Allah sabradenlerle beraberdir.
Reklam

DEĞERLİ DOSTLAR DÜNYA HAYATI OYUN VE OYUNCAKTAN İBARETTİR 5.8.2019 Pazartesi-Yüreğir/ADANA

PDFYazdıre-Posta

DEĞERLİ DOSTLAR! DOĞUM, BEBEKLİK, İLKOKUL, ORTAOKUL, LİSE, ÜNİVERSİTE, GENÇLİK, ÖĞRETMENLİK DERKEN BUGÜN İTİBARIYLA EMEKLİK YAZINI TEBELLÜĞ EDEREK hayatımın son dönüm noktasına geldim.

Anne hamile kalınca hem anne hem baba hem de diğer akrabalar sabırsızlıkla çocuğun doğmasını beklerler. Nihayet gün gelip bebek doğunca bu sefer “AH BİR KONUŞŞA” derler. Nihayet gün gelir bebek konuşmaya başlarsa bu sefer AH BİR GEZSE”

derler. Gün gelir bebek gezmeye başlarsa bu sefer “AH BİR OKULA BAŞLASA” derler. Gün gelir zaman çatar çocuk okula başlar. İlkokul, ortaokul, Lise, üniversite derken çocuğun öğretim hayatı biter. Memurluğa başlar.

Bu sefer kendisi “AH BİR EMEKLİLİK GELSE” Der. Pazartesi-Cuma, bayram, yıllık izin derken bir de bakarsın ki 25 yıl dolmuş. 30 yıl olmuş. Ve sen hala çalışıyorsun. Bir de bakarsın ki 40. Yıla merdiven dayamışsın. Artık sen adımını ileri atarken bakıyorsun adımların geri geri geliyor. 25 yıldan sonra hep noktalı virgül kullanırken bir yere geliyor ve sen bütün memur ve işçiler gibi noktayı koymak için emekli dilekçesi yazıp idareye veriyorsun. Bir de bakmışsın ki emekliliğin onaylanıp çalıştığın yere ayrılma yazın gelmiş. Ve idare seni çağırarak yazıyı sana tebellüğ ediyor.

Biz çocukken, öğrenciyken o zaman “YOK VARDI, VAR YOKTU. OKULA GİDERKEN AYAKKABIMIZ YOKTU. ELBİSEMİZ YA YOKTU YA DA ESKİYDİ. ÇOĞU ZAMAN KALEMİMİZ, SİLGİMİZ, DEFTERİMİZ VE KİTABIMIZ YOKTU. GİYDİĞİMİZ ELBİSE YAMALI OLDUĞU İÇİN ÇOĞU ZAMAN BİLDİĞİMİZ SORUYA PARMAK BİLE KALDIRAMAZDIK. SINIFIMIZI PENCERE CAMLARI YA YOKTU YA DA KIRIKTI.

16 YILLIK ÖĞRENCİLİK HAYATIMDA İLKOKUL DÂHİL ÖĞRENCİLİK MÜDDETİNCE HİÇ KENDİ KÖYÜMDE, KENDİ İLÇEMDE VE KENDİ İLİMDE OKUYAMADIM. HEP DIŞARIDA OKUDUM.

TAM İLKOKULA BAŞLAYACAĞIMIZ ZAMAN BİZE PANTOLON, ÖNLÜK VE GÖMLEK ALMAK İÇİN AMCAM ŞEHRE GİDECEKKEN KİMİMİZ MAVİ KİMİMİZ GRİ KİMİMİZ SİYAH PANTOLON SİPARİŞİ VERDİK. AMCAM ŞEHRE GİTTİ. BİZ HARARETLE AMCAMIN GELMESİNİ BEKLİYORDUK Kİ AMCAM ÜÇ GÜN SONRA GELDİ. KATIRLARIN ÜSTÜNDEKİ YÜK İNDİ. AMA BİZ KORKUMUZDA YÜKLERE DOKUNAMIYORUZ. YÜKLER İNDİ ODAYA TAŞINDI. BABAANNEM GELİP ÇUVALLARI AÇTI. İÇİNDE ÇIKAN PANTOLON, GÖMLEK VE ÖNLÜKLERİN KİMİN OLDUĞUNU SORARAK BİZE VERDİ. AMA HİÇ BİRİMİZİN İSTEDİĞİ RENKTEN PANTOLON ALINMAMIŞTI. O SENE 4 ERKEK ÖĞRENCİ OKULA BAŞLAMIŞTIK. HEPİMİZE GRİYE YAKIN RENKTE PANTOLON ALINMIŞ. KİMİMİZİN PANTOLONU BÜYÜK KİMİMİZİN PANTOLONU KÜÇÜK GELDİ. DEĞİŞTİRME ŞANSIMIZ OLMADIĞI GİBİ KEMER KULLANMA ŞANSIMIZDA YOKTU. ÇÜNKÜ KEMER ALINMAMIŞTI. PANTOLON GÖVDESİ BÜYÜK GELENLER KEMER YERİNE ANTEP İPİ KULLANDI. BÖYLECE OKULA BAŞLAMIŞ OLDUK.

OKULA GİDENE KADAR ÇARIK GİYERDİK. OKULA GİDİNCE GIZLAVAT DEDİKLERİ LASTİK AYAKKABI ALMIŞLARDI. DERBİ LASTİK AYAKKABIDAN DAHA İYİYDİ. ÇÜNKÜ İÇİNDE ASTAR VARDI. BU ASTAR LASTİĞİN KARASININ ÇORABA VE AYAĞA BULAŞMASINI ENGELLİYORDU. OKULDA GELİNCE AYAKKABIMIZI ÇIKARIR YİNE ÇARIK GİYERDİK. HATTA BEN ORTAOKULU BİTİRİNCEYE KADAR BU GIZLAVAT LASTİK AYAKKABIYI GİYDİM.

GELİŞME ÇAĞINDA OLDUĞUMUZDA PANTOLONU YENİ ALINAN BİRİSİNE PANTOLON 3-4 AY SONRA KÜÇÜK GELİRDİ. AMA BİR SENE İDARE ETMEMİZ GEREKİRDİ. O ZAMANLAR ŞİMDİKİ GİBİ NE KONFEKSİYON GELİŞMİŞTİ NE DE TERZİLİK. PANTOLONUMUZ VEYA GÖMLEĞİMİZ YIRTILDIĞI ZAMAN ANNEMİZ ELİYLE DİKERDİ. HATTA BAZI ZAMAN ELLE YAMA BİLE YAPARDI. ÖĞRETMENİN SORDUĞU SORUYU BİLDİĞİM HALDE ÖNLÜĞÜM VEYA PANTOLONUNDAN YAMA OLDUĞU İÇİN UTANIR PARMAK KALDIRAMAZDIM.

İLKOKULDA OKURKEN KÖYÜMÜZDE OKUL YOKTU. HER GÜN YAYA OKULA GİDERDİK. OKUL YOLUMUZ 30-35 DAKİKA ÇEKERDİ. ELEKTRİK YOKTU. GAZ LAMBASI VEYA ÇIRANIN IŞIĞINDA ÇALIŞIRDIK. ELEKTRİĞİMİZ SADECE İLKOKULDA OKURKEN DEĞİL LİSE VE YÜKSEK İSLAM ENSTİTÜSÜNDE OKURKEN DE YOKTU. O ZAMAN ELEKTRİK DAĞITIMINDAN BELEDİYELER YETKİLİYDİ. KEBAN BARAJINDA GELEN TRAFO İLE EVİMİZİN ARASINDA 500 METRE MESAFE VARDI. TRAFONUN TEPESİNDE YANAN IŞIK EVİMİZİN ÇEVRESİNİ AYDINLATIRDI. SIRF O ZAMAN Kİ BELEDİYE BAŞKANIYLA BİZ AYRI SİYASİ GÖRÜŞTEN OLDUĞUMUZ İÇİN BİZE ELEKTRİK VERİLMEDİ. EVİMİZE ELEKTRİK BEN OKULU BİTİRDİKTEN SONRA 12 EYLÜL 1980 İHTİLALINDAN SONRA GELDİ.

DOĞALGAZ, KALORİFER HAK GETİRE ZATEN YOKTU. KOSKOCA EVİ ISITMAK İÇİN EVİN BİR ODASINDA ODUN VEYA KÖMÜR YAKARDIK. O DA ANCAK YANDIĞI ODAYI ISITIRDI. ORTAOKUL VE LİSEDE OKURKEN BABAMLA AYNI ODADA KALIRDIK. BABAM İŞE GİDECEĞİ İÇİN ERKEN UYUMASI GEREKİRDİ. BENİM DE DERS ÇALIŞMAM LAZIMDI. BABAM BANA; “-OĞLUM ŞİŞENİN IŞIĞINI KIS Kİ BEN UYUYAYIM. YARIN İŞE GİDECEĞİM” DERDİ. BEN DE MECBUREN GAZ LAMBASININ IŞIĞIN KISARDIM. BABAM UYUDUKTAN SONRA LAMBANIN IŞIĞINI TEKRAR AÇARDIM. ÇALIŞIRKEN ÜŞÜMEYEYİM DİYE YORGANI KENDİME SARARDIM. ÇOĞU ZAMAN ÇALIŞIRKEN BEN DE UYURMUŞUM. CANIM ANNEM İKİDE BİR GELİP BENİ KONTROL EDERMİŞ. UYUDUĞUMU GÖRÜNCE BENİ YATAĞA YATIRIR. ÜSTÜMÜ ÖRTÜP LAMBANIN IŞIĞINI KISIP GİDERMİŞ. BEN ÇALIŞIRKEN YORULDUĞUM İÇİN ANCAK SABAH NAMAZINA KALKARDIM. ANNEME; “ANNECİĞİM! SEN Mİ BENİ YATAĞA YATIRIP ÜSTÜMÜ ÖRTTÜN KEŞKE BENİ UYANDIRSAYDIN. BENİM DAHA DERS ÇALIŞMAM LAZIMDI” DİYE SÖYLEDİĞİMDE O DA BANA; “YAVRUM! ÇOK GÜZEL UYUYORDUN. UYURKEN LAMBANIN ÜSTÜNE DÜŞÜP BİR KAZAYA SEBEP OLMANDAN KORKTUĞUM İÇİN YATAĞA YATIRDIM” DERDİ.

LİSEYE BAŞLADIĞIMDA EVİMİZDE OKULA 2 ARABAYLA GİDİLİYORDU. ARABANIN BİRİNE BİNERKEN DİĞERİNİ BİNMEDEN YÜRÜRDÜK. O ZAMAN OKUL SABAH SAAT: 7’DE BAŞLAR AKŞAM DÖRTTE BİTERDİ. EVİMİZİN OLDUĞU MAHALLEYE EN SON BELEDİYE ARABASI 17:30’ DA KALKARDI. O ARABAYA YETİŞMEK İÇİN DURAĞA KOŞAR ADIMLARLA GİDERDİK. O ARABAYA YETİŞMEDİĞİM ZAMAN ORAYI DA YAYA OLARAK GİDERDİM. O ZAMAN YOLLARDA NE ŞİMDİ Kİ GİBİ AYDINLATMA LAMBALARI VARDI? NE DE YOLUN SAĞINDA VEYA SOLUNDA EVLER VARDI. BAŞIBOŞ KÖPEKLER VARDI. ŞEHRİ ÇIKTIKTAN SONRA SAĞA SOLA BAKARAK BİR DEĞNEK ALIP YOLA KOYULURDUM.

HANİ İLKOKULDA OKURKEN HAAYT BİLGİSİ DERSİNDE “AZ GİTTİK UZ GİTTİK DERE TEPE DÜZ GİTTİK. ALTI AY SONRA GERİYE BAKTIK Kİ BİR ARPA BOYU YOL GİTMİŞİZ..” DİYE BAŞLAYAN TEKERLEME VARDI. İŞTE BİZİM KİSİ DE AYNI ÖYLE BİR AŞK HİKÂYESİYDİ. YUNUS EMRE BU DURUMU ŞİİRİNDE ŞÖYLE ANLATMIŞTIR:

“GELDİ GEÇTİ ÖMRÜM BENİM,/ŞOL YEL ESİP GEÇMİŞ GİB,/İHELE BANA ŞÖYLE GELİR,/ ŞOL GÖZ AÇIP YUMMUŞ GİBİ./İŞBU SÖZE HAK TANIKTIR,/BU CAN GÖVDEYE KONUKTUR,/BİR GÜN OLA ÇIKA GİDE,/KAFESTEN KUŞ UÇMUŞ GİBİ.”

BAŞKA BİR BEYİTTE İSE ŞÖYLE DİLE GETİRİLMİŞTİR: “MAL VE MÜLKE OLMA MAĞRUR,/DEME VAR MI BEN GİBİ. BİR MUHÂLİF YEL ESER, SAVURUR HARMAN GİBİ”

YÜCE ALLAH’A ŞU NİYAZLA YAZIMI BİTİREYİM;

EY RAHMETİ HER ŞEYİ KUŞATAN!

EY HER ŞEYİN İÇ YÜZÜ VE HÜKÜMRANLIĞI ELİNDE OLAN!

EY KENDİSİNE HİÇ BİR ŞEY ZARAR VERMEYEN!

EY KENDİSİNE HİÇ BİR ŞEY FAYDA SAĞLAMAYAN.

EY KENDİSİNİ HİÇ BİR ŞEY MAĞLUP EDEMEYEN.

EY KENDİSİNDEN HİÇBİR ŞEY GİZLİ KALMAYAN.

EY KENDİSİNE HİÇBİR ŞEY AĞIR GELMEYEN, HİÇBİR ŞEYDEN YARDIM BEKLEMEYEN,

HİÇBİR ŞEY KENDİSİNİ BAŞKA BİR ŞEYLE MEŞGUL OLMASINDAN ALIKOYAMAYAN,

HİÇBİR ŞEY KENDİSİNE BENZEMEYEN, HİÇBİR ŞEY KENDİSİNİ ÂCİZ BIRAKMAYAN ALLÂH'IM!


BİZLERİ AFFET... ÂMİN! ALLAH’IM!

BİZİ HER YERDE KULLUĞUNUN GEREĞİNİ YAPAN, ULUHİYYETİNİN DERGÂHINDA DURUP SANA YALVÂRAN VE SENİ DAHA İYİ TANIMAKLA MEŞGUL OLAN KULLAR EYLE... ÂMİN!

DEĞERLİ DOSTLAR! 16 YIL ÖĞRENCİLİK 39 SENE ÖĞTRETMENLİK BİR OYUN VE OYUNCAK GİBİ NASIL GEÇTİ ANLAYAMADIM. SELAM VE DUA İLE.