Allah sabradenlerle beraberdir.
Reklam

“KEL AYNAYA BAKAR İSMİNİ ELE TAKARMIŞ” (1) 17.6.2019 Pazartesi-Yüreğir/ADANA

PDFYazdıre-Posta

Her zaman söylediğim gibi gerek CHP, gerekse onun başkanlığına getirilen Kemal Kılıçdaroğlu yerli ve yabancı düşmanların geliştirip yürürlüğe koyduğu bir projedir. CHP kuruluşundan itibaren bu görevini yıllarca gizli bir şekilde yürütmüştür. Kitle ulaşım araçlarının gelişmesi sonucu CHP ve yöneticilerinin bu millete, bu devlete ve bu milletin dinine diyanetine düşman olduğu artık ayan beyan bir şekilde anlaşılmıştır.

“Hâkimiyet Bila Kaydu Şart Milletindir.(Hâkimiyet Kayıtsız Şartsız Milletindir:) yazdık. Bu ülkenin bağımsız

olduğunu ispatlamak için de istiklal savaşını kazandık. İstiklal savaşının bitiminden sonra 29 Ekim 1923 yılında Cumhuriyeti ilan ettik.Başlangıçta işler iyi gibi gidiyordu.Ne olduysa oldu birden bire işler sarpa sardı.Yıllarca anlaşmazlık konusu olan Lozan görüşmeleri birden bire sona erdi.Hem de “Lozan Barış Anlaşması” diye birde anlaşma imzalandı.Millete başarı olarak lanse edilen bu barış anlaşmasının her nedense maddeleri gizli tutuldu.Dünyada bugüne kadar yapılmış olan bütün anlaşmaların maddeleri belli iken ne hikmetse  maddeleri gizli kaldı.Madem ki Lozan Barış anlaşması bir başarı ise;insanlar başarılarını neden gizlemek zorunda kalsınlar.

Bana kalırsa bu anlaşma yapılırken millete rağmen bir şeyler yapıldı. Bu“Lozan Barış Anlaşması” ne menem şeyse buna dokunan Vatoz balığına dokunmuş canlılar gibi çarpıyor. Buna Aysberg mi desem? Yoksa Ahtapot mu desem, bilmem ki ne desem. Bu anlaşmanın görünenden daha çok görünmeyen yönü var. Bugüne kadar kim bu anlaşma hakkında bir şeyler yazdıysa hemen birileri tarafından hezimete uğradı.Mesela ben lise de okurken Salih Uçan adlı bir öğretmenimiz “Lozan Tekamül mü? Soysuzlaşma mı?” diye bir kitap yazmıştı. Birde baktık ki öğretmen derse gelmez oldu. İdareye nedenini sorunca bize;-Yazdığı bir kitaptan dolayı görevden uzaklaştırıldı. Denildi. Daha sonra tarihçi ve yazar kadir Mısırlıoğlu; “Lozan barış mı? Hezimet mi?” diye bir kitap yazdı. Birde baktık ki, Kadir Mısırlıoğlu vatandaşlıktan çıkarılmış. Bizde ister istemez Lozan Barış anlaşması ile ilgili yazılan kitapları okumuştuk. Bu anlaşma hakkında bir şeyler yazacaktık. Ama bütün bunları bilip gördükten sonra Mevlana’nın Mesnevisinde anlattığı; Aslan Kurt ve Tilki hikâyesini hatırladıktan sonra yazmaktan vazgeçtik.

Peki, neydi, o hikâye? Hikâye şöyle; bir aslan bir kurt bir de tilki ava gidiyorlar. Bir ceylan bir tavşan bir de ördek öldürüyorlar. Eve dönüp ayrılma yerine geldiklerinde Aslan Kurda bunları aramızda taksim et,diyor.Kurtta ceylanı aslana,tavşanı kendisine,ördeği de tilkiye veriyor.Bu duruma sinirlenen aslan kurda bir pençe vurunca kurt paramparça olup ölüyor.Aslan bu sefer tilkiye yönelerek;bunları aramızda taksim et,diyor.Tilki hemen geriye çekilerek bir seranomi ile aslanı selamladıktan sonra:-Efendim bu tavşan sizin sabah kahvaltınız.Bu ceylan sizin öğle yemeğiniz.Bu ördekte sizin akşam aparatınızdır.Diyor.Aslan hemen tilkinin başını sıvazlayarak;-Afferin! Bu taksimatı nasıl ve nerden öğrendin? Diye sorunca; tilki hemen kurdun düştüğü akıbetten öğrendim, diye cevap vermiş. Hikâye kısaca böyle. Benim gördüklerimi siz görmediniz. Bugüne kadar da duymadınız.

Lozan Barış Anlaşmasının mimarlarından İsmet İnönü’yü herkes Amerika karşıtı olarak bilir. Ben de bugüne kadar öyle bilirdim. Ne zaman ki 1920-1935 yılları arasında Türkiye’de uzun yıllar büyük elçilik yapmış olan JOHN GREW’NİN hatıralarını okuduktan sonra benim fikrim değişti. Merak edenler o hatıratı okuyabilirler.

1924 yılında ilk defa genç Cumhuriyetin anayasasını da hazırladık. Hatta o anayasada; “Devletin Dini, Din-i İslam’dır.” Maddesi de konuldu.

Böyle güzel başlayan bu bağımsızlık hareketine ne olduysa oldu.1940’lı yıllardan itibaren sapmalar başladı. Dünya ile beraber olacağız derken farkına varmadan bugüne geldik. Bugün geldiğimiz nokta bana eski bir şarkının sözlerini hatırlattı.O eski şarkıda: “Hiç ayrılmayız derken,kavuşmak hayal oldu…” Her seferinde 250 ile 500 bin şehit vererek kavuştuğumuz bağımsızlığa bugün tekrar kavuşmak hayal oldu.

BİZE ZAFER DİYE LANSE EDİLEN LOZAN ANLAŞMASI BİR ZAFER DEĞİL BİR HANI YAĞMADIR. BU ANLAŞMA İLE DAHA NİCE OSMANLI TOPRAĞI YABANCILARA PEŞKES ÇEKİLMİŞ. ŞİMDİ CHP’LİLER HANGİ AKIL VE İZANLA SÜLEYMAN ŞAH TÜRBESİNİN YERİNİN DĞİŞTİRİLMESİ KARŞISINDA MEVCUT İKTİDARA “BELEŞ TOPRAK VERDİ” DİYORLAR. YOKSA “KEL AYNAYA BAKAR İSMİNİ ELE TAKARMIŞ.” Bu CHP’nin bu millete yaptığı ihanetlerden sadece bir tanesidir.(DEVAMI VAR)