Allah sabradenlerle beraberdir.
Reklam

BENCE BİRİLERİNİN AKŞENER HANIMA HADDİNİ BİLDİRMESİ GEREKİYOR 21.3.2019 Perşembe-Yüreğir/ADANA

PDFYazdıre-Posta

Biz İP genel başkanı Akşener’in cemaziyülevvelini bilmeden konuşmalarına bakınca insanın sarhoş diyesi geliyor ama sarhoşlu mütemadiyen devam etmez. Birileri Uyuşturucu içirmiş desek onun da tesiri böyle uzun süre devam etmez. Geriye bir tek şey kalıyor oda birilerinin onu hüddamla onu hipnoz etmesi kalıyor. Kendisi böyle konuştukça bana sörflük yapıyormuş gibi geliyor. Sanki birileri onun kulağına bir şeyler söylüyor. O da tam anlamadığı için cümleleri böyle yarım yamalak kullanıyor gibi geliyor.

Daha önceki tanıdığımız Meral Hanım özü sözü bir insandı. Ama 1 Temmuz 2016 yılından itibaren sanki o

Meral Hanım gitti fotokopisi geldi. Meral hanım MHP’den ayrılmasına yakın zamanlarda mikrofonu eline alır almaz ayrılmaz “Yok öyle bir şey Ben başbakan olacağım” diye konuşmasına başlardı. Belli ki birileri kapalı kapılar arkasında Meral Hanıma Başbakan olacağı teminatını vermiş. O daha önce içinde politika yaptığı MHP’nin liderini Bizans oyunlarıyla devirip yerine geçmek istedi. Bu olmayınca sanki yine aynı merkezde kendisine oradan ayrılıp bir parti kurma fikri önerildi. Aynen dediği gibi yaptı ve İP partisini kurdu. İP partinin genel başkanıyken bu sefer başkanlık seçimi başladı. O zaman da aynı şekilde mikrofonu eline aldı; “Yok öyle bir şey Ben Cumhurbaşkanı olacağım” diye konuştu.

İyi güzelde birileri artık bu hanıma “Sen kimsin? Nereden gelip nereye gidiyorsun? Seni durdurmak için 28 Şubat öncesi diktatör paşaları mı olması gerekiyor. Sen nasıl olurda geldiğin geçmişte kapıya akla hayale işkence yapanlarla birleşip hareket edersin? Sana oy verenler senin bu milletin 50 bin masumunu katledenlerle beraber hareket edesin diye oy vermediler.

Meral Akşener’in bugünkü durumu koyunun su zannedip kaptaki şarabı içip sarhoş olduktan sonra ayağını yere vurup; “Bu kurt buraya gelecek.” Demesine benziyor. O şimdi kimin davuluna tokmak vurduğunun farkında bile değil. Geçmişte şimdi beraber hareket ettikleri ortaklarına da aynı teraneleri mırıldayan mahfiller şimdi aynı teraneyi Meral Akşener’in kulağına da mırıldıyorlar. “Aç tavuğun rüyasında kendini darı ambarında gördüğü” gibi Meral Akşener de o hayalle hayaliyle uğraşıp duruyor. Allah göstermesin Meral Akşener ve SP lideri Temel beyin içinde bulunduğu durumunu şu hikâye de en güzel şekilde anlatıyor:

Hani eşeğin biri ormanda yayılırken yeşilliğin fazlalığına dalarak derinden ot yerken birden bir başını kaldırmış ki ayı karşısında hemen ön ayaklarını kaldırıp birbirine vurarak başlamış: “Dayım Geliyor! Dayım geliyor!” demiş. Ayı yanına yaklaşmış ve eşeğin kulağına: “Dayı gelirse sana kurban olur. Çabuk kaç da kendini kurtar” demiş. Küffar “kuşunu dumanlı havada av yapması için bırakmaz.” -HAFANALLAH= ALLAH MUHAFAZA BUYURSUN-Sınırımızın ötesinde açılacak bir koridor bağımsız Kürdistan devletinin kurulması için değil. Tamamen Talmut’un yazdığı tevrat’ın sınırlarını çizdiği ARZ-I MEV’UD’UN başlangıç noktası olur. Bağımsız Kürdistan devleti olmaz da bir an diyelim ki oldu. Kürtler akşam yatıp sabah kalkarken birde bakmış ki toprakları israil tarafından işgal edilerek “Büyük israil (!!!) “toprağı olmuş. O zaman Meral Hanım’la Temel Bey neye uğradığını şaşırarak tıpkı kılavuzları gibi ya Rusya ya da amerikaya kaçmak zorunda kalır.

Temel bey şahsen beni hayal kırıklığına uğratmadı. Çünkü Temel Beyin kimin bursuyla okuyup kiminle evlendiğini biliyorum. Ama benim bunu bilmem kamuoyunda pek bir değişiklik yapmıyor. Demek ki Temel Beyin hiç dahliyeti olmadığı halde 1 Temmuz 1993 yılında meydana gelen Sivas olayları sonrası idamla yargılanmak için iddianame hazırlanması tamamen bu milletin gözünü boyamak içinmiş. Hâlbuki Temel Bey o zaman belediye başkanıydı. Belediye Başkanlarının başkan oldukları yerleşim yerlerinin güvenliğinden sorumlu değiller.

Aynı şekilde Meral Hanımda 28 Şubat sürecinden sonra bilmediğimiz mahfiller tarafından yetiştirilerek bu hale getirilmiş demektir. Hâlbuki bu iki isim CHP’nin ve PKK’nın ne denli birer örgüt olduklarını benden daha iyi bilmeleri gerekmez mi? Adamlık makam ve mevkiiyle olmazmış. Eğer adamlık makam ve mevkiiyle olsaydı hiçbir peygamber çoban olmazdı. Hiç kimseyi makamıyla mevkisiyle adamdan saymamak lazım. Rahmetli Şehid Cumhurbaşkanı Sayın Turgut Özal oğluna; “Oğlum bu ülkeyi boğazdaki 5 aile yönetiyor. Bunları yıkmadan bu ülkeyi kurtaramayız” diyecekti! Doğru söylüyordu. Peki, kimdi bunlar? Derin operasyonların, üst aklın kaos planlarıydı.

Biz Allah’a tutunmayı unutunca; tutunduğumuz her şey başımıza bela oldu. Medresesi mühürlense Hilafet makamı çiğnense, Ulu hakanlarına Kızıl Sultan denilse de, Hiçbir sahte kahraman; Buz kırıp Abdest alarak kar üstünde namaz kılmaz. Ayazda Bilad-ı İslam nöbeti tutmaz İ’la-i Kelimetullah için can vermez. Osmanlının muhabbetini Ümmetin kalbinden silemezsiniz.

Dördünüz beşinizin bir araya gelmesi yetmez. Topunuz bir araya gelin yine de –ALLAH’IN İZNİYLE- bu millete bir şey yapamazsınız. SELAM VE DUA İLE.