Allah sabradenlerle beraberdir.
Reklam

CHPLİLER DAHA ÖNCE BU DURUMU HABER VERMİŞLERDİ 2.4.2019 Salı-Yüreğir/ADANA

PDFYazdıre-Posta

CHP genel başkan yardımcılarından birisi Şubat ayın sonunda kameraların karşısına geçmiş ve; “10 Mart’tan itibaren bizim başta İstanbul, Ankara ve diğer birçok büyükşehir belediye başkanlığını kazandığımızı göreceksiniz “ demişti. Bilmem hatırladınız mı? 10 Mart tarihi itibarıyla yerel seçimlerde görev alacak kimselerin belli olmaya başladığı tarihti.

Başta İstanbul olmak üzere Ankara, Adana, Mersin ve daha birçok büyükşehirde görev için ayarladıkları

öğretmen ve memurlar görevleri 10 Mart’tan itibaren belli olmuştu. Ama biz o zaman buna gülüp geçmiştik. Sandık başındaki başkanları ayarlayıp görev aldırdıktan sonra onların 31 Mart seçimlerinde nasıl bir hile yaparak AK Partisine verilen oyların CHP’ye kaydıracaklarıyla ilgili gizli seminer vermişler. Ve 31 Mart gelip seçimler yapılıp tutanaklar ıslak imza ile imzalandıktan sonra birisi seçim merkezine, diğerleri parti temsilcilerine olmak üzere 5 tanesi dağıtılıyor. Esas hile bu tutanaklar hazırlanırken 5 tanesi doğru iken geri kalan 2’si üzerinde oynama yapılarak sandık kurullarına imzalatılıyor. Üstteki bilgilerin aynen alt nüshalardan da olduğunu düşünen üyeler tutanakları imzalıyor. İşte şimdi CHP’!ye akıl veren akıldaneler harekete geçerek ilçe seçim kuruluna verecekleri nüsha üzerinde hareket ederek AK Partiye verilen oyları CHP sütununa yazarken AK Parti sütununa yazıyorlar. Ve bu nüshaları ilçe seçim kuruluna teslim ediyorlar. Böylece milletin iradesi üzerinde hırsızlık yapıyorlar. Aslında CHP’liler bu kadar hainlik yapmaya akılları çalışmaz diye düşünüyorum. Bu işi yapsa yapsa Pensilvanyadaki hainin kripto adamlarıyla CIA ajanları yaptırmışlardır. Çünkü Fetö terör örgütünün elemanları bilgisayar konusunda oldukça deneyimlidirler.

Bu olay geçmişte yaşanmış bir olayı bana hatırlattı. Olay kısaca şöyle;

1970’lı yıllarda almanya’da çalışan bir vatandaşımız çalıştığı parayı her ay memlekete gönderiyor. Ailesi kalabalık olduğu için her ay kazandığı para zor yetiyormuş. Bir sene izine geldiğinde hanımı kendisine; “Efendi kazandığını her ay bize gönderiyorsun. Bizde harcıyoruz. Elimizde beş kuruş kalmıyor. Kızımız büyüdü evlenme çağına geldi. Siz daha ne zamana kadar orada gurbet kahrı çekip duracaksınız. Gel bize bir ahır yap. Üç-beş tane güzel inek alıp besleyelim. Hiç değilse ineklerin sütü giderlerimizi karşılar. Senin de kazandığın paralar elinde kalır. Bir şeyler alırız. Sen de bir an önce gurbet kahrı çekmekten kurtulursun” demiş. Adamın da aklına yatmış. Ve adam güzel bir ahır yapmış. Ahır kapıları hep asma anahtarla kilitlenir. Adam ahırın dış kapısını demirden yaptırmış. Kapıyı kilitlemek için elmas kulplu bir asma kilit alıp kapıya takmış. Adama gidip beş tane inek alıp getirmiş ahıra bağlamış.

İzini bitince çekip almanyaya gitmiş. Hanımı ve çocukları inekleri besleyip günlerini geçirmeye başlamışlar. Derken ahırın kapısını açıp inekleri çalmak için hırsızın biri epeyce kapıyla uğraşmış. Kilit elmas kulplu olduğu için açamamış. Kilidin asıldığı demir halkayı kesmeye başlamış. Evin hanımı gece çocuğu tuvalete götürürken bakmış ki adamın biri ahırın kapısının önünde elinde demir kesme testeresiyle duruyor. Hanım; “Hayrola kardeş orada ne arıyorsun? Diye sorduğunda adam; “Yenge saz çalıyorum” demiş. Hanım; “Madem saz çalıyorsun niye sesi çıkmıyor? Demiş. Adam; “Yenge sesi yarın çıkacak” demiş. Kadın çocuğunu alıp içeri gitmiş. Adam demir halkayı kesip inekleri danalarıyla beraber alıp götürmüş.

Sabah olunca evin kızı ahıra gitmek için dışarı çıktığında bakmış ki ahırın kapısı açık. İnek ve danalar yok. Kız hemen ağlayarak annesine gidip durumu anlatıyor. Annesi de ahıra bakıyor ki ahırda inek ve danaların yerinde yeller esiyor. Anne ve diğer çocuklar bu durum karşısında ağlamaya başlamışlar. Komşular olayı duyup gelmişler. Herkes birbirine dün gündüz veya gece yabancı birini mahallede görüp görmediğini sormuş. Komşular yabancı görmediklerini söylemişler. Kadın biraz düşündükten sonra dün gece olanları anlatmış. Adamın elindekinin saz olmadığı, demir kesme testeresi olduğunu öğrenince kadın komşulara; Ben dün gece çocuğu tuvalete götürürken ahırın kapısında bir adam görmüştüm. Ben adama;“Hayrola kardeş orada ne arıyorsun? Diye sorduğunda adam; “Yenge saz çalıyorum” demişti. Ben; “Madem saz çalıyorsun sesi niye çıkmıyor? Dedim. Adam; “Yenge sesi yarın çıkacak” demişti. “Hakikaten sesi çıktı ama çıkan ses saz sesi değil bizim çığlığımız oldu” demiş.

İşte CHP genel başkanın Şubat başında işaret ettiği “10 Mart’tan itibaren bizim başta İstanbul, Ankara ve diğer birçok büyükşehir belediye başkanlığını kazandığımızı göreceksiniz “ demesinin sonucunu Martta görmüş olduk. İnşallah biz ineklerin sahibi gibi geç kalmayız. ALLAH ENCAMIMIZI HAYIR EYLESİN. AK PARTİ YÖNETİCİLERİ SAKIN KOLTUĞUNUZDAN KALKMAYIN. SONRA NE OLUR NE OLMAZ. KOLTUĞUNUZDA KALKINCA BİR DE BAKMIŞSINIZ Kİ KOLTUK ALTINIZDAN KAYIP GİTMİŞ OLUR. SAYIN RECEP TAYYİP BUNU DA MI TAKİP ETSİN? OTURUN KALKIN SAYIN RECEP TAYYİP ERDOĞAN’A TEŞEKKÜR EDİN. O OLMAZSA SİZİN ARKANIZI KİMİN TOPLAYACAĞINI MERAK EDİYORUM. BARİ KULDAN UTANMIYORSUNUZ ALLAH’TAN KORKUN. SELAM VE DUA İLE.