Allah sabradenlerle beraberdir.
Reklam

YIKILAN PEHLİVAN GÜREŞE DOYMAZMIŞ 26.6.2019 Çarşamba-Yüreğir/ADANA

PDFYazdıre-Posta

AK Parti genel başkanı ve Cumhurbaşkanımız 7 Haziran 2015 yılında yapılan genel seçimler sonucu topladığı MYK sonunca yapılan istişarenin sonunda basın karşısına çıkıp; “Milletin verdiği mesajdan dersimizi çıkardık. Gereken işlemleri yapacağız” dedi.

Arkasında 2016 yılında Cumhurbaşkanı seçiminin millet tarafından yapılması için yapılan oylama sonucu yine;“Milletin verdiği mesajdan dersimizi çıkardık. Gereken işlemleri yapacağız” denildi.24

Haziran 2018 tarihinde yapılan milletvekili ve Cumhurbaşkanlığı seçimleri sonucunda da“Milletin verdiği mesajdan dersimizi çıkardık. Gereken işlemleri yapacağız” denildi. Ama ders alınmadan sadece verilen demeçler sözde kaldı.

Bu durum hatırıma şu hikâyeyi getirdi: “Zorlu kış günlerinde üşüyen kurt kendi kendine; “Bu sene Allah nasip ederde yaza çıkarsam kendime bir kulübe yapacağım” demiş. Derken yaz gelmiş çayır çimen yeşermiş. Çayırda otlayan kuzu yakalayıp parçalayarak yemiş. Arkasında sırtüstü yatıp ayaklarını göğe kaldırmış ve: “4 direk tamam güz geldiğinde üstüne iki tane ağaç atar toprakla kapatır kulübemi tamamlarım” demiş. Derken güz gelip geçmiş kış gelince kurt yine aynı nakaratı tekrarlamış. Sizce AK Partinin “ders aldık” dediği işler kurdun işleriyle örtüşmüyor mu?

AK Parti iktidara geldikten sonra Adana’da birçok fabrika mali sıkıntı dolayısıyla kapanmıştı. AK Parti il teşkilatı bizi toplantıya çağırdı. İl başkanı “-Adana için neler yapabiliriz?” dedi. Ben de Adana için acilen yapılacakları 25-30 sahife not hazırlayarak bir dosya şeklinde sunmuştum. Toplantı esnasında teşekkür edildi. Ama bir daha ki toplantıya beni çağırmadılar.

2003’ten sonra her seçim öncesi bu dosyaları milletvekili adayı ve belediye başkan adaylarına verdim. Derken 2014 Belediye seçimleri sırasında Sayın Recep Tayyip Erdoğan Adana Uğur Mumcu meydanında miting için gelmişti. Adı geçen dosyayı bizzat Sayın Recep Tayyip Erdoğan vermek istedim. Ne mümkün? Benim üstümü polis defalarca aradıktan sonra şeffaf dosya içindeki yazıları da aradı ama yinede o dosyayı ulaştırmama imkan vermediler. Şuan da vatandaşın AK Partili yöneticilere yetişme imkanı yok.

Bu durumun böyle olduğunu görmek için Cumhur ittifakı adayı Binali Yıldırım’ın 31 Mart 2019 ile 23 Haziran 2019 da aldığı oyları karşılaştırdığınızda fark edersiniz.

Zorlu kış mevsiminde evin duvarı ayrılmaya başlamış. Ev sahibi yarılan duvarı çamurla sıvamış. Derken tam kışın ortasında bir gün duvar yıkılmış. Adam karşıya geçmiş ve; “Şimdi yaptığını beğendin mi? Bu kış gününde haber vermeden nasıl yıkılıp gidersin? Demiş. Duvar; “Ben ne zaman ağzımı açıp yıkılıyorum diyecekken siz her seferde ağzımı çamurla sıvayıp kapattınız” demiş. 2003 yılından itibaren iyi gitmeyen işleri ikaz etmek için konuşmak isteyenlere ev sahibinin duvara reva gördüğü işlem reva görülmüştür.

31 Mart 2019 Pazar günü yapılan Mahalli seçimler sonucu İstanbul Büyükşehir Belediye başkanlığında bir takım yolsuzluk ve usulsüzlükler yapıldığı tespit edildiği için YSK seçim iptal etmişti. İptal edilen seçimin 23 Haziran 2019 Pazar günü tekrar edilmesini de YSK tarafından kararlaştırılmıştı.

AK Parti ile MHP seçimin iptal edilmesi için YSK olağan üstü başvuruda bulunmuştu. Gün geldi zaman çattı. Seçim yapıldı. 31 Martta yapılan seçimde CHP adayı Ekrem İmamoğlu 13 bin küsur farkla seçimi kazanmıştı. Gerçi 31 Marttaki seçimlerde oylar sayılsaydı AK Parti adayı Sayın Binali Yıldırım seçimi kazanacaktı.

YSK seçimin tekrarına karar verince CHP adayı Ekrem İmamoğlu algı oluşturacak propagandalara yöneldi. Trollerini harekete geçirerek Twitter, Whatsapp, instagram ve diğer iletişim araçlarını faal bir şekilde insanları mesajlarla inandırdılar. CHP bunları yaparken Cumhur ittifakının adayı Sayın Binali Yıldırım seçim çalışmalarına kazanması halinde İstanbul’a yapacağı hizmetleri anlatarak devam etti.

Kadir kıymet bilmeyenler AK Partinin 17 seneden beri başta İstanbul olmak üzere yaptığı hizmetlerin haddi hesabı yoktur. Sırf AK partiye düşmanlıkları üzerine muhalefet yapan blok bu hizmetleri görmemezlikten geliyor. Eğer yapılan hizmete oy verilmiş olunsaydı geçmişte Bedrettin Dalan da İstanbul’a büyük hizmetler yapmıştı. 1989 yılında yap9ılan mahalli seçimlerde kimse Bedrettin Dalan’ın karşısına muhalefetten aday bile olmak istememişti. Netice de Nurettin Sözen aday olmuş ve belediye başkanlığını kazanmıştı. Bu da gösteriyor ki “İyilik yap denize at, balık bilmezse Halık bilir” sözü yaşı 30’un altında olanlar bilmiyor. AK Parti yaptıklarını 30 yaşın altındakilere anlatması gerekiyor.

Bunun için AK Partili yöneticilerin önce bir kavli tövbe etmesi gerekiyor. Kavli tövbeyi yaptıktan sonra fiili tövbe yapmaları gerekiyor. Fiili tövbeyi de yaptıktan sonra tıpkı Yunus (as) peygamber olarak gönderildiği Ninova’lıların yapıp kurtulduğu gibi bir HELALLEŞME GEREKİYOR. O HELALLAŞMA ÖLEN KİMSENİN CENAZE NAMAZINI KILDIRAN İMAMIN CEMAATE DÖNEREK; “-MUHTEREM CEMAAT MERHUMA HAKLARINIZI HELAL EDİN” ŞEKLİNDE OLMAYACAK.

NİNOVALILAR ŞÖYLE BİR TÖVBE YAPMIŞLARDI; Yunus (as) Ninova ahalisine peygamber olarak gönderilmişti. 30 sene boyunca 2 KİŞİ ONA İMAN ETMİŞTİ. Onlarda Ninova’lı değildi. Ticaretle uğraşırken Yunus (as) görüp dinleyip iman etmişlerdi. Bu durum karşısında Yunus (as) Ninova’lıların İman edeceklerinden ümidini kestiği için Allah’a dua edip oradan ayrılmak istemiş ve yola çıkmıştı. Allahu Teâlâ Cebrail (as)’ı göndererek bir ay daha beklemesini ve onları imana davet etmesini; İman etmedikleri takdirde Ninova’nın etrafındaki dağlardan önce bulutların çıkacağını; bulutlardan çok şiddetli yağmur yaparak Ninova’nın altını üstüne getireceğini söylemesini istemiş ve gitmişti.

Yunus (as) Cebrail (as)’ın dediklerini onlar anlatmış. Ama onlar yine iman etmemişlerdi. Derken Yunus (as) 28. Günün öğle vaktinde oradan ayrılıp liman gitmişti. Yunus (as)’ın ayrılmasından sonra haber verdiği şekilde dağın üstünde bulutlar oluşmaya başlayınca Ninovalılar hemen yollara düşüp Yunus (as)’ı aramışlar ve yolda bulmuşlar. Kendisinin söylediklerinin aynen çıkmaya başladığını ve kendilerini bu azaptan kurtulmaları için Yunus (as)’a yalvarmışlar. Yunus (as) ise; “Kendisinin yapabileceği fazla bir şey yok. Onların hemen şehre dönüp toplanıp birbirinin üzerindeki haklarını ödedikten sonra helalleşmelerini söylemiş. Ninovalılar da şehre dönmüşler ve ilk olarak komşusunun duvarında izinsiz aldığı yapılı taşı komşusuna verdikten sonra komşusuna dönmüş ve; “-Komşum ben bu taşı senden izinsiz olarak alıp kullandım. Şimdi getirdim. Hakkını helal et” demiş ve komşusu da hakkını helal etmişti. Bunun üzerine bütün Ninovalılar böyle yapıp helalaşmışlar. Böyle yaptıktan sonra Ninova dağlarındaki bulutlar dağılmış hayat normale dönmüştür.

Ninovalılar bunu yaparlarken Yunus (as) ve gemiye binerek oradan uzaklaşmak için yola çıkmıştı. Gemi ilerlerken denizde fırtına çıkıyor. Kaptan geminin yükünün ağır olduğu için birisini gemiden atılması gerektiğini söyle ve kendi aralarında kura çekerler. Kura sonucu denizden atılacak şahıs olarak Yunus(as)’a çıkar. Gemidekiler hep birden; “-Efendim bu adam ahlakla ve terbiyeli birisi bunu denize atamazsınız diye itiraz ederler. Kura çekimi üç defa tekrarlanır. Üçünde de Yunus (sa) çıkar. Tartışma devam ederken Yunus (as) hemen denize atlar. Gemi yoluna devam eder. Yunus (as) denize atladıktan sonra Yunus balığı onu yutar. Rivayetlere göre 40 gün Yunus’un karnında bekler. Yunus balığı Yunus (as)’ı 41 günü getirip denizin kenarına bırakır.

İşte AK Partililer de Ninovalılar gibi Fiili bir tövbe ederek 2003 yılından beri haksız olarak kazandıklarını getirip beytülmale teslim ettikten sonra milletten helallik alacaklar. Aksi takdirde BELEDİYE SEÇİMLERİYLE İKTİDARA YÜRÜYEN AK PARTİ BELEDİYELERLE İKTİDARI KAYBEDER.

Zorlu kış mevsiminde evin duvarı ayrılmaya başlamış. Ev sahibi yarılan duvarı çamurla sıvamış. Derken tam kışın ortasında bir gün duvar yıkılmış. Adam karşıya geçmiş ve; “Şimdi yaptığını beğendin mi? Bu kış gününde haber vermeden nasıl yıkılıp gidersin? Demiş. Duvar; “Ben ne zaman ağzımı açıp yıkılıyorum diyecekken siz her seferde ağzımı çamurla sıvayıp kapattınız” demiş. 2003 yılından itibaren iyi gitmeyen işleri ikaz etmek için konuşmak isteyenlere ev sahibinin duvara reva gördüğü işlem reva görülmüştür.