Allah sabradenlerle beraberdir.
Reklam

“SU UYUR DÜŞMAN UYUMAZ” 17.6.2019 Pazartesi-Yüreğir/ADANA

PDFYazdıre-Posta

Biz sadece atalarımızın sözlerine göre hareket etsek çok yakın bir gelecekte süper güç oluruz. Ama birileri veya içimizden bir güç bizim atalarımızla bağımızı keserek bizi perişan etmişler. Bakın atalarımız “Su uyur düşman uyumaz” diyerek binlerce yıl önce bizi düşmanların şerrinden emin olmak için uyarmışlardır.Hâlbuki normal şartlarda su hiç uyumadan yatağında akıp gider. Atalarımız her ihtimali göz önünde bulundurarak

hareket etme konusunda bizi uyarmışlar. Ve demişler ki olurda bir gün su uyusa bile düşmanlarınız uyumaz. Onun için sizin devamlı uyanık olmanız gerekir” demişlerdir.

Geçmişle irtibatımızı kesenler kimin düşman kimin dost olduğunu da birbirine karıştırmışlar. Nice dostları bize düşman nice düşmanları da bize dost etmeye çalışmışlar. Bu konuda oldukça da başarılı olmuşlar. Bakın bin yıl boyunca aynı dini aynı kaderi aynı inancı yaşadığımız insanları bir anda bize düşman ettiler. Ve adamlar hala Osmanlı’nın kendilerini sömürdüğünü sanıyorlar. Şu gün itibarıyla Osmanlı toprakları üzerinde 70’e yakın devlet kurulmuş vaziyettedir. Bu devletlerin hangisinin milletleri huzur ve güven içinde yaşamaktadır.

Osmanlı sadece Müslüman coğrafyasının sigortası değildi. Aynı zamanda diğer milletlerin de güven sigortasıydı. Osmanlı devleti iktidarında Yahudi’si, Hıristiyan’ı Mecusi’si de huzur ve güven içindeydi. Bugün küfür dünyasının arka çıkıp desteklediği israilde siz huzurun mu olduğunu sanıyorsunuz? O israil ki her türlü modern silahlara sahip iken Filistinlilerin sapan taşından korkuyorlar. Nitekim Ben yıllar önce “EY OSMANLI NERDESİN? ARTIK DÖN” Diye bir makale yazmıştım. O zaman bana söylenmedik söz yapılmadık hakaret kalmamıştı. Ama ne zaman ki benden sonra israilli bir gazeteci Yahudi entelektüel İsrael A. Shamir16 Eylül 2005 Cuma“EY OSMANLI GERİ DÖN” diye bir makale yayınlamıştı.

İsrailli Yahudi entelektüel İsrael A. Shamir “Ey Osmanlı Geri Dön” adlı makalesinde dünya barışı için yeniden Osmanlıya ihtiyaç olduğunu, imparatorluğun yıkılışından sonra sadece Ortadoğu’nun değil, tüm dünyanın da acı çektiğini, Balkanlar, Filistin ve Irak’ta yaşananları örnek göstererek anlatıyor. İşte bu makaleden sizlere çarpıcı bölümler:

“... İmparatorlukta kurucu unsur olan Türklere, Avrupa hayrandı ve onlardan korkuyordu, oysa şimdi onlar da Frankfurt ve Londra’nın çöpçü bulaşıkçıları için işlerinde istenmeyen rakipler. Şimdi kimi Türk liderler AB’ye girmek hülyalarıyla kendilerini avuturken, belki de artık imparatorluğu geri getirmeyi düşünmeye başlamamızın tam sırası. Aslında imparatorluk çok büyük ve etkisiz olduğundan yıkılmadı. Toy yerel elitler zehirli ulusçuluk meyvesinden yediler; bunu onlara Batılı lafazanlık üstatları sunmuştu... İmparatorluğun yıkılışından sadece Ortadoğu çekmedi. Hatta ilk ayrılan eyalet Yunanistan’ın şimdi avro tarafından ekonomisi mahvedilmez ve zengin kuzeylilerin otelcisi haline getirilmezdi. Onun da, Rumların, İskenderiye’den İstanbul’a dek imparatorluğun kalburüstü ahalisi olduğu günleri özlemek için iyi bir nedeni var...

Osmanlıdan kopan ülkelerin hiçbiri başarılı bir devlet kuramadı. Ve Batılı yırtıcılar, giderek daha ve daha da küçük gruplar arasına kavga ekmeye devam ettiler, şimdi Türkiye ve Irak’taki Kürt hadiselerinde görüldüğü gibi.

AB ile Avrupa, bin yıl önce çökmüş Şarlman imparatorluğunu yeniden kurdu. Eğer Batı’nın sürekli düşmanları birleşiyorsa, bu niye doğuda da olmasın... Avrasya’da hâkimiyet kavgaları vermek, yerine Türkler, Slavlar, Araplar güçlerini birleştirebilirler. İstanbul’u ortak başkent ve imparatorluk hükümeti payitahtı yapabilir. İstanbul bizim Brüksel, New York ve Pekin’e cevabımız olabilir. Yüzyıllar sürmüş hâkimiyet kavgaları Avrasya’da nice savaşlar çıkarmış iken, birlik tüm istekleri tatmin edebilir. Rusların da dâhil olduğu birliğin başkenti İstanbul olabilir. Türkler ise Kırım ya da Taşkent’le komşu olur, Yakutistan’ın uzak elmas madenleri ve Pravoslav Türklerinin diyarları, tek bir Rusla savaşmadan elde edilir. Ortadoğu birkez daha, hep ait olduğu Avrasya’ya dahil edilir; Washington’dan, Londra’dan, Brüksel’den gelecek emirlere boyun eğmez. Çok uzak bir yer olmaktan çıkan Türkiye, Bağdat’la Kiev’den, Belgrat ve Kahire’den, Vladivostok ve Ankara’dan gelenlerin buluşma yeri olur.”

Osmanlı artık tarihe mal olmuştur. Yeni Dünya Düzeni ya da Globalleşme Osmanlının son izlerini silme hareketidir. Aşırı Türk düşmanı Churcille(Çörçil) bile (o tarihte iktidarda olanlara) Aman Osmanlıyı yıkmayın. Onun boşluğunu dolduramayız. Ve bir gün gelir Osmanlıyı ararız demiştir. Rumlar ve Ermeniler Batı’nın oyununa gelmemiş olsaydı Türkiye’de 5- 7 milyon Rum, 2- 3 milyon Ermeni Türkiye’nin kaymağını yiyen etnik grup olacak idi. İsrail aydını Shamir, Osmanlının yeniden ihyasını istemektedir. Ancak bu mümkün değildir. Kaldı ki bizler Osmanlı devrindeki ceddimiz kadar temiz değiliz. O tarihte İstanbul’da senede en fazla 3 cinayet ve hırsızlık oluyordu. Şimdi ise evimizde bile güvende değiliz...

2005 Eylül'ünde Türkiye'de ve Dünyada Yarın dergisi, İsrailli entelektüellerden A. Shamir'in "Ey Osmanlı Geri Dön" başlıklı bir makalesini yayınlamıştı. Makalede, "Dünya barışı için Osmanlı'ya ihtiyaç duyulduğu; Osmanlı sonrası yalnız Ortadoğu değil, tüm dünyanın acı çektiği; Osmanlı Devleti'nin, gizli ulusçuluk meyvesini Batılı üstatlarından alan yerel eller tarafından yıkıldığı" görüşlerine yer veriliyordu.

Tarih ve Sosyoloji uzmanları, Osmanlı'nın insanlığa huzur ve barış getiren ideal yönetim anlayışını takdir etmektedirler. Mekke Reis-ül Uleması'ndan Ahmet Zeyli Dahlan "Fütuhat-ı İslamiyye" adlı eserinde şu değerlendirmeyi yapar: "Hulafa-yı Raşidin devrinden sonra Kur'an ve Sünnete en uygun devlet Osmanlı Devleti'dir."

Batılı Tarihçi ve Sosyoloji uzmanı Arnold  J. Toynbee ise şu görüştedir: "Eflatun'un ideal devletine realitede en fazla yaklaşmış sistem Osmanlı Devleti olarak görülmektedir."

Osmanlı'nın dünyaya adalet ve insanlık öğreten efsane hizmetlerine bütün dünya şahitlik  etmektedir. Osmanlı, tarihin imtihanını yüz akıyla vermiştir. Evet, Osmanlı geri gelmeyecek, bu kesin. Ama bugün, savaş, işgal, işkence, sömürü gibi olayların dünyayı kaplaması sebebiyle, insanca yaşamanın önünde sayısız engeller var. İnsanlık, acı, kan ve gözyaşına boğulmuş durumda. Adil ve insanlar arasında ayrımcılığa son veren şefkat ve merhamet üzerine kurulmuş bir mekanizmaya duyulan ihtiyaç  gün gibi açık. TV 5'in kurulduğu yıllarda güzel bir sloganı vardı: "Dünya yeni bir Osmanlı'ya muhtaç." İyilik ve güzelliklerin hâkim olduğu yaşanmaya değer dünyayı da, ancak hakkı üstüntutan bir medeniyet anlayışına sahip olanlar kurabilir.

İşte batı OSMANLI RUHUNUN GERİ DÖNMESİNDEN KORKTUĞU İÇİN BAŞIMIZA ÖNCE PKK DENİLEN TERÖR ÖRGÜTÜNÜ BELA ETTİ. PKK TERÖR ÖRGÜTÜNÜN MİLLETTEN KARŞILIK BULAMAYACAĞINI ANLAYINCA ARKASINDA FETÖ SİLAHLI TERÖR ÖRGÜTÜNÜ BELA ETTİ. FETÖ SİLAHLI TERÖR ÖRGÜTÜNÜ DE KISMAN PÜSKÜRTTÜĞÜMÜZÜ GÖRÜNCE BU SEFER 31 MART 2016 PAZAR GÜNÜ YAPILAN MAHALLİ SEÇİMLERDE SEÇSİS PROGRAMIYLA SANDIKTA DARBE YAPMAK İSTEDİ. İSTANBUL, ANKARA, İZMİR, ANTALYA, MERSİN VE ADANA GİBİ ŞEHİRLERDE SEÇSİS BAŞARILI OLDU. SEÇSİS İLE İSTANBULDA YAPILAN BARİZ HATALAR SEBEBİYLE SEÇİM İPTAL EDİLDİ. AMA ADAMLAR DURDU MU? TABİİ Kİ DE DURMADILAR. ATALARIMIZ BOŞUNA “SU UYUR DÜŞMAN UYUMAZ” SÖZÜNÜ SÖYLEMEMİŞLERDİR. ALLAH ZALİMERİN ŞERRİNDEN BU MİLLETİ MUHAFAZA BUYURSUN. ÂMİN. SELAM VE DUA İLE.