatta Osmanlı zamanında kalma bir tane de lokomotif var.

YÜRÜ KİMSESİZLERİN KİMSESİ SAYIN CUMHURBAŞKANIM! ALLAH SENİNLE BERABERDİR YÜRÜ! Yürü Sayın Cumhurbaşkanım! Kasımpaşalı küheylân, bu yol çok uzun. Hz. Âdem (as)’la başlayan Hak-Batıl mücadelesinde sen Habil’in yolunu tercih etmekle beraber yolun başından itibaren zor olan tarafı tercih ettin. Birbirimize dua edelim. SELAM VE DUA İLE.