Allah sabradenlerle beraberdir.
Reklam

CUMHURİYETİN KURULUŞ AMACI NEYDİ? 1.6.2013 Cumartesi-Yüreğir/ADANA

PDFYazdıre-Posta

 Cumhuriyet, “CUMHUR” kökünde türemiş ve Türkçeye mastar olarak geçmiş bir Arapça kelime olup sözlükte, ekseriyet, çoğunluk anlamına gelir. Terim olarak da; ekseriyetin beğenip kabul ettiği görüş üzerine tesis edilen idare şekli anlamına gelir.

 Türkiye Cumhuriyetinin kuruluş amacı memlekette yaşayan milletin ekseriyetinin idarede söz sahibi olması, idarecilerin yaptıklarından dolayı hesap verme zorunlululuğunu getirsin diye kurulmuştur. Bu duygu ve düşüncelerle yola çıkılarak kurulan Cumhuriyet kısa sürede bu özelliklerini kaybetmiştir. Cumhuriyetten önce bir tane padişah varken cumhuriyetten sonra her kurumun başına gelen kendine göre bir cumhuriyet anlayışı geliştirmiştir.

 Cumhuriyetten önceki hak ve özgürlükleri az bulunalar cumhuriyet kurulduktan sonra var olan hakları da insanların elinden almışlardır. 1924 anayasasında “Hâkimiyet bila kaydü şart milletindir” Yani şimdiki manasıyla “Hâkimiyet kayıtsız şartsız milletindir” maddesi varken daha sonra yapılan düzenlemelerle bu şartlar milletin elinden alınarak –sözüm ona- anayasa mahkemesi, Yargıtay vb gibi kurumlara devredildi. Böylece cumhuriyetin ruhundan uzaklaşma başladı.

 Cumhuriyeti kuran irade tıpkı demir perde ülkelerindeki yapılan uygulamalara benzer uygulamalar yürürlüğe koydular. Çoğu uygulamalara demir perde ülkelerinden bile rastlanmayacak şekilde millete zulüm ve işkence yapılarak uygulanmışlardır. Bunların başında kılık-kıyafet uygulaması, ezanın Türkçeye çevrilmesi, Kur’an okumanın yasaklanması, uymayanların idam edilmesi gibi uygulamalar vardır.

 Bu uygulamalarda o kadar ileri gidilmiştir ki Türkiye’nin bütün vilayetleri İzmir yapılmak istenmiştir. Milletimiz haklı olarak bu uygulamalara direniş göstermiştir. Bu haklı direniş o günkü idareciler tarafından isyan olarak algılanarak bu işe direnenleri gözünü kırpmadan idam ettirmişlerdir. Cezaevinde idamı gelmeden ölüp mezara konulanlar daha sonra idam dosyaları geldiğinde mezardan çıkarılarak darağacına asılıp idam edilmiş ve tekrar gömülmüşlerdir. Yüz binlerce masum insan böyle idam edilirken bir taraftan da idam ipinin parasını idam ettikleri ailelerden tahsil etmişlerdir.

 Siz bugün CHP, MHP ve BDP’nin demokrasiden, Haktan, adaletten, hukuktan bahsettiğine bakmayın. Gerek CHP gerekse adından başka Barış ve demokrasiyle yakından uzaktan ilgisi olmayan zihniyetlerin inandığı demokrasi kendilerinin istedikleri gibi hareket etmeleridir. Kendi dışındakileri de sindirmek için her türlü illegal yollara başvurmalarıdır. CHP kurulduğu günden beri zaten militarist, zorba, baskıcı ve sindirici bir politika izlemiştir. Şimdi de aynı ideolojiyi sürdürmektedir. Bu yetmiyormuş gibi bir de BDP aynı kulvara girdi.

 1960 darbesinden sonra gerçekleşen “Eminsu Olayı”nı bilmem kaç kişi biliyor. Bir gecede emekliye sevk edilen beş binin üzerinde subay. Neden bu kadar subay bir gece de emekli edildi? Niçin bu değişim gerekliydi? ABD, emekli aylıklarını neden finanse etti? ABD, o subayların emekli maaşlarını finanse etti ve karşılığında ne aldı?

 Bakınız bu darbe ve olaydan sonra ülke inanılmaz bir girdabın içine girdi ve hâlâ bu girdaptan çıkabilmiş değiliz. Darbeler, sansasyonel suikastlar, faili meçhuller, bitmeyen terör ve ülkede sürekli gerginlik ortamının devam ettirilmeye çalışılması bir tesadüf mü?

 Daha önceki yıllara gidersek cumhuriyetin ilk yıllarından kırklı yıllara kadar doğuda CHP teşkilatlarının olmadığını görüyoruz. Bu ne demek oluyor? Bu, Kürtlerin ülke yönetimine girmesinin engellenmesi demek…

 Bu, bölgeye daha az yatırımın gitmesi demek… Bu, daha az okul yapılması ve daha fazla cahilin yetişmesi demek… Bu, daha fazla işsiz yani işin aslı daha fazla problem demekti. Problemleri çözmekte sadece TSK’nin işiydi.

 Kürtlere eşit yurttaşlık hakkının verilmemesi, 1920-1938 yılları arasında yapılan isyanlar ve sonrasında gelen katliamlar, CHP-MHP-TSK zihniyetinin o zamanda öyle olduğunu gösteriyor.

 Mademki Cumhuriyet Cumhurunsa bunların böyle davranmaları nedir? Bırakın milleti değiştirmeye millet olduğu gibi, inandığı gibi değerlerine bağlı olarak yaşasın. Ne Konya-Kayseri ve Kırşehir’i İzmir yapmaya çalışın. Ne de birileri sizin bu çıkışınıza karşı gelerek İzmir-Antalya ve Mersin’i Konya yapmaya başlasın. Bırakın da artık bundan sonra bari rahat yaşayalım. Sizin bizi düşündüğünüzü biliyoruz. Ama artık bizim adımıza karar vermenizi istemiyoruz.

 Adamın başında üç tane saç kılı varmış. Adam berbere gidip tıraş koltuğuna oturmuş. Berber tarağı eline alıp saçı sağ tarafa tarayınca kılın birisi dökülmüş. Sol tarafa tarayınca ikinci kıl dökülmüş. Berber adama; “Ne yapacağız? Diye sormuş. Adam kızarak; “Bırak dağınık kalsın” diye cevap vermiş. Ben de aynı şekilde bugün hala millete rağmen milleti hizaya getireceğim derken milletin değerlerini bir bir kaybeden zihniyete adamın berbere dediği gibi“Bırakın da biz inandığımız gibi yaşayalım” diyorum. Artık milleti dönüştürme operasyonlarından vaaz geçin. Cumhuriyetin ruhuna göre davranın.

Selam ve dua ile